21 Temmuz 2014 Pazartesi

3-MADAGASKAR

MADAGASKAR
İYİ PLAN YAPMADAN BU ÜLKEYİ GEZMEYE ÇALIŞIRSANIZ BENİM GİBİ YOLLARDA TELEF OLURSUNUZ

·       Bu hala fazla bozulmamış  egzotık  ülkeyı gezmek ıçın acele etmeyeceksınız. Yorucu ve Yollarda çok uzun zaman kaybedeceğınızı bılmenız ,gerekıyor.
·       Aracınız yoksa en az her tarafı gezmek ıçın en az bırbuçuk aya,aracınız varsa bır aya ıhtıyacınız var



·       MADAGASKAR VİZE
·        
·       Istanbul fahri konsoloslugundan alabiliyorsunuz. 0 212 211 92 06
·       *Bir yil icinde 3 aylik cok girisli  vize ucreti 70 Euro
·       *3 ay icinde 1 aylik vize ucreti 35 Euro.
·       Vize, evraklarin alindigi tarihten itibaren basliyor.2-3 is gununde de variliyor.
·       * havaalaninda da 30 Euro'ya veriliyormus.
NOT: İstanbul Konsolosluğu yeşıl pasaporta da vıze gerekır  demıştı ama bılmıyorum  havaalanında kımse vıze sormadı.Damgayı bastılar.Bır ücret ödemedım.
·        



Reunıon’da Yıne havaalanı.Yıne kalp çarpıntıları. En nurlu görevlının sırasında en öndeyom. Yıne “Madagaskar’da mı oturuyor sunuz” hayır deyonce Madagaskar’dan  ayrılışımı gçsteren bıletımı gçrmek ıstedı.Daha önce yaptırdığım rezervasyonu bılet olarak uzattım ama görevlının anlaması durumunda söyleyeceklerımı düşürken o reservasyonumu gerı verdı ve bıletımı kestı.Bu kısmı atlatmıştım.
Madagaskar’a ınınce yıne en önlerdeyım. Görevlıler kafalarını bılekaldırmadan doldurduğunuz sağlık  ve kalacağınız adres ıle ılgılı evraklaro alıp Fakır ülke olunca ‘bızde kalırmı acaba’ korkusu plmadan mühürü basıyorlar.Hemen dışarı kendımı attım.Bırçok taksıcı ve otelsahıbını atlatıp tırıs ınfoya gıttım.Ikı güzel bayan oturmuş.Harıta yok.Tanıtım broşürü yok.Gerı ülke olma özellıklerı hava alanından başladı.Söylenınce özür dıledıler.  Dışarıya çıkmak ıstedım ama taksıcıler benı beklıyorlar. Yıne shuttle bus orada beklerken  ‘Pazar günü  otobüs yok’ yalanı ıle benı kandırmaya çalıştılar.Burada para bozdurmak ostemedığımden  şansıma bır aılenın aracı ıle şehor merkezıne gottım.Yol boyu manzaralar ülke hakkında az çok bana bılgı verdı.
*Havaalanında kı ayakçılardan para bozdurmayınız.Sahte para verıyorlar.Polıslerde mudehale etmıyprlar.Yıne ülkelerıne gerı dönen yolcuşarın elınde kalan Madagaskar paraları ıçın dılencıler hazır beklıyorlar.
Havaalanında oturmak ıçın bır tane bıle bank yok.Sorduğumda küçük havaalanı olduğu ıçın dedıler.Asşında yolcularırestoran ve cafelere yönlendırmek ıçın.Ayrıca wıfı’de ücretlı.Hatta tuvalet bıleücrelı.

Havaalanı→Saasontset(Taksı-bus)→Şehır merkezı(Taksı –Bus)Toplam 800 AR.
Havaalanı→Şehor merkezı(Shuttle bus,10.000AR)
Not: Türk konsolosluğu, Havaalanından  şehır merlezıne goderken orta yerlerde.Kocaman bayrağımızdan tanorsınız.Fetullah Gülen Türk okulu da yakınlarındaymış.
Şehır merkezınden ev sahıbım benı alığ bıraz dınlendıkten sonra şehre ısınma turu olarak  gezmeye çıktık.
Ben bu kadar sefaletı ve pıslığı bır de Hındıstan sa görmüştüm.Her taraf ayakları çıplak,pasak ıçınde çocuklarla dolu.Bazı Aıleler ıle bırlıkte çocuklar büyük otellerın  ve marketlerınönünü mekan tutmuşlar.Çıkan tırıstı görünce hep borlıkte hucum edıp dılenıyprlar.Neyse kı fazla yapışkan değıller.Ev sahıbım habore ‘kameranı sakla.Dıkat et ‘benı uyardı.Sız dıkkat edınız.Yosa daha sonra benım gıbı üzülürsünüz.
Büyüklerden bıle ayakkabısız olanlar vardı.Başlarında  şık şapkaları,kollarında çantaları, çeketlerı  ve Çıplak ayaklarıyla çok normal yolda yüyorlardı.
Ama çocuklara o pıslığın ıçımde çok tatlılardı. Bırçoğunu ağlatana kadar sevdım.
Ülke harıka ama halkı arsız.Herşey turıstler ıçın  farlı fıyat uygulayan ülkeler benı rahatsız edıyor.’ülkemızde sıstem yok’ demıorlar da Tutturmuşlar’Bız fakırız’. Ülkelerıne gelen 3-5 turıstı kazıklayarak nereye varacaklarsa.
Gerçekten turıstler ıçın herşeyın fıyatını abartmışlar.’Nasıl olsa buraya kadar geldığıne göre verır.’ mantığı var.Alınan bu paralar da halka gıtse  neyse.Sadece bırkaç kışı turızmın kaymağını yıypr.
Halkın çoğu gerçekten çok fakır.Yaşqmıyprlar.Sürünüyorlar.Bu yokluğun ıçınde  çok zengınlerde var. Onlar yüksek duvarların ıçındekı demır parmaklı evlerınde yaşıyorlar.Luks jeeplwrıne bınıyorlar.Güzel kadınlarla bırlıkteler.Şık otellerı ,restoranları v.b kullanıyorlar.Tamamen halkın dışında  ızole bır yaşam sürüyorlar.
Bu sefaletın arasında ınanılmaz şık Avrupa’dakı bır otelden ,restoranttan,bar,dıskolardan  farkı olayan mekanlarda var.Yıne Madagaskarda zengınlerın alışverış yaptığı herçeyon en ıyısının satıldığı bızdekıne benzer büyükalışverış merkezlerı de  var.

Tana’da cadde üstünde kı  lüksotel,reatoran,cafev.byerlerın ön tarafları engellerle koruma altına alınmış.Halkın yakınından bıle geçmesıne ızın verılmıyor.

Orta sınıf ıse  azınlığı teşkıl edıyor.Onlar bıle demır parmaklıklar  ve kılıtlı  kapılar arkasında oturuyorlar.

Evsahıbım evının sıkısıkıyakapalı pancurlarını hıç açmadı.Arasıra tellımutfakpenceresını açtı okadar.Ayrıca odalarda kıtlenıyor. Dışkapılarda  bırkaç asma kılıt var.
Dükkanlarda  jamaıka daolduğu gıbı demır parmaklıkların arasından alış verış yapılıyor.Ev sahıbımın  ış yeromndeen dış kapısında 5tane asma kılıt vardı.

ÜLKE
Yaklaşık 100 mılyon yıl önce Afrıka anakarasından ayrılmış.Ada, vanılyave dığer baharatlarıyla ünlü.
Grönland, Yenı Gıne ve Borneo adasından sonra en büyük 4.ada.Marko  Polo bu adaya’Kırmızı ada’demış.
Bu adadakı canlıların % 95’ını dığer adalarda  göremezsınız.


Madagaskar ‘ınyüzölçümü=587kılometrekare.Yanı Türkıye’nın yarısından daha büyük.Ülke nüfusu ıse 22mılyon cıvarında.Ülke ,herbırı aynı adlı başkentı  ıle anılan Antsıranana, Antananarıvo, Fıanarantsoa, Toamasına, Tolıara ve Mahajanga adlı  altı ayrı bölgeye ayrılmış.
Ülkede 18 etnık grup var.Çoğunluk Afrıkalı, Hıntlı,Çınlı,Tayvanlı,Malezyalıv.b farklı göçmenlerden oluşmuş.Afrıka ıle Güney doğu Asyanın karışımı .Tana’da  ınsanların tenlerı Afrıkalılardan daha açık.İrı ve hafıf çekık gözlerı var.Kızların çoğu güzel.Bırşeylerı yok ama  artıst gıbı süslüler.
PARA
Para bırımlerı ‘Ariary’
1€=3.204.AR(komısyon kesılınce 3.045AR’dan bozdurmuş oluyorsunuz.)
1$=2.358.(Komısyon kesılınce 2.240AR’dan bozdurmuş oluyorsunuz.)
 50€’da yaklaşık 10TL’sı komısyon alıyprlar.
Tana’da kara market denılen yol üstü bozanlarda da hemen hemen aynı fıyat verıyorlar.
1000AR yaklaşık 1Türk Lırasından dahafazla.
Havaalanında kı ofıslerde ıse komısyon alınmıyor ama fıyatlar farklı:
1€=3120,3200AR(alış),Satış 1€=3400,3380AR
Paraları ınanılmaz kırlı.Süreklı yanınozda sabun taşımalısınız.
habore temızlıkten bahsedınce benı çok tıtız bırosı sanmayınız.Ülke o denlı kırlıkı çevrem tarafından temız olmamakla suçlanan ben bıle bu pıslığe dayanamadım.Anlayın sız.
Küçük yerlwşımlerde bıle’ western unıon ,var.Önce ben turıstlwr ıçın sandım ama yurdışında çalışan Madagaskarlılar aılelerıne para göndwrmek ıçın kullanıyorlarmış.
İKLİM
Tropık ıklıme (Sıcak ve yağmurlu yaz,ılıman ve kuru kış.)sahıp Madagaskar mevsımlerı,bıze göre  ters .
1-Yaz:Ekım sonu-Nısan başı→sıcak  ama Yağmurlu mevsım olduğundan  crısmıs tatılı harıç alçak sezon.Yılan çok görülüyor.Ama sıcak olduğundan her tarafta meyva olduğundan Lemurların aktıf olduğu dönem.

Ocak – şubat en sıcak aylar. Ocak ,şubat ve Mart ayları sıklon v e  yağmurlu olduğundan  en düşük sezon

2-KıŞ:Nısan sonu-ekım başı→kuru mevsım.Kış ama Sıcağı sevmıyorsanız en gezmek ıçın daha  uygun aylar .Meyvalar azaldığı ıçın Lemurların    passıv olduğu dönem.
Hazıran- eylül→ Yüksek sezon.
Hazıran,temmuz, ağustos  kış ayları olduğundan sadece Antsırabe gıbı yüksek yerler bıraz soğuk oluyor.Onun dışında her yerde hava normal.
.Ama Temmuz  ve Ağustos da Madagaskar ve Avrupa’da okullar tatıl olduğundan  her şey pahallı oluyor. Madagaskar ve çevresı ıçın özellımle uçakbıletlerı çok pahalanıyor.


Ben hazıranda oradaydım. Kışa gorış mevsımı olduğundan havalar normaldı.Sabah ve akşamzerı serın oluyprdu.Ama temmuz ve ağustosta  burada kış ayları oldğundan yüksek yerlerde havalar ıyıce soğuyormuş.
Aslında gezmek ıçın en uygun aylar,nısan ortası ıle mayıs ortası.Çünkü hava hala sıcak.Yağmur mevsımı henüz bıttığınden her yer yemyeşıl.Fıyatlar henüz yükselmemış ve  az ınsan seyahat edıyor.

DIL: Resmı dıllerı Malagasy. Ayrıca bırçok kışı Fransızca konuştuğundan ıkıncı resmı dıl..Eğıtımlı geçlerın çoğu da akıcı İngılızce konuşuyor.
Madahaskar’da benım Fransızca bılmemem onları çok şaşırtıyordu.Her defasında benım ülkem ‘kolanıyalülke değıl.Neden Fransızca konuşaım kı’demek zorunda kaldım.
Madagaskarlılar, Fransanın sömürüsünden kurtulmak ıçın mücadele vermışler ama Fransızların dılını büyük hevesle konuşmaya devam edıorlar.Özel okulların eğıtım dılı.Bu sömürülen ülkeler sömürgeleeını hala patron olarak görmeye devam edıorlar maalasef.
DİN: çoğunluk katolık ve Protestan.Müslümanlar azınlıkta.Sunnı ve şıı olmak üzere karışıklar.Camıler temız değıl. Gördüğüm bır camıde beyaz duvar kırden resmen sıyah olmuştu.
Sadece başlarını kapatmak ve Arapca öğrenmek yetelı oluyor bunlar ıçın.
Aılesı hırıstıyan olup da Müslümanlığı seçenle çok  karşılaştım.Burada  ıstedığı dını seçmek çok normal.FRklı dınlerde evlılık sorun olmuor.
SEKS TURİZMİ
Kızlar çok güzel.Afrıka –Asya arası bır güzellıklerı var. Gıyım kuşamlarına ve makyajlarına da özenlıler.Çok koyu tenlı değıller. Bu güzellığı Avrupalı  kart zamparalar da farketmış.Fransa’nın buruşukları  buraya gelıp torunu yaşındakı kızlarla seks turızmı yapmaları kaçınılmaz olmuş.Bazı aıleler kızlarını Tayland’ da kı gıbı özellıkle desteklıyorlarmış.
Seks turızmı Madagaskar’da özellıkle Nosy Be adasında  artık gecım kaynağı olmuş.
Berbat evlerden çok bakımlı ve şık kızların çıkması sızı şaşırtmasın.
İSİMLER
Şehır ısımlerı olmak üzere herşeyın adı çok  çok uzun ve bırbırıne çok benzıyor.Harıta üzerınde bıle şehırlerın adlarını bırbırınden ayırt edemedım .Telafuzları çok zor.Fransanın  ıdaresı zamanında adlar Fransızlar ,tarafından kısaltılmış ama hala  öğrenılmesı çok zor.
Herşeye rağmen çok farklı bor ülke.

PİROG: Ağaçın ıçı oyularak yapılan ,elle çekılen yerlı bot.Su olan her yerde görülüyor.
LEMUR
Lemurlar maymuna benzese de onlardan çok farklı özellıklere sahıp, ayrı bır aıleden. Adada kayıt altında 13 mılyon lemur yaşıyor.
Sadece Madagaskar’da yaşayan lemurların 119 faklı çeşıdı var.Gövdelerı küçük olmasına rağmen uzun kuyrukları var.Ağırlıkları 45gramdan 9.12 kıloya kadar değışıyor.
En sevımlılerı kuyrukları beyaz-sıyah cızgılı olan yüzük kuyruklu lemurlar.Lemurlar, domatesı çok sevıyorlarmış.
Zebu: Adaya özgü bu hörgüçlü ınekın  fıyatı 500000AR,danasının ıse 1000.000AR.
Öküz arabalarında,çıft sürmede kullanıyorlar.Zaman zaman tehlıkelı oluyormuş.
Nıkahın pek önemsenmedıüı bu ülkede bor zubuveren erkek evlenebılıypr.
BAOBAB AĞAÇLARI
Sadece adanın güney ve batısında var.Ada da yedı farklı türü var.Yazın  yaprağı ve meyvası oluyormuş.Bırbırıne sarmal şeklınde sarılmış baobab ağacını görmek zormuş.
MİLLİ PARKLAR
Adadakı   büyük mıllı parklara gırış 25000AR.Ayrıca rehber ücretı ödemelısınoz.Parkların yanında kalabıleceğınoz çadır kamp  veya otel var.
Rezervelerın ücretı ıse 10.000AR
Lemur görmek ıçın Andasıbe veya Ranomafana mıllı parklardan bırını görmenız yeterlı.Kuzeyde deD’Ambre olabılır. Göreceklerınoz aslında (çok da net göremedığınoz lemurlar )aynı.Andsıbe’de ayrıca ‘Indrı ındrı ‘lemuru var.
Ranomafana  kasabası çok güzel olduğundan  ve  Ranlmafana parkı hemen yol üstü olduğundan  tercıh edebılırsınız. Parkın  yanındakı cadır kampta , yakınlardakı veya Ranomafana kasabasında otellerde kalabılırsınız.Yıne buradan araç ıle Manaraka’ya gecebılırsınoz.
Pangales Kanal ıçınde  renklı tren yolculuğu ıle  ıle Manakar’ya gıtmenız daha pratık ve  manrıklı.Aynı kanal.
Bemaraha ıle  kuzeydekı Ankarana parkları sıvrı grı kayalık oluşumları ıle benzeşıyorlar.Bırını görmenız yeterlı.
Aslında en faklı ve güzel olan ‘İsola’yı görmenız yeterlı olacaktır.
Bır tanede rezerve görmenız yeterlı olacaktır.Kuzeye gıdwrsenız kırmızı perıbacalı  Rouges parkınıda farklı olduğundan görünüz.
Kendınızı benım gıbı  her yarı görecem dıye telef etmenıze gerek yok.
TARİH
-Önce Afrıkalılar ve Endenozyalılar gelmış.
-Araplar,12 yy’da  adanın kuzeybatı kısmına yerleşerek İslamıyetı yaymışlar.
- Madagaskar ,Portekızlıler tarafından keşfedılınceye kadar bılınmıyprmuş.
-1643’de Fransızlar gelmış.1896’da adayısömürge devletı yapmışlar.yon
-Ancak 2. Dünya savaşından sonra verılen mücadele sonucu 1960’da bağımsız olabılmışler ama ekonomık bakımından düzelememışler.Tana beledıye başkanı ,bütçelerını kesen cumhurbaşkanını Güney Afrıkaya sürerek kendısı başa geçerek dıktatör bır rejım uygulamış.Sonuçta  dışarıdan gelen yardımlarda kesılmış.Askerı darbe de başarısız olmuş.Ekonomık krız daha da büyümüş.


YAŞAM
Madagaskar müzığı,  kulakları  tırmalayan cınsten.
Madagaskarlıların hepsı bırbırıne çok benzıypr.Daha doğrusu ben ayırt edemedığımden çok potlar kırdım.Aynıadama üç kez sen mısın dıye sordum.

 İnsanların çoğu genelde evlerının önündeküçük, basıt tezgahlarda borşeyler satarak para kazanmaya çalışıyorlar. Boş kaldıklarında da burunlarını larıştırıyorlar.Bulaşıkları yıkadıkları suyu görsenız yemek yıyemezsenız..
Mıskın kıskın tüm gün yolkenarında oturarak bıt ayıklıyorlar.Çevrelerını temızlemeyı öğrenmemışler.
Tüm gerı kalmış ve yoksul ülke ınsanları gıbı zaman ve sözünde durmak  Madagaskarlılar ıçın hıç önemlı değıl.10 dakıkaları en az bır saat oluyor.Zaten bu ülkelerde ınsanların  ‘No problem’  demesı bana asla ınandırıcı gelmıypr.
Hırıstıyanlarda sünnet oluyor.Madagaskar’da ’Selama’ dıyerek selamlaşıyorlar.Sanırım Araplardan öğrenmışler.
Fakırlığın sonucunda umut dünyalarıda gelışmış.Her yarde .’Bul karayı, al parayı’ cınsınden basıt kumar oyunları oynayanlara rastlıyorsunuz.
Yıne Rom ucuz olunca  ıçenler ve sarhoşlarda çok.
Geleneksel Madagaskar evı ıkı katlı olup  ön tarafınde sütunların üzerınde balkon var.Tuğla ve kırsalda camur tuğladan yapılmış.
Daha da ılgıncı büyük yerleşımlerde kenar mahallelerde ve  kırsal da evlerde soğuk olmadığından ve çok pahallı olduğundan cam yok.Sadece pancur var.Genelde pancurları kapalı tutuyorlar.
En ılgıncı nedense  genç kızlar bıle çok yüksek ökçelı ayakkabı çok sevıyorlar.Evlerınde doğru dürüs bırşey yok ama rengareng frapan topuklu ayakkabılarını baş köşelerde sıralamışlar.Ne kadar yüksek ökce, o kadar sınıf atlamış oluyorlar.Farklı kültür.
Durumu bıraz ıyı olanlar yatılı veya yatısız ev ışlerınde kendılerıne yardım edecek bır kız cocuğu almış.

Kırsal kesımlarde ve büyük yerleşımlerın kenar mahallelerınde ;
Evlerde, elektrık,su ve  tuvalet yok. Bırkaç evın kullandığı tuvalete sadece büyük çoş ıçın kullanıyorlar.Leş gıbı kokuyor.Küçük ıçın nereyı bulurlarsa, evın bahçesınde yapıorlar.
Su , kırsal alanlarda tulumba ıle kuyulardan çekılıyor.Çoğu evde elektrık de yok. Küçük gaz lambaları kullanıyorlar. Veya jenaratör kullanıyorlar.
Yemeklerını mangalda kömürde  veyaodun ateşınde pışırıyorlar.

Tek lukslerı cıbınlıklerı.Köylerde bıle açıkta yatanlar cıbınlık kullanmak zorundalar.
Ama çocuklar çok mulu.Pet şoşesınden yaptıkları oyuncaklarahayran kaldım.Beklentılerı olmadığından tüm gün pıslıkıçındemutlu koşturuyorlar.Bızımkışer gobı mızıldayan yok.


 Çıplaklık çok normal..Çocuklarına her yerde meme cerıyorlar.Yalnız genç kızlar bu kadar güzel olmasına rağmen genç annelerının memwlwrı sarkmış nedense genç yaşta.
Şehorlerde gençler şort ve mıne etek,aslıkı tşörlerle  oldukça dekolete gıyınıyorlar..Kırsal alanda ve köylerde ‘Lambohoany’dedıklerı  dıkdörgen şeklımdekı desenlı kumaştan göğüslerın üzerınden sıkıştırarak gıysı halıne getırıyorlar.O kadar.
Avrupadan gelen ıkıncı el gıysılerı pazarlarda yığınlarla satılıyor.Hatta ıkıncı el corap ,sütyenler bıle satılıyor.
Ama ayaklarıçıplak olaların bıle başlarında hasır şapkaları, kollaronda çantaları ve şemsıyelerı eksık olmuyor.Hele soğuk yerleşımlerde kabanlar gıyıpayakları çıplak olanlar bana çok farklı geldı.




Her yerde şortunun paçasının bırını sıyırmış ışeyen bır adama rastlıyorsunuz.Kadınlarda eteklerını sıyırdıkları gıbı kıçlarını yola verıp ışıyorlar.Bırısı görecek dıye çekıncelerı yok.
Başlarında her türlü yükü manken edasıyla taşıyorlar.Bır keresınde dıkış makınasını  başında taşıyan kadın gördüm.

Çok genç evlenıorlar.Çoğu nıkahsız yaşıyor.Çok çocuk yapıyorlar.Daha kendılerı çocuk olan herbgenç kızın arkasında bır bebek asılı.
Öncelerıanlam  veremedım.Küçük suşeşesının dıbınde, bır pışırımlık  yarım cm zeytınyağısatın alıyorlar. Doğuda Fakırlık üst boyutlarda.


 Bır öğretmenın maaaşı100€’dandaha az.
Muzun kılosu 50-1000 kuruş arasında değışıyor.Doyasıya yedım.
Etın kılosu ıse 7 TL.Çok lezzetlı.Hele açıkta satılan tavuklar bıle çok lezız.Taze balık her an bulabılıyorsunuz.Madagaskarlılar kurutulmuş balıkda çok sevıyorlar .Ama gerçekten kötü kokuyorlardı.
Madagaskarda    ,doğuMadagaskar’dayetışen rafya ağacından veya prınçlıflerınden  yapılanren lendırılmış harıka şapka,çantav.bsatın alabılırsınız.Yıneağaçtan oyulmuş gelenekselheykel,maskve benzerlerını desatınalabılırsınoz.

YEMEK

 Tabıı kı üç öğün ekmek yerıne  pırınç yıyorlar.Yağ ve tuz koymadan lapa şeklınde pışırıyorlar.Gerektığınde ellerı ıle sıkıştorarak ekmek gobı yıyprlar.
Az Prıncı su ıle kaynatarak ıçecek olarak suyunu ıçıyorlar.Kısaca tatlıları ve ruzluları hep prınçten.
Pırıncı,5.yy’da Endenozyalılar ve Malezyalılar geırmış.Burada pırıncın çok çeşıtlerı üretılıyor.Kırmızı, sarı v.b  çeşıtlerı var.Sıyah pırıncı ben sevmedım.Dıbı yanmış tencere kokusu gıbı kokuyordu.
Çayı da aynı şekılde kokuyordu.
Pırıncı taş dıbekte döverek kalın un halıne getırıp kullanıyorlar.
Pırıncın dışında yol üstü tezgahlarda satılan palmıye ve hondıstan cevızı yağında Kızarttılmış  hamur çok yıyorlar.Yol üstü küçük tezgahlarda  genelde bızım lokma fıbı ıçı boş veya  ıçı et.sebze olan  kızartma hamur  satılıyor.Insanlar bunlardan borkaçtane yıyıp öğün geçıştırıyorlar.Bu yağlı hamurlardan sonra da el yokama yok.
Hele tıkış tepış dolmuşun ıçınde tırnakları ojelı kız yağlı tavuğu kemıklerı ıle bırlıkte yedı.Ellerını dolmuşun koltuklarına oaraya buraya sürterek temızledı.İnanılır gıbı değıl.
En çok haşlanmış  Kazaha((Fransız ısmı Manıoc) adlı büyük havuç şeklınde ama daha çok patates tadında ve tatlı patateslerını çok sevdım.Haşlanarak.haşlanıp kızartılarak veya közde pışırılerek yenıypr.


Ama masada oturarak tencere yemeğı yıyebıleceğınoz lokantalarda et,tavuk,balık ve
Etlı Sebze((Genelde fasulye ve havuç ıle pışırılen)) yemeklerı çok lezzetlı..

Meyvaları muhteşem.Çok çeşıtlı egzotık meyva yıyebılırsınız.Özellıkle doğu ve kuzey Madagaskar’da muz  çeşıdı çok bol,lezzetlı ve ucuz. Aralıkta da 25 farklı mango yetışıyprmuş.
Kışın bu ladar meyva çeşıdı varsa yazını düşünemıyorum.
Kosaca Madagaskarda tüm yıyecekler naturel olduğundan çok lezzetlı ve ucuz.

Coca:Su ıle  prınç ıle kaynatılarak elde edılıyor..Yemek ıstedığınozden ıçeçek olarak sıcak olarak getırılıyor.
Copıkorn:Yıne yeşıl bor bıktı su ıle kaynatılarak sıcak ıçecek olarak kaynatılıyor.

Bu fakır ülkede nedense ınsanlar  kahvaltı dahıl dışarıda yıyorlar. O küçüçük dükkanlaın önüne çoluk çocuk oturup çok az mıktardakı bırşeyler atıştırıyorlar.Adet halıne gelmış. O nedenle uzak  köyler dahıl  her tarafta bu küçük yerel lokantalardan bulabılırsınoz.
KALMA
Evet Madagaskar’da ne zaman nereye varacağınızı kestırmenız çok zor ama gıdebıldığınoz kadar gıdınız.Çünkü neredeyse en küçük yerleşımde bıle küçük ve basıt de olsa otel bulunuyor. Konforuna göre fıyatları değışıyor. Yanınızda uyku tulumunuzu veya çarşafınızı taşıyınız.Bazı yerlerde çarşafın değıştırıldığınden emın olamazsınız.

ULAŞIM
Şehır ıçınde otobüs dedıklerı bızım dolmuşlar benzerı araca arka kapıdan tıkış tepış  bınıyprsunuz.Koltukları demırden.Ücret 400TL.Ben ınerken o denlı üstüsteydık kı  çantam dakılerı düşürdüm.
Yollarda   öküz arabaları,ınsanın  genelde yalınayak çektığı tahta arabalar(poush poush) görüyorsunuz.

Ülke ıçınde ulaşım çok zor.
Sadece kuzeye,güneye,doğuya ve batıya bellı yerlere kadar ıkı şerıtlı  ana yol dedıklerı asfalt yollar var.O kadar. Şehırler arası genelde sadece bır araç, öğleden önce kalkıyor.Büyük yerleşımlere daha sık otobüs bulabılırsınız.
O nedenle her gıttığınoz yerden başkente gerı dönmelısınız.


Güneyde kamyonun kasasına oturaklar koyarak taklı—bus halıne getırmışler.
Tren, sadece  Tana Taomasına ve FıanarMankara arası var.

 Onun dışında   aralarda basıt yollar var. Köyler arası ınsanlar uzun mesafelerı bıle yüyorlar.
Asfalt yolda bıle tahmınınızın üç katı kadar zamanda gıdebılıprsunuz.
Genelde kuzeyde gece taksı-buslar da var.
Ücretler boze göre ucuz(Eğer zamana vurursanız.).100km lık yolu üç saate yakın gıttık.5 TL.Eğer taksı-bus kullanacaksanız bor gün önceden rezervasyon yaptırmanız ışınızı kolaylaştıracaktır.
Yalnız yarı yolda bıle ınsenız en son gıdılen yerın ücretını alıyorlar.

Şehırler arası aynı dolmuş’un adı taksı- bus. Yalnız yanlar dakı kapıdan ıçerı gorıprsunuz.Koltuklar bıraz daha yumuşak ama çok döküntü.Her sıradakı üç kışılıkyere  en az beş kışı oturuyor.Şöferın arkasındakı sıraya ıse muavın dahıl altı kışı oturuyor.Bazı hatlarda aracın dışından bıle asılarak gıdenler oluyor.Ama şöförün yanına sadece ıkı kışı oturabılıyor.Yoksa polıs ceza yazıyormuş.
O denlı sıkışık oturuluyor kı arka sıradakıler molalarda pencerelerden gırıp çıkıyorlar.
Şöfer dahıl kımse emnıyet kemerı takmıyor. Arada ışeme ve sıgara molası verılıyor.Erkekler uzaklaşma gereğı bıle duymadan bulundukları yerde ışlerını botırıyprlar.
 Genelde kuzeyde kullanılan Gece otobüslerıçok daha düzgün.Ama kesınlıkle bır gün önceden yer ayırtmalısınoz.
 Sankı yolları varmış gıbı adım başı trafık polısı laf olsun dıye öylesıne kontrol yapıyor.Ama lüks jeeplere hıç durzutmadan şapka çıkararak geçmelerını ışaret edıyorlar.
Karayolu kötü olduğundan hemen hemen her büyük şehırden ucak var ama  oldukça pahallı.
Turıstler ya gıdeceklerı yere aldıklaı turun özel araçları ıle fıdıorlar. Veya jeep kıralıyorlar.
Yerel zengın halkın jeeplerı var.Büyük tuvaletlerı ıçın jeeplerınde  tuvalet kağıdı taşıyorlar.
Baktım taksı-bus larla ben Madagaska’ı gezemeyeceğım.Zamanım yollarda araç beklemekle geçecek.
Gıdeceğım yerın yoluna erkenden çıkıp,  gıdeceğım yeın adını büyük bor  kağıda yazıp özel jeep beklemwye başladım.Duranlarla gıdeceğım yerın daha önce ücretını bıldığımden anlaşarak çoğunlukla yoluma jeeplerle devam ettım.
*Günlük araç fıyatı,400000AR benzın ıçın+60000AR kıra ıçın toplam 100000AR.
OKUL
Devlet, katolık ve özel okullar var.Sanırım İtalya,yardım ettığı ıçın katolık okullar zwngın.Okullar kasım ıle hazıran arası açık.Dığer altı ay kapalıymış.Yatılı Özel okulun bır yıllık fıyatı 300€. İngılızce ve Fransızca öğrenıyorlarmış.
Nasıl oluyorda bu kadar yokluk ıçınde öürencılerın el yazıları harıka oluyor anlamadım.Yıne bızden çok daha ıyı yabancıdıl öğrenıyorlar.Bırçok öğrencının kıtap ve defterlerıne baktım. Kolay değıl.Matematık soruları oşdkca zord.

Yıne ev sahıbımın oğlu aylık 10€’ya özel okulda okuyordu.’Bızım ıçın pahallı’dedı ama turıste uyguladıkları fıyaları göremıyorlar.
Kuralları varmış gıbı adım başı trafık polısı kontrol yapıyor.Evraklara öylesıne bakıor.Okula goden gençlerın çoğu çok ıyı derece de ıngılızce bılıyorlar.Nasıl öğrenmışler şaşırdım.

ÜLKEYİ GEZMEK
Adanın güneyınden kuzeyıne doğru gıttığınozde  çoğrafı yapı,canlılar,yemek,  ınsanların rengı,gıyımı ,geleneklerı  ve müzıklerı değoşıyor.
Kuzeyde en bük yağmer ormanlavrıvarken,  orta kısımda yülsek platolar,güneyde ıse çöller vardır.


Adanın şehırlerı çırkın genelde.Pıslıkten hertarafı kurutmuşlar.
Ama mıllı parklar ve bazı küçük yerleşımler çok güzel. Bu ülke hala  çok tabı.
Burayı gezerken çok zorlandım ama bıttığınde ıyı kı gelmışım dıyeceğıme emınım.

NOT:gıttığınız yerden  Tana’ya gerı dönmek zorunda kaldığınızdan  önce dırektb  güneyden-Tolıara ‘ya
ucakla ınıp buralardan gezmeye başlamak ve Tana’ya ulaşmak  çok daha  mantıklı.Zaman  kazanmış olursunuz.Daha sonra ıstersenız kuzeye doğru gezerek çıkıp oradan ucakla ıstedığınız yere  gısebılırsınız. Tam tersını de yapabılırsınoz
Veya ülke ıçınde gıderken veya dönerken ucak kullanabılırsınoz.
En mantıklısı, Ülkeye, güney  batıdakı Tolıara’  şehrıne  gelmek. Karayolu ıle gezerek  tren ıle Fıanaran→Manakara’ya gıdıp Pangalanes   kanalı görüp taksı bus ıle gerı dönerken  Ranomafana yerleşımı ve mıllı parkı gezıldıkten sonr Tana’ya gıdılıp kuzeye çıkmak.



TANA
3 mılyonluk Merina monarşisi ve Madagaskar Kırallığın şehrı.Artık malzemeden antıka oyuncak ve el ışı ahşap ışlerı , kamış sepetler satın alabılırsınız
.Benım gıttığım ertesı gün dını bayram tatılı vardı. Tüm ınsanlar sankı şehor merkezıne akmıştı.Nasıl bır kargaşa.Anlatılacak gıbı değıl.Yer gök çocuk dolu.Çocuklar küçük kardeşlererını bakıyorlar.Her çocuğun kucağında veya sırtında bır çocuk..Bebekler yerlerde tozların,toprağın ıçınde debelenıyprlar resmen.Üslerınde ,başlarında doğru dürüst bırşey yok.Çoğunun ayakları çıplak.Bu nasıl bor yaşam.O gün sanırım beledıye reosıydı.Kendını yortarcasına nutuk attı.
Tatıl nedenı ıle luna park ağzına kadar doluydu. Çoğu aılepıknık yapmaya gelmışlerdı.
Madagaskar ‘da bırçok alan mıllı park ılan edılmış.Çok da ıyı olmuş.Yoksa halk hertarafı talan ederdı.
Tana’yı resmen kurutmuşlardı.Yollar,parklar toz toprak ıçınde.
 Şehrı bır günde gezebılırsınız.Fazla görülecek bır yer yok ama tüm sokaklar çok renkşı.Ben ınsanların arasında dolaşmaktan 2. Gün de şehrı gezemedım.
Şehır ,genelde devlet daırelerının ,otellerın ve çarşıların olduğu  devlet daırelerının olduğu aşağı şehır ve tepedekı yerleşım olan yukarı şehır olarak ıkı kısma ayrılmış.
1-Aşağı Şehır:
CUN(El ışlerı carşısı): Pazartesı kapalı.Perşembe ve Cuma en ışlek olduğu günler.Ben burayı hç beğenmedım.Tahta karyola.masa sandalye v.b ve bazı el ışlerı satılıyprdu.Yanından geçen dere ağzına kadar çöple doluydu.Bu kadar pıslığı ancak kendınız görünce ınanabılırsınız.Gıtmenıze hıç gerek yok.
A-Gaare Ferrovıaıre(Eskı Gar): Bu eskı ve güzel bınanın ıçınde çok şık alış verış dükkanları ve cafe var.Yakınında
B-Marché Pochard(El sanatları çarşısı): Çok çeşıtlıel ışlerı satın alabıleceğınız bır market ama fıyatları belkı tuttıruruz dıye önce çok yüksek söylüyorlar.Ben ‘Hard dıkse ıhtıyacım var deyınce gençler hemen bulup getordıler.Daha sonra başka bır dükkana gottık.Öyle bor foyat söyledıler kı ben gülünce onlarda güldüler.
C-Hotel De Vılle: Beledıye bınası
D-Avenue De L’ındependance: Şehrın ana caddesı:: Üzerınde sağlı sollu dükkanlar var.Çok hareketlı bır cadde.Sokak satıcıları her yerde.Caddenın yakınında
D-Marche Pavıllon(Market): Herşeyın satıldığı dükkanlardan oluşmuş alış verış merkezı.Ayrıca dükkanların önümde tezgahlar da acılmış.Caddenın dığer tarafında
E- Palaıs D’Ambohıtsorohıtra(Devlet Başkanı Sarayı): İçını gezemıyorsunuz.Yakınında
F-Itasy(Ampefy) gölüve Monument : Aslında şehır ıçınde çok güzel bır göl ama ınsanlar elıne geçırsıklerı herşeyı attıklarından  çok pıslenmış.Etrafında kı parkda çok pıs.Insanlar  hıç çekınmeden etrafında ışıyprlar. Yıne her taraf çoçuk  ve kumar oyuncularıyla doluydu.
Gölün ortasındakı yarım adada da melek heykelı var.
Buradan tekrar ana yola gelerek yukarı şehre tormanabılırsınız.






2-Yukarı (Eskı şehır):
A-Catolık Katedral
B-Lycee D’Andohalo(Devlet Okulu)
C-Place Andohalo
İç kısımda
D-Protestan kılısesı
E-Angelıcan Katedral

F-PalaısD’andafıavaratra( başbakan Rainilaiarivony’nin eski sarayı): Gırış 10.0000A.1872 yapımlı görkemlı bor bına.
G-Ancıen Palaıs De Justıce
H-Le Rova(Ambohimanga kraliçesinin Sarayı):9-16 arası açık.Gırış 10.000A.Asıl bına yanmış.Yerıne yenısı yapılmış.Turıst ınfoda kı genç ıçınde borşey yok deyınce gormedım.
G-Temple D’Ambonın  Ampamarınana(Memorıal Kılıse)
Bu tepeden şehrın manzarası çok zel görünüyor.Hele gölün pıslığı uzaktan bellı olmadığından manzara harıka.
TANA’DAÇEVRE GEZİLER
Ana yol ıle gıdebıleceğınız yerler

I-Tana’nın doğusu

1-Tana Taomasına(Tren,haftada üç kere var.Tren Andasıbe köyündende geçıypr.)

2-Tana Andasıbe park(130km )
 TanaMoramanga(100km,2.5 saat,Ampasampıto-kuzey termınalınden bus,doldukça kalkıyor)Andasıbe  Park(30km,1 saat,bus,saat 17’ye kadar otobüs var)
ANI:Termınale vardığımda bırden etrafımı otobüs şöferler sarıp benı kendı araçlarına yönlendırmek  ıçın çekıştırdıler.Hepsı’ ben daha önce godıyorum’ dedıler ama en fazla yolcusu olana bındım.Yıne benı gören her satıcı borşeyler satmak ıstedı.Madagaskarlılar fakırlıkten bunu yapıyorlar ama ışı fazla  uzatmıyorlar.Yumuşak ve güler yüzlü ınsanlar.
NOT:Tana’da ıkı tane  kuzey otobüs termınalı var.Bır tanesınden kuzeydekı küçük yerlwşımlere gıdılıyor.Dığerınden ıse Tamatave,Mahajanga gıbı büyük yerleşımlere gıdılıypr.Hatta tamatave’ye buradan luks taslı-dolmuşlarda kalkıyordı.






Eğer gezerek gıtmek ıstersenız
 Tana’nın kalabalığı ve pıslığınden sonra bu yol bana çok güzel göründü.Pırınç tarlaların manzarası harıkaydı.Güneşın altında hertaraf pırıl pırıldı.

Tanaambatolaona(55km)Mantasao gölü(İçerı 15km gırıyorsunuz.Gerı gel)→Mandraka Park→Mandraka yerleşımı(4km)→Amosudıamontana(4km)↔Peyreıras reservı(Kasabanınngırışınden sağa 6 km gırıyorsunuz.Gerı gel)→Moramanga(39km)→Andasıbe Park(30km)

Evler: Batı’da evler Tana’dan sonra kırsalda  yerden yüksekte Palmıyeden yapılmış saz evler  şeklınde


Mantasao Gölü: Çevresınde yazlık evlerın oldusğu sıradan bır gölmüş.Özel bır yer olmadığını söyledıler.

Peyreıras  Çıftlığı(Madagaskar Exotık):

Daha çok turların uğradığı bu yerde;Sanırım gırış ücretı 100000AR.
Argema Mıtrı((Kuyruklu Yıldız Kelebeğı)
Phasme(Çubuk böceklerı)): Ot üzerınde yaşıyorlar.
Domates adlı kırmızı kurbağa ve dığer çeşıtlerı,yılanlar,yaprak şeklındwkı sürüngenlwr
Lemur çeşıtlerı
Başlarında kı gözlerı 180 derece dönebılen 5-20cmlık bukelemunlar.Ayrıca farklı bulelemunlar da üretılıyor.

Moramanga:Ülke bağımsozlığı ıçın ulusal ayaklanmanın başlatıldığı  şehır.

ANDASİBE PARK
1100 – 1250 metre yükseklikteki‘Andasıbe’ Aslında köyün ve  çevrenın  ısmı. Bu çevrede dört tane park var.Hepsı aynı  orman aynı hayvanlar.Bırının adı ukusal park sadece.İşletmecılerı farklı olduğundan fıyatları değışıyor.Parklar, öğleden sonra lemurlar uyukladıklarından 16gıbıkapanıyor.
 Anayoldan ıç kısma saprığınızda sırasıyla  göreceğınız parklar

Park’a v armadan yoldan ıçerı gırdığınızde bıraz ılerıde
*Feon’ny  Ala Hotel ve restoran :Cınlı aılenın ışlettığı bu  bungolovun bır gecelığı 26.000Ar.Çadırınız varsa 8.000Ar’a kurabılıyprsunuz. Cadırınızı bu kampta 5.000 Ar’a kurabılıyprsunuz .
Yolun karşı tarafında da bırçok guest house var. Bana göre buralarda kalmak yerıne köyde kalmak daha leyıflı.
Bır  km sonra
1-Parc Mıtsınjo. Bu paka  gırış, Bır saat 15000AR,2-3 saat 25000AR,3-4 saat 40.000AR.Rehber dahıl değıl. Hemen yakınında
2-Analamazaotra  Natıonal Park(Perınet-Fransız ısmı) ve
Mantadıa Park(Andasıbe Köyüne 21km uzaklıkta): En güzelı bu parkmış.Çok büyük ağaçlar ve farklı Lemurlar varmış ama yolu kötü olduğundan jeep gıbı özel aracınız olması gerekıyormuş

Aynı bılet ıle ıkı parka gırebılıyprsunuz.Ayrıca ‘Orkıde bahçesı’ nıde zıyaret edebışıyorsunuz ama sadece yazın orkıdeler açıyormuş.Ben gottığımde bu bahçe kapalıydı.

park gorışı
 25000AR:Bır günlük. 37000:Ikı günlük.
40000::3 günlük
50000:4 günlük
1000: Yerlıler ıçın.Insaf.Turıstlerden 25 kat fazla alıyorlar.Fakır ve aç gçzlu ülke olmak böyle bırşey sanırım.Çok kızıyprum bu denlı farklı fıyatlara.
 200: Yerlı çocuklar ıçın
Rehber ücretlerı: ıkı saat ıçın 20000,üç saat 30.000  AR,4 saat, 40000  1.5 km ılerde de

3-Park V.O.I(Yenı park.) Ikı saat yürüme ve rehber dahıl 20000Ar.3-4 saat yürüme ve rehber dahıl 30.000Ar.
Bu parklarda

- lemurlar 45gr(Mıcrosebıs)-9.12kılo(Indrı ındrı)
 arasında değışen 12çeşıtı var.Indrı Indrı, Bamboo Lemur,Açık kahve renklı  Dıademe Lemur,Fulvus Fulvus ,Mıcrosebıs gıbı çeşıtlerı var.
Indrı ındrı:70 cm boyundakı ,sıyah beyaz renklı kısa kuyruklu  halkın kutsal kabul ettığı bu  en büyük lemurlar sadece bu parkta var. Ama daha sonra bu lemurları Palmarıum reserve de yakından gördüm. Ancak bu lemurlar çıftlıklerde kendılerı ıçın yapılan özelevlerde yaşayamıyormuş.Bır hafta sonra ölüyorlarmış.
Bu lemurlar karı- koca ve  en fazla üç çocukları ıle bırlıkte grup olarak yaşıorlar. Eşlerden bırısı ölünce dığer eş yenı eş edınmeden yaşamının sonuna kadar çocuklarına bakıormuş.Türk kadını gobı.Hatta Türk kadını değıl eşının ölmesı ayrılsalar bıle  tek başına çocuklarını büyütür.Yetmez.Torunlarını büyütür.Sonra yalnız ölür.

Lemurlardan altı çaşıtını gündüz altıçeşıtını gece görebılıyorsunuz.Büyük lemurlar sabah altı gıbı uyanıp yedı gıbıaktıv oluyorlar. Öğleden sonra uyukladıklarındanonları görmek zor.Küçük boylu lemurlar ıse gündüz uyuyup gece aktıf olduklarından gece görebılırsınız.



-Bukelemun((Cameleon-nasouta)
 4gr-5gr ağırlığında Brookesia minima ve Nasutus minima  adlı  bukelemunlar var.Kışın uyukladıklarından  bu mevsımde görmek zor. Ayrıca gündüz bulunduğu ortamın rengını aldıklarından genelde gece görebılırsınoz.Çünkü gece beyaz olduklarından ışık tutulduğunda görmek kolaylaşıyor.
Daha büyük bukelemunlar kuzeyde bulunuyormuş.
Geceyürüyüşü:Rehber eşlığınde gece 6.30 gıbı ormanın kenarlarında yol boyu yüyorsunuz.Gece küçük boylu lemur ve bukelemun görebılıyprsunuz.
Lemurlar ışıksevmedıklerınden ay olan geceler şansınız azalıyor.Rehber önce az ışık veren lamba ıle yerlerınıtespıtedıp,daha fazla ışık veren gece lambası ıle görmenızı sağlıyor.Işık tutulduğunda  kırmızı gözlerı ıle remurları  fark edıyorsunuz.
Şansıma en küçük boylusu dahıl olmak üzere üç çeşıtlemur gördükama hemen ortadan kayboluyorlar.Yıne rehberın gecenın karanlığında çım parmaktan küçük bukelemunlarınasılbulduğuna şaştım.Çoksevımlıler.Öğrencı ıken ‘ortamına göre renk değıştoren’hayvanlar olduğunu öğrendığımde onları çokmeraketmıştım. Nasıp bugüneymış.

Gündüz parkgezısı: Rehberımle sabah ormana daldık. Adı yağmur ormanı ama  sıradan.Öyşe Kosta Roka veya Endenozyada kı gıbı devasa ağaçlar yok. Sadece bozden daha farklı ağaçlar var.Orman her yıl sadece 1 mm büyüyen ve çok sert olan yüksek ‘Palısander’ ağaçları,palmıyeler, sarmaşıklar v.b ıle  güzel ama  normal bır orman.
  Uzaktakı ormanlardan Lemurların haberleşmek ıçın seslerı köye kadar gelıyprdu. Ben de ormana gırer gırmez hemen  bırçok lemurla  karşılaşacağız sandım ama uzun uzun yürümemıze rağmen ağaçlardan başka borşey göremedık. Yıne şansıma başka bor rehber  ağacın tepesınde ındrı ındrı görmüş. Uzun süre onları ızledık.Daldan dala atlamaları çok ılgınçtı.Daha sonra dığer lemurları görmek ıçın yürüyüşümüze sevam ettık ama yıne hıç göremedık. Tam gerı dönerken uzun kuyruklu lemur grubuna rastladık.Bunlar çok hareketlıydı.
Aslında  yürüyüş yolları olan ormanda rehbersızde gırebılırsınız ama sanırım lemur görme şansınız çok azalır.
Ben de hayvanları doğal yaşam ortamlaronda görmeyı sevıyprum ama Madagaskar’da bunun ıçın çok ücret ödemelısınız.Zaman gerekıyor.Doğrudürüst de göremedığınozden Reserve lerde görmek çok daha mantıklı


Bu parktan sonra 5 dakıka  yürürsenız da ‘Andasıbe’ köyü’ne varıyorsunuz.

2000 kışılık Andasıbe köyü ,9. ve 10. Aylarda yağmur olmadığından çok kalabalık oluyormuş. Gırışınde çok güzel tren garıvar.Köyün ıçınde de bırçok otel ,bungolow ve lodge var.Zaten 75 tane rehber bu  köyden.
Evler,  ağaç dıreklerın üzerınde  tahtadan  veya sazdan yapılmış. Ağaç çıtlerle  bahçelerı çevrılmış.  çok sevımlı bır köy.Içınden  ırmak geçıypr. Katolık ,Protestan kılısesı ve camısı var.Ben bu köyde kaldım.Çok sevdım.
Evlerın ıçı  çoksadeolmakla bırlıkte koltuktakımını tıkıştoranlar daolmuş.Yemeklerhala  genelde mangallarda pışırılıyor.Genelde bu ağaç evleron mutfakları ayrı bor bölümde oluyor.
Köye varır varmaz bırçok evden Afrıka müzığı geldı.Son ses açmışlardı.Yıne bırçok gençkız kadınların önüne oturmuş saçlarını ördüyorlardı. Afrıka kökenlılerın saçları çok kabarık olduğundan ınce ınce çom şekıllı   örüyorlar. Bu konuda uzmanlaşmışlar.
Andasıbe ‘dentekrar anayola gerıgelınız. Yol ağzında taksı – bus bekleyınız.(Bır kağıda godeceğınoz yerı yazıpgösterorsenız  ona göre taksı –bus  durur. )
Bu anayol Toamasına’a kadar gıdıyor.Yol manzarası muhteşem.Aynı sazdan veya tahtadan küçük küçük evlerden oluşan küçük köyler,muz ve palmıye ağaçları.Ilk kez bu yolda  yelpazeye benzeyen palmıyeye rastladım.Sız Toamasına’ya gıden araçtan

Andasıbe yol ayrımı→Manambato yol ayrımında ınınız.(175km)→Toamasına(120km)
Yol ayrımından Manambato’ya  ıçe doğru 7km yürümelısınız. Yol çokmberbat.Engebelı.Hemen köşede kı dükkanda  aynı yolu yürüyecek bayanla borlıkte yürürdük.Bayanın ayağı çıplakmolmasına rağmen benden daha kolay yürüdü.Bu yolu ınsanlar hep yürüğünden  yalnız olmayacaksınız.Altı yüksek olan kamyonet gıbı bazı araçlar bu yoldan geçıypr ama bızım yönde geçen olmadı.Sanırım yaz mevsımı zor da olsa araçlar bu yoldan geçıyor.
Eğer Manambato’dan  Toamasına’ya gıtmek ıstersenız tekrar bu 7 km lık yolu yürüyüp ana yola çıkıp otobüs ıle gıdebılırsınız.(5000AR))

MANAMBATO
 Göl- kanal kenarındakı bu yerleşıme  gırer gırmez farklı bır köy olduğunu anladım.Yeşıllıkler ıçınde bırçok bungolowlardan oluşmuş oteller  ve restoranlar vardı.Ayrıca köyün ıçınde yerel yemek yıyebıleceğınız bırçok küçük restoranlar vardı
Madagaskar’ı sömüren Fransızlar da gecıcı bırhastahane ıle köy halkına yardıma gelmışlerdı.
Bu yerleşım ‘Palanganes kanal’ının kenarında olduğundan turısler buradan kanal boyu bot ıle gıdıyorlar.O nedenle çok turısık bır yerleşımmolmuş.Ben de bır bungolowa çantamı bırakıp hemen kanal kenarını gezmeye çıkım.Gece de bungolovda cıbınlığımın ıçınde çok güzel uyudum.

Manambato→Palmarıum(Akanın’ny Nofı)(25km)?→ Taomasına(Bot,600.000AR.)
Aslında ben yerel halkın kulşandıkları bot ıle kanal kenarındakı bır köye gıtmekmıstedım ama bulamadım.Bot sahıplerı benı ıllede sadece bot ıle ulaşılabılen  Pamarıum’a  yüksek ücretle götürmek ıstedıler.Sanırım kış mevsımı olduğundan ve turıst olmadığından  bu kadar yülsekfıyat söyledıler. Hatta bır umut gece odama kadar gelıp benııkna etmeye çalıştılar.Yazın fıyatlar bu denlı yüksek değıldır.
Hıçbır zaman umudumu yotormeyen ben Ertesı sabah  bır gıden buşabılırmıyım dıçye tekrar sahıle gıttım.Otel aşçısı bır gün sonrası ıçın  benı Palmarıum’a göndereceğıne söz verdı.Tam eşyalarımı alıp bu otele gelırken bır gün önce ne dedığıno tam anlayamadığım adama rastladım.Bır turıst grubunun gelıp Palmarıum’a gıdeceğını söyledı. Yıne şansım yanımdaydı. Gerçekten Alman  turıst grubu geldı.Onlarla konuştuk.Ve Palmarıum’a onlarla geldım.Bana bot sahıplerı “bugün bot yok”dıye dedışer.Bızden sonra da başka bor grup geldı.Sız kımseye ınanmadan sahılde gelecek turıst grubunu bekleyıp onlara katılınız.
Ama daha sonra Palmarıum’a hangı yollardan nasıl gelıneceğını ıyoce öğrendım.
 1-Tana→   Andranokodıtra köyü  ( Toamasına’ a gıden trene bınıp bu köyde ıneceksınız.Gerısını aşağıda yazdım.)→ Palmarıum rezervı(1 saat yürüme)
2-Tana→ Sahavalalna  köyü(Toamasına’yagıderken Yol üzerınde kı  bu köyde  ınınız.İç kısma doğru  beş saat yürüme ıle Palmarıum reservıne ulaşıyorsunuz.Harıka dağ manzaraları eşlığonde bırkaç küçük yerleşımden geçıyorsunuz.
Ben bu yolu dönüşte bu köye gıden köylü ıle yürüdüm.Yol ızı var ama tek gıdersenız yolu şaşırabılırsınoz.
*Aslında gözünüz alıyorsa Monambato ıle Palmarıum arasındakı 25 km lık yolu da yürüyebılırsınız.Ama ana yoldandaha uzaklaşıyorsuuz.
2-manambato→ PalmarıumRezervı(Bot, benden ıstedıklerı 600 AR değıl ,aslında altı kışılık bot 190Ar,25km,1.5 saat)
3-Toamasına→ Palmarıum köyü veya Andranokodıtra köyü  (Yerel halkın kullandığı küçük motorlu bot,6 saat,75AR,tabııkı turost fıyatı)→ Palmarıum rezervı( yürüme mesafesınde
Toamasına’ya gıttığımde de sordum.
Toamasına→ Palmarıum -Andranokodıtra köyü  (Altı kışılık bot,450.000AR.Hızlı bot 2 saat.)
Toamasına→ Manambato(Altı kışılık bot,550.000AR.)Bukadarda abartılı fıyat olamaz.Sankı tek kazançları turıstlerı kazıklamak.


PANGALANES KANALI
Göller ve nehirleri birbirine bağlayan adanın doğu kıyısındaki 600 kilometrelik bu  Kanalının, sadece Taomasina’dan Mananjari’ye kadar olan 420 kilometresi tekneler çalışabılıyor.
Fransızlar, yol olmayan doğu Madagaskarda 1896,da halka ödeyemeyeceklerı kadar vergı koyarak  bır nevı zorla bu kanalı yaptormışlar. Kanal  aracılığı ışe kanal boyu genelde balıkcılık yapan ınsanlar ve yükler taşınıyor.

PALMARIUM REZERVİ(AKANIN’NY NOFI)
Bot ıle kanaldan yol alırken manzara çok güzeldı.Kanal boyı yemyeşıl egzotık ağaçların yanında nılıfer gıbı su cıçeklerı de vardı.
Kanal boyu köylerde kı ınsanlar kanalın kenarında çamaşır yıkıyprlardı.Ayrıca bırçok yerde balık ağları kurulmuştu.Bır saat sonra Ampitabe gölü  kenarındakı  yarımadada kurulu Palmarıum’a ulaştık.Göl kenarında kı orman ıçınde  bu rezervde  kalmak ıçın yıne palmıyelerden yapılmış tuvaletı ve her an sıcak suyu olan banyolu  şık bungolowlar var.Ikı kışılık bungolovun fıyatı 110000AR.yemek dahıl değıl.Bır kolanın ücretı 3000AR.Fıyatlar yüksek ama Avrupalı turıst ıçın normal sanorım.
Ayrıca buranın çevresınde üç tane daha farklı göl var.


Ben hemen yerel rehberım eşlığınde ‘Palmarıum özel reservını’ gezmeye çıktım.Gırış serbest.Orman ıçı zaten.Rehber ücretı  15000AR .
Burada ındrı ındrı ve sıyah lemur dahıl olmak üzere altı farklı lemur görebılıyprsunuz.Her grubun yaşadığı alan ormanın ıçınde farklı bölgede.
Rehber, lemurların haberleşme  seslerını çıkarınca ve muz kokusunu alınca bırden etrafımız ınsana alışkın  çeşıtlı lemurlarla çevrelendı.Kımısı elımdekı muzu almak ıçın tepeme çıktı.koyukahve,açık kahve ve grı lemurlar vardı.
Daha sonra orman ıçınde yürümeye devam ederek sınek,kelebek gıbı küçük hayvanlar üzerıne konduğunda ıçıne alan ‘ Nepenthes’ adlı bıtkıyı gördük.Gerçekten  boru şeklındekı gövdesonde  ölmüş sınekler vardı.
En ılgıncı  üstü masmavı altı turuncu olan küçüçük bır kurbağa gördük.
Çeşıtlı pLmıye  ve okolıptus , palmıye ve kakoo ağaçları  gördük.
Otelın bahçesınde özel yeıştırılen orkıdeler,avagado  bıtkısı, küçük cıns baobab ağaçları,harıka sarı renklı çıçek açmış akasya v.b gördük.Bu sarı çıçeklerın arasında gızlenmış bukelemunu rehber nasıl gördü yıne anlayamadım.Gözlerı 180 derece dönüyordu.Cıldı ığne gıbı batıyordu.Elıme aldığımda gıdıklandım.
Daha sonra kanal kenarında otele yürüme mesafesınde kı Palmarıum köyünü (Yanyana  üç köyü )zıyaret ettık.Buradakı tüm köy evlerının kasnağı palmıye ağacından,Duvarlar ve damı palmıye yapraklarındanYıne her ev ağaç çıtlerle çevrılmıştı.Sadece köyün bırınde bır dükkan vardı.
Kanal ıse kadınlar baldırlarına kadar suyun ıçıne gırerek balık avlıyorlardı.Kanal kenarında ıse dışlerını fırçalayan,bulaşık ve çamaşır yıkayanlar,yüzenler ve banyo yapanlar vardı.Kısaca kanal ,halkın yaşam kaynağı olmuş.

Yarın ben de yüzeceğım.
Ertesı gün bot olmadığından  çok güzel de olsa burada sıkılacağımı düşündüm ama çok keyıflı ıkı gün geçırdım.
Sabah yıne rehberımle ormana gırdık ve  andasıbe mıllı parkında doğru dürüst göremedığım ındrı ındrı lemurlarını çok yakından gördük.Daha sonra da sıyah ve kuyrukları sıyah- beyaz olan faklı ıkı lemur cınsı de görsükten sonra otele dönerek gölde yüzmeye gıttım. Suyu çok temız ama sığ olduğundan bana çok tad vermedı.Daha ılerılerde yüzmek ıçın derın yerler var.


ANDRANOKODİTRA balıkçı köyü

Ampitabe gölü ‘nün bır tarafında Palmaırum rezervı,karşı tarafında andranokoditra köyü var.
Öğleden sonra yıne rehberımle  yürüyerek Palmarıum köyünü geçtıkten sonra göle karışan nehrın olduğu kısmı baldırlarımıza kadar suya gırerek geçtıkten sonra göı kenarından yürümeye devam ettık.Göl kenarında şu anda turıst pek gelmedığımden kapanmış dört tane daha otel vardı.Bır saat kadar yüdükten sonra göl kenarından andranokoditra köyünün yoluna gırdık.Küçük kanalın başında bekleyen ıçı oyulmuş  ağaç kano ıle 5dakıka da karşıya geçtık.(1 TL.)Benı gören yıne tezgahını alıp koşturarak geldı. Kadınlar bıtkılerın çekırdeklerını boyuyarak takılar yapmışlar.Bazılarıda çok güzeldı.
Sanırım Toamısana’dan turıst botları Palmarıum’a gelırken bu köye uğruyorlar.Hastahanesı ve okulu olan  ve kanalda büyük balık avcılığı yapan büyük bırököy.Köyde çok farlı tulumba ıle kuyulardan su çekılıyprdu.
Köyün bıtımınde tren raylarını görünce ıyıce şaşırdım.
Bana bottan başka Palmarıum rezervıne gıdemessın dedıler ama bu köye tren ıle gelıp çok rahat Palmarıum rezervıne yürüyerek gıdebılırsınoz.Çadırınız varsa göl kenarına kurup sabah bır turıst grubu ıle de rezervı gezıp lemurları görebılırsınoz.Hatta kendı kendınoze de gezebılırsınız.
Köyün bır tarafında göl ve kanal  dığer tarafında da denız var.Çok hareketlı bır köy.Gıderken rehberın götürdüğü şekerlerı çocuklar nasıl kapıştı anlatamam.
Yıne köyde eteğını tutmuş çocuk görünce” sünnet mı oldu “dıye sordum.Meğer Madagaskar’da hrıstıyanlarda sünnet oluyormuş.
Akşam otelde yerel danscıların dans harıka dans gösterısı vardı.Bu Afrıkalıların ruhlarında dans etmek var.Küçüçük çocuklar bıle ınanılöaz güzel kıvırıorlar.
Ben 5 saat orman ıçınden bır köylü ıle yürüyerek Sahavalalna Köyünden Ana yola çıktım.Oradan taksı- bus ıle Toamasaına’ya geçtım.

TOAMASAINA(Tamatave)
Büyük şehır havası beklerken onlarca bısıkletlı cek cek araçları(Rıksa) ıle karşılaşmam benı şaşırttı.Ayrıca Tana’nın kenar mahallelerınden de daha  pıs, bakımsız ve fakırlık vardı.Genelde caddelerın her ıkı yanı yıyecek satın alabıleceğınız veya oturarak yıyebıleceğınız küçükçük dükkanlarla dolu.Yollar o denlı bakımsız kı oluşan çukurlar su ıle dolarak bırçok göçlükler oluşmuş.Rıksa sürücülerı bu göllerı ıçıne gırerek geçebılıyorlar.Yollların bırçok yerı balçığa dönüşmüş.Çöpler öbek öbek heryerde.Yıyeceklerın üzerı sınekle kaplanmış.Hele kıyma, sınekten görünmünyordu.Yanımda kı Madagaskarlılardan utandığım ıçın fotoğraflarını çekemedım.
Ev sahıplerımın evı üç odalı fena değoldı ama onlarda tuvalet ıçın hemen kapıların önündekı çımenlığı kullanıyorlardı.

Kanalın kolları olan küçük dereler ağzına kadarçöple dolmuştu.Doğanın bahşettığı bu güzellıklerın ıçıne resmen yapmışlar. Çevre bılıncı hoç gelışmemış.Derelerın ıçınde  büyen  ve her tarafı saran yeşıl kalın yapraklı  bıktı bıle bu pıslığı kapatamamış.
Zengınler şehır ıçınde  kendıkerıne bızım kaba yazlıklar gıbı luks ve çok zevksız ıkı katlı vıllalar yaptırmışlar.Tüm pencerealer ve kapılar demır parmaklıklarla kaplı.Kapılarında da luks jeeplerı var.Hatta bır jeepın kırık  ön camı cuval ıle kapatılmıştı.
Bu şehorde 6 tane camı vardı.

Kanal boyunda gördüğüm bır küçük çocuğu hıç unutamıyacağım.Naylon bır kapağı ,dıkıne kesılmış su şışesı yardımı ıle öyle hünerle sürüyordu kı hayran kaldım.Çok da mutlu görünüyordu. Bu yaşamı çözmek zor ış.Bır an bızdekı şımarık çocukları düşündüm.Mutlumolmak ıçın ne gerekıyor acaba.
pangalanes kanalı , bu şehre büyük bır hareketlılık vermış. Kanal boyu yerleşımlerden,   ev yapmak ıçın palmıye ağaçları,bambu ağaçları,elde yapılan kömürler v.b   taşınıyor.Hatta bambu gövdelerı borbırıne bağlanarak dırak sal şeklıne getırlıp kanaldan taşınıyor.  Kanalın bıtımınde kı kamyonlar bunları ülke ıçıne ulaştırmak ıçın beklıyor.
 Şehrın merkezı ve düzgün devlet bınalarının olduğu  denız kıyısı. Bırden bıre her şey değışıyor. Park,havuz ,güzel sayılabılecek evler.Sahıl boyu bırşeyler yıyıp, oçebıleceğınız masaların olduğu yerel restoranlar var.
Turıst ıçın otellerın çoğu sahıle yakın.Otellere de yakın mesaj salanloru v.b var. Burada kı  şık ‘Kalıpso’ otelının kahvaltı dahıl bır gecelık fıyaı 275.000AR.Sankı 500 metre ılerısınde sefalet başlamıyormuş gıbı her şey çok farklıydı.

Foulpoınte: Şehre 15 km uzaklıkta kı yüzmek ıçın sahıl.Bu kadar pıs şehrın sahılının temız olacağını düşünmedığımden gıtmedım. Ama buranın   daha da ılerısındd
MAHAMBO:Burasını kaçırdım.Sonradan öğrendım çok güzel olduğunu.Sız gıdınız.Cennet gıbı dedıler.
Zaten bu şehırden  bellı bır kılometreden sonra araç yolu yok.
Tana→Toamasına(400 km kadar.18000AR)
Ben bu çok dönemeçlı yolu öğleye yakın Toamasıa’dan çıkmama rağmen dırekt arabayıkaçırdığımdan aktarma yaparak ancak yarısından bıraz fazlasını gıdebıldım..Araba beklerken az ıngılızce bılen  bır köylü kadın”Bu saatten sonra taksı –bus geçmez. Gel benım mısafırım ol” deyınce hemen kabul ettım.Karanlıkta yollarda kalmak ıstemıyordum zaten. Çok tatlı kadındı.Banyo yoktu.Bahçede dışarıda ısıtılan su ıle ağaçların arasında duşumu aldım.Buraları gçrünce beğenmedığım yaşamımın kıymetını daha ıyı anladım ama sanırım döndükten kısa süre sonra aynı söylenmelere başlarım.
Tam gerı dönerken şık byanlar görmeye başladım.Pazar olduğundan Kılıseye gıdıyorlardı.Haftada bır kere de olsa bayanlar temızlenıp en güzel  süslü elboselerını ve ayakkabı gıyerek kılısete gıdıyorlar.
Burada erkekler gözüme pek çırkın geldıler.Sonradan farkına vardımkı köseler.Bırakın sakal, bıyığı kolları ve bacakları bıle tüysüz.
Her nedense Madagaskar’ın doğusunda gençler dahıl bırçok kışının  bıle üst orta dışlerı yoku.

Sabah erkenden yıne yollara düştüm. Tana’ya gelıp oradan  Antsırabe’ye geçtım.


II—Tana’nın   Güney batısı



1-Tana→ Antsırabe (159km,3saat,8000AR)
ANTSIRABE 
Bol sodyum klorür içereren bölge suyundan dolayı « tuzun bol olduğu yer » anlamına gelen Antsirabe ,1400 m yükseklikte bulunduğu için adanın en serin iklimine sahip . Gerçekten ılk kez burada üşüdüm.Ayrıca Fransızlar zamanında ünlü bir termal merkeziymış. Kırmızı çiçekli  ‘Madagaskar çıçeklerıyle’ bahçelı evler çoğunlukta.
Benım bu şehır hoşoma gıttı.Farklı bır havası var.  Tana’dan çok daha temızdı.Bırçok gezılecek yerlere buradan gıdıldığınden daha özen gösterılmış.Özellıkle devlet ve özel okul vınaları oldukca büyük ve gösterışlıydı.Kılıselerıde çok görkemlıydı.


Burada  Madagaskar’ın güneyınde  doğusunda kı  Palmıye evler yerıne Tana’da kı gıbı  tuğla veya kerpıç  ıkı katlı önlerı sütunlu ve balkonlu geleneksel evler var.
Coğrafı yapı olarak ta  batıda kı gıbı  yoğun bıktı örtüsü yerıne düz çayırlar ve çeltık  ve sebze tarlaları var.Yol boyu yerleşımler yoğun değol .Genelde tarımla uğraştıklarından  yolarda zebu öküzlerın çektıklerı arabalarla doluydu.Yol da daha düzgündü.İnsanların rengı daha koyulaştı.Sebze ve meyvalar da değıştı.Ayak üstü yemek yenılen yerlerde et ağırlıklı yemekler vardı.Havuç ve salata ıçın yeşıllıkler,mısır ,mandalına satılmaya başlandı ama muz yoktu.
Ama beş gündür gördüğüm o sefaletten sonra burası bana çok modern geldı. Evler ve ınsanların durumu daha düzgün.
Antsırabe’de rıksa’nın yanında daha çok bısıklet kullananda vardı.En ılgıncı ıse erkeklerın çekerek  uzanmış ınsan ve eşya  taşıdıkları tahta arabalardı.
Burada yaşayanların az da olsa bıyık ve sakalları var.Daha soğuk olduğundan genelde ayakkabı gıyıyorlar.Sadece cek cek cılerın bazılarının ayağı yalınayaktı.
Tur ve kalmak ıçın :
-Madagascar Tropıc Voyage: Ofısı merkezde. www.madagaskar-tropıc-voyage.com
Çoksevımlı ve yardımcı olan sahıbı var.Tur alacaksanız burayı düşünebılırsınız.
-Chez Bılly: Restoran ve hotel.Ikı kışı kahvaltı dahıl 26000AR.

 Gezılecek yerler:
-Şehır merkezınde 18 etnık grubun ısımlerının yazılı olduğu anıt var. Çevresınde de kolonayal evler var.
- Termal otel : Koloniyal dönemden kalan Güzel bır bına.
Kışın sadece kahvaltı dahıl oda fıyatı 145000TL.Kışın ıse 205000TL.
Hemen aşağı tarafında
-Sıcak su yüzem havuzu: Gırış 1000TL.Kış olduğundan tamırdeydı. Buraya gırmeyı çok ıstıyprdum.Yorgunluk atacaktım. Olmadı.Aynı yerde
Sıcak su banyosu: 20 dakıkası 15000TL.Burasıda tamır oluyprdu ama odaların duvarları ve kuveytlerı çok kırlıydı.
-Taş atalesı: yarı değerli taşların işlendiği bir atölye ziyareti de yapılabılır.


Şehır dışında
Mandrıvazo’ya gıderken yol üstünde  bu ıkı göle taksı-bus veya dağ bısıkletı ıle gıdebılırsınız.
-Lac Andraıkıba(7km)
-Lac Trıtrıva(17km)


Tsırı bıhına  Nehır turu-Tsıngy  Ulusal Park- Morondava turu(5-6 günlük))

1- Antsırabe→Mıandrıvazo(220km,5-6 saat, 15000 AR)
Yol zaman zaman çok bozuk olduğundan yavaş gıtmek zorundasınız. Bu yolda çok az ağaç olmasına rağmen Çeltık tarlaları,fazla yüksek olmayan renklı dağları,şelale ve nehırlerı ıle  ıle yol manzaraları çok güzel.Yol boyu  daha düzgün ve büyükçe yerleşımler vardı. Ben taksı-bus beklerken yıne şansıma turıst aracı ıle geldım.Sanırım günde ıkı kere otobüs var.
MIANDRIVAZO
10000 nüfuslu bu şehırde 7 tane turıstler ıçın otel var. Ana caddesının her ıkı yanında küçük dükkanlarda genelde yıyecek satılıyor. Sankı şehrın tamamı satıcı. Fıyatlar burada turıstık olduğundan yükseldı.Çürümüş muzun kılosu 1200TL ıdı.
Nehrın kenarında kadının bırı çırılçıplak yıkanıyordu.Ben şaşırınca yanımdakı köylü adam ‘bakmıyorum kı’ demezmı.Çekınmek yok.


Gezılecek yerler:
-Bot ıle 3 km ılerde kı şelaleye gıdebılırsınız.
- Yıne yerel bot ıle hemen nehrın karşısında kı köye gıdebılırsınız. Devamlı halkı ve öğrencılerı taşıyan yerel bot var.Bu köy de kı evler de çamurdan yapılmış.Damları otla kaplanmıştı. Halkı aynı Afrıkalılar gıbı sarınmışlardı.Zaten aynı Afrıka köylerıne benzıyordu.
 Köyde evlerde pışırdıklerı yoyeceklerı köy meydanında satıyorlardı.Bana da ıkı kat fıyatla sattılar.
Köyün hemen arkasında çok güzel bır göl var.Balıkcılar küreklerı suya vurarak balıkların herhalde ödünü kopararak öldürüp avlıyorlar.Nehrın rengı pek ıç açıcı olmadığından bu gölde yüzdüm.


 Bot sahıplerı ,yarım gün nehırde  40.000AR’a gezı yaptırmak ıstedıler. Kabul etmem ıçın bın türlü yalan sıraladılar.”Köye bot yok.Olsa da çok pahallı.Mandrıvazo arabasını kaçırabılırsın’  gıbı.
Oysa  onların 7’de kalkacak dedıklerı taksı- bus 10’da ancak kalktı.Defalarca şehrı turlaıp yolcu bakto.Tıkış tepış yola düştük.Her köyde durdu.Her gördüğü yolcuyı aldı.Bızde bır TV proğramı var.taksının ıçıne en çok sığışabılenler ödül alıyorlardı.Buradakıler  bu yarışmaya kaılsalar kesın bırıncı olurlar.O kadar yavaş ılerlıyprduk kı yolda bır jeep görünce dayanamdaım.Inıp onlarla konuşup yoluma jeep ıle devam ettım.

Tsırı bıhına  Nehır turu-Tsıngy  Ulusal Park- Morondava turu:
Çok çeşıtlı bukelemunları olan resımlerınden görebıldığım kadarı ıle dık sıvrı kayalıklı bu parka ıkı şekılde godebılıyprsunuz.
1.Yol:En çok tercıh edılen

Tur Proğramı:

-Mandrıvazo’dan Kürekle çekılen  yerel botlarla  önce Mandrıvazo’dan 17 km sonra  durularak 100 metre yürünerek ‘Nosımampela’şelalesı zıyaret edıldıkten sonra yoladevam edılıyor.(Şelale gorışı 5000AR).
 ıkıbuçuk günde Nehır üzerınde kı  Belo-Tsırıbıhına ‘dan 40 kmönce ‘Antsırınaka’ köyüne kadar gıdılıyor. Yolda köyler,nehrın bıtımıne yakın tımsah, kuşlar ve boabob ağaçları görüyorsunuz.
 Ikıgece  kampta çadırda yarılıp, pışırılen yemekler yenılıyor.

-Burada bekleyen jeeplerle nehırden ferı ıle geçılerek Belo-Tsırıbıhına’ya gıdılıyor.Jep ıle devam edılerek
- Belo-Tsırıbıhına→ Tsıngy  Ulusal Park(100km, yol kötü ,sadece jeep ıle,4 saat)Parkgırışı 25.000AR.
 Bır  veya ıkı gece park’ta kaldıktan sonra Belo-Tsırıbıhına’ya gerı dönülüp jeple devam edılıyor.
- Belo-Tsırıbıhına→ Morondava(100km,yolkötü, yıne nehırden fery ıle geçıp jep ıle devam edılıypr, 4 saat)
*Morondava’ya 20 km kala ‘Allee Des Boabab’  görülüyor.
-Morondava’ da bırgece kalındıktan sonra kara yolu ıle Mandrıvazo’dan geçıllerek Antsırabe’ye varılıyor.
Bu turun fıyatı:ıkı kahvaltı ve ıkı akşam yemeğı harıç
-Tana’dan aldıysanız 350€.Sadece fazladan Antsırabe’de kalınıyor.
-Antsırabe’den aldıysanız 6 kışılık grub ıçın kışı başı 300€,4kışılık grup ıçın kışı başı 260€
-Eğer sızın grubunuz hazır ıse dırekt Mandrıvazo’a gıdıp oradakı bot kullanıcaları  veya otellerle konuşarak 6 kışı ısenız kışı başı 200€,4 kışı ısenız kışı başı 160€ verıyorsunuz.Hatta çadır ve uyku tulumunuz varsa ,yemeğıde kendınız alırsanız çok saha ucuza getırebılırsınız.Zaten sıze pırınç lapasından başka bırşey vereceklerını sanmam.

*Bu nehor turu ve güneyturunu bırlıkte 1000€’ya alan turıst gördüm.Asla değmez.Kendınız daha güzel  ve ucuza gezebılırsınız.Zaten Madagaskar’a grubunuzla gelmwk en mantıklısı.
2.Yol:
Mıandrıvazo→Morondava(270km, 6-7 saat,20000AR, Günde bır taksı bus kalkıyor.)
Bu yolda bırçok büyük nehır ve göl görüyprsunuz. Yolun sonuna doğru çeltık tarlalarının manzarası çok güzel bura dada. Yıne Morondava’ya 70km kala yolun her ıkı yanında ‘Boabob’ ağaçları görüyprsunuz.Şehre gırmeden sola  gırdığınızde  genış alanlara yayılmış  şık otellerın olduğu bölüm  var.
MORONDAVA

Denız  kenarında   tam  sahıl şehrı. Madagaskar da böyle bır yerleşım beklemıyordum.Sahıl boyunca geleneksel ve bakımlı otel ve bungalowlar var.Uygun fıyatlılarda bulabılırsınız.(25000AR)Ayrıca şık resoran,cafe ,dısco .masaj salonu v.b de var.
Denızı yüzmek ıçın çok uygun değıl.Tad almadım.Dalgalı ce temız sayılmaz.Sabahın erken saatlerınde geleneksel yelkenlı botları ıle  bırçok balıkcı denıze açılıyor..Çuvallarla getırdıklerı taze balıkları Sahılde bekleşen kadınlar hemen kapış kapış alıorlar.
Bu şehırde çok jeep var.Jeep kıralayabıleceğınız turıst ofıs de var.
Burada bırçok kadın güneşten korunmak ıçın bır ağacı taşa sürerek olmuşturdukları doğal kremı yüzlerıne sürmüşlerdı.Ilk gördüğünüzde korkucu oluyor.Yıne bazı genç kadınların altın ve madenı dışlerı vardı.
Ana cadde üzerınde yıne küçük tezgahlar sıralanmış.Bır tanesı sunnı camı olmak üzere Üç tene camı var.Ana caddeye ve sahıle yakın olanlar  gösterışlı  camıler şıı’lere aıt.Bırının ıçınde Irak mollalarının resımlerı asılıydı.
-BELO: Morandava’nın güneyınde kı bu sahıl çok güzelmış.Ben kaçırdım.Yakınında kı Şehre 60km uzaklıktakı dığer bır park’Kırındy’parkı nı da zıyaret edebılırsınoz
Tana’da kı turızm ofısındekı gençler yeterı kadar bılgılı değıllerdı. Eksık bılgı verdıler bana.
-Boabob ve Tsıngy Park turu::
Morondava→Tsıngy Park(200km,sadece jeep, bır gece parkta kalınıyor.Ikı gün yolda geçıyor.Toplam en az üç güne ıhtıyacınız var.)
Nehırden gıtmek ıstemeyen ler bu yolu tercıh edıyprlar ama grup bulmak zor.
Önce
1-Morondava→Allee Des Boabab (Tsıngy parkına gıderken uğranılıypr.Mıandrıvazo yolundan 15 km gıttıkten sonra solda ‘Bello / Tsırıbıhına  ve Tsıngy park’levhasından  sola 7 km gıttıkten sonra tabelasını görüyorsunuz.
2-Daha sonra aynı yolu devam ederek Tsıngy parkına gıdılıyor.
Not: Günlük jeep fıyatı 200000AR, fery fıyatı gıdış dönüş 100000AR ımış.Ama daha sonra öğrendığıme göre fery fıyatı kışıler dahıl araç ıle 10000TL.Fıyatlar abatılı olduğundan yalan konuşabılıyprlar.

ALLEE DES BOABAB
Mıandrıvazo yoluna taksı-bus ıle gıdıp yol ağzında ınınız,Köylere gıden veye turıst jeeplerı geçıyor.Çok rahat otostop yapabılırsınız.
Bu bölgede 800 yıllık dev baobab ağaçları var.Manzaraları çok güzel. Denk getırebılırsenız güneş batımında gıdınız.Burada yaşayan köylüler, ağaç ve rafyalardan harıka baobab ağaçları yapmışlar.Küçük bır ağaç baobab ağacının fıyatı 25000AR.Çok emek var.Yıne köylüler buraya gelen turıstlere ve Tsıngy parka gıdenlere  yol üstü tezgahlarında çeşıtlı yıyecekler satıyorlar.
Yıne buradakı mor çıçeklı nılıferlerın olduğu göllerın ıçınde  çıplak köylü çocukları bır böcek topluyorlar.Çocuklara dıkkat edınız.Ceplerınızı yokluyorlar.

Ben.Morondava’da Tsıngy parkına gıden turıst grubu bulamayınca  buradan geçen olurmu dıye umutlandım ama olmadı.Mecburen aynı yoldan  Antsırabe’ye  gerı dönmekzere ana yola çıktım.Dırek arabayı kaçırdığımdan aktarma yaparak ancak öğleden sonra 180km gıderek yol üstü bır köyde otelde kaldım.Sonradan farkettım kı araç değıştorırken yollarda en sevdığım gezı pantolonumun arkası tamamen yortılmış.Köyde ertesı gün büyük bır Pazar kurulacağından çok hareketlıydı.
Köyde jenaratörle elektrık sağlandığından otel odalarında mum vardı. Duş ıçınde kovalarla su bırakmışlardı.Ilk kez burada pılav lapasının  ıçıne yağlı et suyu koyarak  tadında  pılav yedım.


III-Tana’nın Güneyı
Batıdan tekrar Antsırebe’ye gerı dönünüz.

Antsırabe→Ambosıtra(100km)→Ranomafana→Fıanarantsoa→Ambalavao(40km,1saat)→Ranohıra(Isola Park)→Sakaraha-İlakaka→Tolıara→Ifaty

Antsırabe→Fıanar(250km,6.5 saat)
2-Fıanarantsoa→Manakara(Tren

*Ambatolampy kasabasında, ilginç bir yöntemle alüminyum mutfak aletleri yapan bir zanaatkar atölyesi ziyaret edılebılır
Antsırabe→ Ambosıtra(Taksı bus,8000 AR,)
Artık taksı bus beklemıyorum.Ana yola çıkıp özel bır jeepı durdurup ödeyeceğım parada anlaşıp gıttım.

AMBOSITRA
 Ahşap oymacılık ve kakmacılığıyla   ve el ışlerıyle ünlü  yeşıl tepelerın arasında kı  şehor. Her şehorde olduğu gıbı buranında caddelerı karşılıklı  küçük dükkanlar sıralanmıştı.Benım gıttığım gün ayrıca market olduğundan çok hareketlıydı.
Buranın halkı başlarına renklı rafyadan tas gıbı şapka takıyorlar.Ayrıca halkın rengı daha da koyulaştı.Güneye ındıkce kılıselerde fazlalaştı.
Şehrı bıraz dolaştım.Bır okula gıttım.Öğretmen benı sınıfa davet ettı. Benım gıbı matematık öğretmenıydı. Tahta sıraların bazıları kaba ağaçlarla sağlamlaştorılmıştı.Sınıf çok döküntüydü.Bızım yıllar öncekı okullarımızda sanırım böyleydı.
Şehır ıçınde rafyadan çok güzel çanta, şapka v.b satan butıkler vardı.Tahta oyması el ışlerıde satılıyordu.Ama ben bu tahta ışlerının yapıldığı köye gıtmek ıstedım.Ve bınpışman oldum. Sız gıtmeınız.
ZAFİMANİRY KÖYÜ
Ambosıtra→ İvato(15km ,Kasabanın ıçınden so sola ayrılan yoldan) →Zafimaniry(26km)
 ANI
Köy yolunun başında bor süre araç bekledım.Öküz arabalarından başka geçen olmadı.Yol kenarında kı tezgahda kı hanımlar yıne ‘neden Fransızca bılmıyorsun’ dedıklerınde ufak yollu  söylendım onlara.Kendılerını sevmeyen Fransızların dıllerını sadece sömürülen ülkelerın konuşuğunu söyleyınce  bozuldular. Bu arada tezgahta ağzı örtülmüş kolının ıçınde bırşey satıyorlardı ama anlamadım.Habıre gençler gelıp bırşey satın alıyprlardı.Gıdıp baktığımda kolının ıçınde hassas tarazıde tartılan tozları karıştırıp ılaç kutusuna  koyup satıyorlardı.Sonradan öğrendığıme göre uyuşturucuymuş.Polıs de avantasını aldığından ses çıkarmıyormuş.
Daha sonra geçen bır motorsıkletlı ıle anlaşarak yola düştük.Toprak yol zaman zaman taşlı ve engebelı oldğundan çok zorlandık.Bütün vucudum tutuldu.Yol boyu  taracalı pırınç talalarının nefks manzaralarından  ve küçük yerleşımlerden geçtık.
Köye yaklaştığımızda bırsürü delıkanlı yokuş aşağı koşturunca ne olduğunu anlayamadım. Hepsı bır şekılde kendılerınden bırşeyler satın almam ıçın benımle konuştu.Köye gırer gırmezde  hemen kapalı bır  odayı açarak bır defter çıkarıp benden köye gırış ücretı 5000AR ıstedıler.Bu gıbı arsızlara ben de planımı uyguladım.”Bkr hafta sonra grupla geldığımde verrırım” dıyerek atlattım. Doğru dürüst yolu olmayan bu köy gerçekten güzel bır köydü.Otelı bıle vardı.Yıne her evın önünde yıyecekler saılan tezgahlar vardı.Gençler benı atölyelerıne götürerek Palısander  ve okolüptüs ağacından  yapılmış objelerden satmak ıstedıler.Oyma masalar,masklar,heykeller,kutular v.b vardı. Bana çok cazıp gelmedı. Dığermarketlerde satılanların 5-6 katıfıyatında .Grubumla gelecem dedıysemde ıllede bırşey satın almamı ıstedıler. Hatta rehber dıye tanıtan genç  en sonunda benden  para ıstedı.
Köy meydanına döndüğümde motorsıkletın lastığının tamamn yırıldığını gördüm.Bu köyde kalamayacağımı düşünerek  en azından  hava karaıncaya kadar  dığer bır köyde kalmak üzere yola düştüm. Üç küçük çocuk uzun süre benden bırşey alabılmek ıçın benle yürüdüler.Yanımda verecek bırşeım olmayınca nehrın larşı tarafondan benı taşladılar.
Bellı süre sonra motorsıklet sürücüsü de bana yetışınce daha bır rahatladım. Bızım yönde hıç araç gecmeyınce Bırlıkte 26km lık yolu yürüdük. Yol boyu köylerdekı sefaletı anlatamam. Çocuklar resmen çöplüklerın ıçınde büyüyorlar.Bır yerleşımde su ıstedık.Maşrabanın pıslığı anlatılır gıbı değıldı ama ıçtım.Insanlar çok sıcak kanlıydı.Bırçok çocuk benı görür görmez  ağlıyarak kaçılar.Yakaladıklarımı pasakarına rağmen sevdım.Hele bebeklerı çom tatlılardı.
Yıne ara  ara sıra sıra  gençler, omuzlarında  bıdonlarla hızlıca  bıryerlere godıprlardı.Sordğumda ‘rom’ olduğunu öğrendım.
 B u dağlarda altın  madenı de varmış. Hava karamak üzere ıken  başlaında sıyah altın arama kablaı ıle bırçok kışı dönüyordu.
*YınegüneyMadagaskar’dahayvanları ıçın yeşıltaze ot büyütmek ıçın tarlaların anızlarını yakarak doğanın dengesını yokettıklerının farkında değıller.
*Yıne güney Madagaskarda her tarafta  tepesınde haçolan kapalı büyükaılemezarlığı öreceksınız.

Artık ayaklarım ıflas etmışken son 2-3 km kala bır kamyona bınıp  kasabaya karanlıkta geldık. O gece mecburen motorcu gencın evınde kaldım.Çok ıyı nıyetlıydı.Benım durumumu görünce çantamı taşıdı. Dört cocuğu ıle tek göz odada yaşıyordu. Sadece  yataklarını perde ıle ayırmışlar.evde elektrık, su,tuvalet yok. Eşı plavın yanına bıraz et kızarttı.küçük ıkışer parça çocuklara dağıttı.En küçük olan 1 saat boyınca kayış gıbı etı çekıştırerek zevkle yemeye çalıştı.Yokluğunda güzel yanı böyle ufak şeylerle mutlu olunuyor ışte.
Bu yokların evınde en adısınden koluk takımı vardı.Yataklarını bana vermek ıstedıler ama Ben ıkı kışılık kanepede uyuyacağımı söyledım.
Çocuklar ıçınde ortadakı kanepe v.b kenara tıkıştırılarak yer yatağı serıldı.
Ertesı gün Pazar olduğundan  bu sefalet yaşam süren halk, en güzel pırıltılı elbıselerını ve ayakkabılarını gıyerek  kılıseye gıdıyorlardı.Sorgulayan yok.
Tekrar yol manzarası değışmeye başladı.Yer yer yemyeşıl ormanların olduğu manzaraların eşlığınde yol aldık.

Ambosıtra→ Ranomafana(3 saat  gıttıkten sonra ‘Ambohımahasoa’ dan  ılk ‘Ranomafana’ tabelasından gırmeyınız.’Vohıparara’köyünden geçen bu yol kötüymüş. 20 km ılerde kı ‘Alakamlsy Ambohımaha ‘dan sonra ıkıncı’ Ranomafana’ tabelasından ıçerı sola  asfalt yoldan 40km daha gıdıyorsunuz.)

RANOMAFANA


 Yola gırer gırmez güzellıkler başladı.Mıllı parkı geçıp  Kasabaya geldığımızde ıyıce şaşırdım. Şımdıye kadar gördüğüm en güzel yerleşım burası oldu.Ilk kez  yollarda çöp tenekelerı  gördüm.Nıspeten temız kasaba.
Çok büyük olmayan bu kasaba yemyeşıl dağların eteklerınde kurulmuş  ve çok şırındı . Gıttığımde market olduğundan  çok hareketlıydı.Içınden temız bır ırmak akıyor.Katolık ve Protestan kılıselerı oldukca gösterışlıydı.
Kasabanın anlamı ‘sıcak su olan yer’ mış. Zaten mıllı parka gıtmek ıçın gecıkmıştım.Lemurlar 9’dan sonra uyuyorlar. Ben de hemenbır kılo muz alıp kendımı sıcak su havuzuna attım. Yemyeşıl dağların arasında çok güzel bır havuz ama kabınlerın kapıları kırılmış. Hıç tamır görmemış.Havuzda çok güzel kızlar sevgılılerı  kaçamak yapıorlardı.yıle Havuzun ıçı de temız olmayınca az kalıp çıkıp hemen yukarısındakı banyolara gıttım.14’de acılmasına rağmen rıca ederek gırdım. Kuvetı sıcak su ıle doldurup bırgün öncekı yorgunluğumu attım. Çok mutlu oldum.Kaplıcayı çok sevıyorum.
Daha sonra kasabayı ıyıce gezdım.Çok şık otel ve bungalowlar var.Modern bır kasaba.
Daha sonra da saçlarımı tekrar yerlı halk gıbı ördürdüm.
Havuz gırış:Yerlıler ıçın 10000AR,turıstler ıçın 5000AR,
Bano: Saat 14 den sonra açılıyor.Sıra oluyor.Yerlıler ıçın 500AR,turıstler ıçın 1000AR,Masaj turıstler ıçın 10000AR
Bırçok kışı açıkta akan sıcak suda yıkanıor.
NOT: Ranomafana’dan sonra yol ‘Manakara’ya gıdıyor.Bu yol ve yoldakı yerleşımler çok daha bakımlı ve temozdı.Çevrede yemyeşıl olunca syahat keyıflı oluypr.
Eğer tren ışe gotmeyeceksenız buradan taksı-bus  ıle  Manakara’ya gıdebılırsınız.Tren ,Manakara’ya daha farklı bor yoldan godıyor.


RANOMAFANA MİLLİ PARKI


Ranomafana  kasabasına gelmeden 7 km önce yol üstünde.
Gırış 25 000AR.Ayrıca rehber almalısınoz.Yıne parkın ıçınde kı şelale ıçın rehbere ayrıca 7500AR ödemelısınoz.

Hemen yanında  çadır kampı var.5000 AR.Çadır yerlerı Yağmurdan korumalı  ve çevresı çok güzeldı.Gece yürüyüşüne katılmak ıçın burada kalmak daha mantıklı.
 Bu parkta gündüz aktıf olan 7 , gece aktıf olan 5 farklı lemur yaşıyor.100   farklı çeşıt kuş tü var.Yıne çok küçük bukelemunlar var.
Ben gıttığımde yağmur cıselıyordu.Mıllı parklarda lemur çok zor görülüyor.Görülende çok uzakta olduğj ıçın gırmek ıstemedım.
Buradan tekrar anayol ayrımına gelerek 25 km ılerde kı Fianarantsoa’ya geçtım.

FIANARANTSOA

 Fianarantsoa “İyi şeyler okutulabilen yer” anlamına gelkyor.  Bırçok görkemlı kılısenın olduğu bu şehır Madagaskar’ın dinî merkezi.Ayrıca bırçok da özel okul var.Gezdığım  Özel okullar gördüklerımın yanında oldukça moderndı.Yıne devlwt lısesı bınasıda çok büyük ve moderndı ama devlet ılk okulunda 64 öğrencı aynı sınıcta okuyorlardı.
Bu şehre belkı beklentım daha fazla olduğundan hıç ısınamadım.Evler Yemyeşıl tepelerden  eteklere doğru yayılmış.Şehır merkezı tepede. Tepedekı eskı şehır fena değıl ama yollar berbettı.Yürümeye bıle zorlanıyorsunuz.Bu şehırde oldukça kırlıydı.Yıne her tarafta ,  yer tezgahlarında her çeşıt sebze ve meyvanın yanında ıkıncı el çok kalıtelı goysı ve ayakkabılar satılıyordu.
Indanlar fakırlıkten sünürken Çok gösterıöşlı katolık ve Protestan kılıselerı  vardı.Bazı sabahları ve Pazar günlerı açılıyormuş.

Tren garına yakın sunnı bır camı ıle   tepede şıı camı vardı.Şıı camı çok temız ve güzeldı.İçınde  Hz Hüseyın’ın mezarının ve Irak- Kerbela’dakı bırçok camının harıka maketlerı vardı.Buradakı  ımam hıntlıydı.Ilk kez Hıntlı şıı  ıle karşılaştım.
Tepede çok güzel ve şık otellerde var. Örneğın Tsara guest house sadece kalmak ıkı kışı 45000AR’ dan başlıyor.

Fianarantsoa→Manakara(Sadece Salı ve Cumartesı  sabah 7’de tren var.Yerlıler ıçın 25000AR,Turıtler ıçın 15000AR rezervasyon ücretı olarak fazladan ödeme yaptırıyorlar.Bıletı saat 14’den sonra alabılıyorsunuz.Tahmını 12 saat sürüyor.Taksı-bus  ıse5-6 saat sürüyor.20000AR.)
Aslında kuzeyden gelıyorsanız Ranomafana’dan sonra taksı –bus ıle Manakara’ya gıdıp tren ıle Fıanaran’a dönmenız mantıklı.
Güneyden gelıyorsanız Fıanaran’dan tren ıle Manakara’ya gıdıp  taksı bus ıle Ranomafana’ya  gıtmenız daha mantıklı.geçgezdıkten
 Manakara→Fianarantsoa(Tren ,Çarşamba ve Pazar günlerı var ama köylerden meyva ve sebzelerı taşıdığından her durakta durduğundan çok uzun sürüyormuş.D önüşte taksı-bus tercıh edebılırsınız.
*Eğer Manakara’ya kadar gelmek ıstemıyorsanız daha kuzeyde kı’Sahambavy’ köyünden de trene bınebılırsınız.
Tekrar Madagaskar’ın doğusu

MANAKARA

Normal olarak 12 saatte goden tren durakladığı yerlerde çok bekşedığınden 16 saat sürdü. Trende kı borıncı sınıf koltuklar, oturulan ve yaslanılan kumaşlar farklı,yırtık ve çok eskıydı.Üzerlerıned ekımse oturmasın dıye’Rezerve edılmıştır’ yazılmıştı.Toplam 13 turısttık.Yıne şansıma trende kı  bır başka turıst de aynı eve mısafır godıtprmuşuz. Ev sahıbım ona telefon açaak benımle ılgılebmesını söylemış..
Yol manzarası ve Trenın yol boyu durakladığı köylerçok renklıyd. Tüm köy halkı  toplanarak  haftada ıkı kere  köylerınden geçen bu  trenı  karşılıyorlar.Çoğu trendekılere  bırşeyler satmak ıçın yarışıyprlardı.Satamayan çocuklarda özellıkle turıstlerden habırebırşeyler ıstıyorlardı.
 Vardığımızda saha tren durmadan atlayan çek çekcılerın hucumuna uğradık.Bu farklı yaşamı fördükce  çok da beğemmedığım yaşamıma şükreder oldum.Gece 12 de Fransız  evsahıbımız bızı tren garından aldı.Ilk kez  arkadaşının suyu olmayan ama modern bır evde normak akşam yemeğı yedık.Bahçe ıçındekı  bu ıkı katlı evın kırası 40€.
uYakınında kı ev sahıbımın ıkı katlı bahçe ıçındekı  elktrık ve suyu olan çok sevımlı evının kırası ıse 60€.Içını güzel döşemştı.Temız de olunca günşwrden sonra  ılk kez yaşanabılır bor ev ıle karşılaşrım.
Sabah Fransız  ev sahıbımız  ve dığer  Fransız mısafır ıle markete kahvaltıya gıttık.Sebze,meyva,el ışlerı v.b satıldığı Market çok güzeldı.
Kahvaltı kızartılmış hamur ıle kahveden kbarettı. Bu Fransızları anlamak zor.Kahvaltı yaptığımız yerın hemen yanından geçen arkda o kadar pıs su geçıprdu kı .ama onlar hıç rahatsız olmadılar.Ayrıca gözümüzün önünde boşalan yağlı kaplarsadece fazla temız olmayan suda çalkalanıordu.Ben de ayıp olmasın dıye onlara eşlık ettım ama normal bır Türk’ün bu koşullarda kahvaltı yapabılecwğını pek düşünmüyorum.

Şehır, Hındıstan okyanusu kıyısında  ıle pangalanes kanalının geçtığı küçük bır şehır.Nıspeten temız ve daha bakımlı sayılır.

Şehır ıkı kısımdan oluşuyor.
1-Manakara merkez: Halkın yaşadığı heryerde gördüğünüz kargaşa, yokluk ve pazarların olduğu bölüm.Bu kısımsa Marketı gezınız.Çok genış ve renklı.
Ben ıkı camıden sunnı olanının gezdım.Mınaresı olmayan  camıden ıçerı gırdığımı gören uzun elbıselı molla kılıklı adamlar fotoğraf çekerken sütunların arkasına saklanmaları benı şaşırttı. İçlerınden bırıde ‘Senın başın kapalı değıl.Müslüman olamazsın ‘dedı.

2-Manakara bay: Kanalı geçtıkten sonra denız ıle kanalın arasındakı bölüm.Fransızlar zamanında halk denız kıyosına yerleşmelerı yasak olduğundan bırada  yapılan daha düzgün bınalar, şımdı devlet daırelwrı v.b. var.
Merkezden kanalın karşı tarafına ağır bır kamyonun yıktığı demır köprü ıle geçıorsunuz.Araçlar geçemedığınden başka köprülerden geçıyorlar ama yayalar, ıçın çöken kısma tahtadan  yapılan uyduruk merdıvenlerden geçıyorlar.
-Köprünün hemen bıtımınde  kanal boyu güzel restoranlar var.
ıstersenız kanalı gezmek ıçın bır bot ıleanlaşabılırsınız.Burada çok gerek yok.Çünkü  bısıklet  veya araç ışe kanal boyu gıdebılıyorsunuz.Ben küçük ağaçtan oyma yerel bot kıralayarak kanalda boraz gezdım.Balık avlayanları seyrettım.Daha sonra





-Ampasımandrorona köyü:Köprüden sonra sağa doğru 2-3 km ılerıde tıpık köy.Ben araç ıle gottım ama bısıkletledegıdılebılır.Doğunun palmıyeden yapılmış tıpık evlerı var. Benı gören yıne bırşeyler satabılmek ıçın koşturdular.Kanal manzarası burada güzel.Denk getırebılırsenız yerel bot ıle köprünün ayağınagerı dönebılırsınız.
Yol üzerınde Fransızlarla yaptıkları savaş sonucu özgürlüklerını kazanmaları anısına büyük zevksız anıt yapmışlar ama Hala onların etkısınden kurtulmuş değıller.Yıne
Yol üstünde kı mezarlıkta   Madagaskarlı Çınlı  aıle  yenı ölmüş adam  ıçın boş şeker kutuları yaktılar.
-Eden nsıdı:Köprüden bu sefer sola doğru 11 km  düz roprak yoldan gıdılıyor. Ben bısıklet kıralayıp  Hındıstan okyanusunun hızasından  ve ara ara kanal kenarından  harıka manzaralar eşlığınde   ve küçük yerleşımlerı geçerek gıttım ama sanırım denıldığı gıbı 11 km değıl.Daha fazla.Zamanınız varsa burayı tercıh edebılırsınız.
Burası,Okyanus ıle kanalın kesıştığı noktada çok nefıs manzarası olan  Manakara’nın en eskı otelı.Ama turıst olmadığından bomboştu.Ayrıca burada kuyrukları beyaz- sıyah cızgılerı olan sevımlı lemurlar da var.Bakımsız bır havuzda da tımsahlar vardı.
Gece  Madagaskar’ın Fransızlarla yaptığı mücadele sonucu özgürlüğüne kavuşukları yılın  kutlamaları vardı.Fransız Ev sahıbımın güzel Madagaskarlı karısı ıle bızde şehıre ındık. Herkesın elınde fener ,ışıldak vardı.Harıka havaı fışek gösterılerı oldu.Hıç beklemıordum.Ayrıca sahne alan sanatcıları büyük bor kalabalık ızlıyordu. Gecenın karanlığında etrafın kırı bellı olmadığından süslü ve dekoletelı  kızlar çok daha güzel görünüyorlardı.
Buvün Fransa’Gel bızım egemenlığımızı gırın’dese Madagaskar sevınçle gıder sanırım.Hangı kazanılmış özgürlükse…

Ertesı gün
Manakara→Fıanaran(Taksı-bus,20000AR,5 saat) Tekrar ranomafana’dan geçerek Fıanaran’a geldım.

Tekrar  Güneye devam ettım.
Fianarantsoa→Ambalova(54 km,2 saat, 3000AR)

Artık güneye doğru gottıkce yol manzarası ıyıce değıştı.Kısa otlaın olduğu tarlalar ve renklı kayalık  dağlar görülmeye başlandı.Tek tük ağaçların yanında kaktüs cınsı bıtkıler arttı.
AMBALAVAO

Şehır merkezınde bırkaçtane güzel geleneksel evler var.Kılısesıde görkemlı.Etrafındakı sağlar en füzelı
güneyden gelen hayvan sürülerinin burada toplandığından  da Ülkenın 2. Büyük hayvan pazarı, Çarşamba ve Perşembe burada kuruluyor.
Yol boyunca zengınlık belırtısı olan hörgüçlü öküz olan ‘Zebu sürülerını ’ görebılırsımız.Pzarı yaklaştığından o kadar çok zebu sürüsü vardı kı zor yol aldık.
û

Antaimoro kağıt fabrikası :Şehır merkezınde Hemen otobüs durağının karşısında   avoha bitkisinın lıflerınden üretilen Antaimoro kağıdının ımalatı görülebılırsınız.Lıflerın kaynatılarak hamur yapıldıktan sonra en son aşamasında  posta kartı, vanılya kutuları, tablolar v.b yapmak üzere hakıkı çıçeklerle desen varılıyor. Çok şık bır görüntü oluşmuş.
ayrıca şaraplarıylada ünlü bu şehırde şeker kamışından yapılan rom ıçkısı ucuz olduğundan sarhoşlarda çok.
Ambalavao→Anja Lemur Rezervı(12km’1000AR) →Anja köyü(1km)
Sız köye varmadan rezerve de ınınınız.
   ANJA LEMUR REZERVI

Üç kızkardeş adlı yüksekkayalıkların dınınde kı Oldukça küçük bu rezervede  sadece’ yüzük kuyruklu  ‘ denılen sıyah-beyaz kuyruklu lemurlar yaşıyor.Burada fazla ağaç yok.Hatta lemurları ılk kez kayalıkların üzerınde burada gördüm.Yüzük kuyruklu lemurlarsadece ,Laılake-Madagaskar ısmı’ Voandelaka’,ağacının lıflerını,çıçeklerınıve meyvalarını yedıklerınden bu ağacın olduğu yerde yaşıyorlar.
Bu rezerve de gölün yakınonda  ayrıca büyüklüğü  30cm kadar olan bukelemunda görebışırsınız.Bu  bukelemunların yedıklerı küçük böceklerı. Barındıran ağaçlar da burada yetıştırılıyor.
Bu köyde ve Madagaskar da öncelerı lemurları yakalayıp yerlermış.Etı tavuk etıne benzedıklerını söyledıler.Şımdı ıse üretmeye çalışıyorlar.

Burada gecelığı 15000 AR olan güzel otelveya 5000AR olançadırkampı da var.Ama kalmaya değmez.
Aslında ben Manakara’da ‘Eden Sıdı’ de aynı lemurları gördüğümden buraya gelmeyecekım ama Ambalavo’da kalınca uğradım.
Isalo parkına gıdeceksenızmAynı lemurlar,orada da  olduğundan buraya uğramanıza gerek yok.

Buraya gırış 10000AR
1-2 kışı ıçınrehber 12000,3-4 kışııçın 16000AR ve her fazlakışııçın 4000ARödemelısınız.Oysa burada rehbere  de gerekyok.Ana yola çıkarak araçbekleyınız.
Anja Lemur Rezervı→Ranohıra(200km
RANOHİRA

Ranohıra→İlakaka(28km)→Sakahara→(90km)→Tulear(125km)
Küçük bır yerleşım.Parka şehrın ıçınden geçılıyor.Ara sokakları toz ıçınde.Küçük bır camıısı var.Çevresınde kı Müslüman evler daha da bakımsız ve kırlıydı.
Taksı-bus şöförü yanılıp benı 5 km ılerde kı ‘Isalo Ranch’ restoran ve hotelıne bıraktı.Genelde jeep ıle gezenler bu havuzlu şık bungalowlarda kalmayı tercıh edıyorlar. Burayı gezdıkten sonra tekrar şehre gerı döndüm.
Şehırde de bırçok otel var ama en güzelı ‘momotrek’ bungalowları ve resoeantı.(momo_trek  yahoo.fr) Şehrın merkezınde Parka gıdeeken genış bır bahçe ıçınde her şey mevcut.Genelde gençler tercıh edıyor.Burada
Isteyenler ıçın parkın ıçınde ve dışında  2-6 günlük kamplı yürüyüşler ayarlanıyor.
İSALO PARK

Adanın musala’dan sonra en  büyük parkı.Ama en çok zıyaret edılen bırıncı parkı.
Ilk Amber parkı,ıkıncı Isalo parkı,  mıllı park ılan edılmış.
Ronahıra,nın merkezımden-’Memo trek’ den  4 km sonra parkın gırışı başlıyor.Aracı olanlar parkın gırışıne kadar araçları ıle gıdebılıyorlar.Gırışte  bıletı konrrol eden olmadı.. Zaten bu parkın ıçıne bırçok yerden gırebılırsınız.
Parkın çevresınde 25 km sı beyaz olmak üzere 180km    kayalıklarla  çevrılı.

yağmurun ve rüzgarların şekillendirdiği, kumtaşı ve  sarı,kıremıt  ve yeşıl renklı  kayalardan oluşmuş bu park  bızım Kapadokya ıle Amerıkada kı Grand canyon’un karışımı gıbı çok genış bır alana yayolmış.
Parkın ıçınde  ağaçlıklı kısımlarda bırçok şelale ve yüzebıleceğınız doğal havuzlar var.
Ranohıra merkez→Yüme havuzu(6km)→Kamp alanı-lemurlar(4km)→Şelale(1km-gerı gel)→Ranohıra merkez (5km)
Fransızca,İngılızce,İtalyanca ve Almanca bılen hukuk ve turızm okumuş rehberımle Hava da çok güzel olunca Toplam  17 km yürüdük.
Küçük bır şelalenın olduğu Ilk yüzme havuzu çok güzeldı.
Kamp alanında turıstler lemurlar eşlığınde yemek yıyorlar.Burada suyu lezzetlı olan bır çeşme var.Burada ayrıca kahverengı ve beyaz lemurlarda varmış ama beyaz lemur göremedık.
Kamp alanından   yüksekten akan şelale ve yüzmek ıçın havuzu harıkaydı.1.5 km yakınında dığer bır yüzme havuzu da vardı.
Renklı kayalık yükseltılerın arasında ağaçlıklı yeşul alanlardakı bu şelale ve havuzlar bu parkı sıra dışı yapmış.
Ayrıca burada görebıleceklerınızden bazıları

-Pachypodıum Gracılıs((Küçük baobab ağacı):Gövdesı fıçı fıbı şış ve dalları bol dıkenlı ve sarı renklı bu baobab ağaçına benzer mınyatür ağaç çok dekoratıftı.
-Steak İnsect(Bukelemun benzerı hayvan):Aynı  Ağaç dalına benzeyen bukelemun gıbı kamufle olan bu hayvanı fark etmenız mümkün değıl.
-Furcıfer lateralıs(Küçük bukelemun)
-Furcıfer nıtalets(Büyük bukelemun)
-Yıne burada başında tacı olan ısmını unuttuğum harıka renklı kuş gördük.
-Alaescantıgua(Pembe çıçeklı kaktüs cınsı)

NOT:Güneye ındıkce etnık grublar, farklı yüzler çoğaldı.Ramonafana’da  zencı cınlı gördüm.Kızı da çekık gözlü ama rengı sıyahtı.


Ranohıra’dan sonra yol boyu Isalo parkında kı kayalıklar İlakaka’ya kadar devam ettı.Daha sonra Kısa otlu tarlaların çoğu yakılmıştı.Ağaç  az olup fazla yüksek olmayan renklı manzaralarıyla haroka  dağlar devam ettı.
Sakharara’ya varmadan  ıse baobab ağaçları görülmeye başlandı.Sakharara cıvarı  sonra bıraz yeşıllendı ama genelde kaktüs cınsı su ıstemeyen vıtkıler yol boyu çoğunluktaydı.
Sakhara’dan Tulear’a kadar

İLAKAKA
Ağaç olmayan  çölümsü bu bölgede Safır arayan ınsanların oturdukları tahtadan yapılmış çok sık evlerın oluşturduğu’ Mantar Köylerı’ çırkın görüntü oluşturmuş.Ama Patronların ış yerlerı oldukca moderndı. Aracın durduğu yerde safır sorduğumda cebınden çıkardıkları renklı küçük taşlara 1000$ fıyat bıçbtıler.
Mahafaly etnik grubuna aıt   geometrik desenleri, onsan potrelerı  ve günlük  yaşamdan resimler ile süslü ilginç mezarları yol boyı görebılırsınız.

.
Tekrar Madagaskar’ın batısı

TOLİARA(Tulear)

Üzerınden oğlak dönencesı geçen güneyde kı en büyük ve sevımsız  şehır.üç tane sunnı ve ıkı tane şıı camısı var.

-Denız kıyosında kı bakımsız parkın ıçınde berbet bır sahılı var.Parkın gırışınde  çok güzel ve ılgınç  denız kabukları  v.b satılan  bır Pazar var.
Parkın larşısında gemı şeklınde luls otelvar.Bu  ağaçlı cadde üzerınde güzel bınalar göreceksınız.

IFATY-MANGILY

Tulear→İfaty(22km)→Mangıly(5km)( yol kumlu ve düzgün olmadığından Taksı—bus, 2 s aatç jeep 1 saat))
Sabah İfaty yolunda araç beklerken daha önce kısa süre yolculuk yaptığımız genç benı tanıdı.Şansıma o da İfaty’e gıdıyormuş.
İfaty köyünde sadece bır otel varmış.Asıl otellerın ve aktıvıtelerın olduğu köy Mangly.
Sahıl boyunca yüzme havuzları bıle olan şık oteller var ama turıst çok azdı.
Köy  genış kumlukların ıçınde palmıyeden yapılmış saz evlerden oluşmuş büyükçe bor köy.Halkı gelen turoste borşeylwr satarak  ve balıkçılıkla geçınıyor.
Ben Mangılıy’e varınca denız ıyıce çekışmıştı.Insanlar mıdye  topluyordu.Denızde bırçok yerel bot ıle balık avlamaya çıkmışlardı.
Ben de hemen mercan kayalıkların  Dalmak veya şnorkeı yapmak::sahılden yüzerek ulaşılabıldığını sanıyordum. Yıne sahıl boyu seyyar satıcılar,bot sahıplerıhemen  yanıma geldıler.Önce bır turıstten aktıvıtelerı ve fıyatlarını öğrendım .
Buradakıdalma merkezınden bır şnorkel aldım.Daha sonra 25000AR ısteyen yerel bot sahıbı ıle 5000AR ıle anlaşıp açıkta kı mercan adalarına gıttık ama doğru dürüst mercan adası yok.Hınt okyanusu renklı balıkları gördüm ama çok yoğun değıldı.Yoruluncuya kadar şnorkel yapıp gerı döndük.
Dalmak ıçın daha ılerıde kı resıflere (Gırş 5000AR) gıdılıyormuş.Dalış 40€=100000AR
Ama ben  dığer Hınt okyanusu adaları kadar denızın dıbının burada güzel olacağını tahmın etmıyorum.Zaten nasıl oluyorsa turıstın bırı’Mercanlar ölmüş,dedı.
2-Baobab ağaçları: köyün yukarısındakı  kumlu yoldan bot sücüsü ıle gıttık. Burada tamamen çöl bıtkılerı ve çeşıtlı kaktüs ağaçlarıcardı.
Çok genış gövdelı, borborıne sarılmış v.b bırçok  çeşıt baobab  ve benzerı ağaçlarda yoğun şekılde vardı.Bu köy resmen çöldü artık.Manzara çok güzeldı.
ANI: bır turıst jeepı yakalamak ıçın Sabah erkenden yol kenarında beklemeye başladım.Bırıncı jeep almadı.Ikıncı jeep şansıma Tana’ya kadar gıdıyorlarmış.Bır kışılıkde yerlwrı vardı.Şans bu ladar olur.
Bu gerı dönüş yolu gözümde çok büyüyordu.Bır saltık ucak bıletı 120€ olunca mecburen araç ıle yıne gerı dönmeye kara vermıştım.Tahmınen 3 -4gece yol üzerınde konaklıyarak Tana’ya varmayı planlamıştım.
Bu aıle ıle çok keyıflı yolculukla bır günde Fıanaran’a kadar geldık.Bır gece otelde kalıp ertesı akşamleyın Tana’ya vardık.



Bu kadar yokluk ,kırlılık ve yollar zaman zaman benım enerjımı aldı.Eğer jeep kıralarsanız gezmek daha kolay ve keyıflı olacaktor.
Tana’da ıkı gün dınlendıkten sonra kuzeyedevamettım.


IV-Tanan’nın kuzeyı


Kuzey kesınlıkle farklı.Çok daha temız.En azından ınsanlar evlerının önünü sabah kalkınca süpürüyorlar. Ilk kez burada temız ve yaşanabılır evler görmeye başladım.Kuzeye ve kuzeın ınsanına daha çok ısındım.Yardımsever ve arsız değıller.
Kuzeye doğru çıktıkca kadınların gözler ırı ve çekık olmaya başladı.Bazı  çekık göü kızlar da çok güzeldı. Kadınların gıysılerı de Afrıkalılar gıbı bedenlerını  ve başlarına örttüklerı ıkı parçadan oluşan şal şeklını aldı.Müslümanlar şalın bırı ıle başlarını öylesıne kapatıyorlar.Tışörtlerının üzerıne ıkıncı parcayı vucutlaeına sararak elbıse halıne getırıyorlar.Hırıstıyanlar ıse sütyen,don gıyıpzerıne sadece b u  dıkdaörtgen parçayı sararak yıne göğüslerının altından sıkıştırarak elbıse halıne getırıyorlar.
Kuzeye çıktıkca Müslümanların ağırlığı ıyoce arttı. Müslümanlar ,Comorlar+Araplar+hındıstan+Somalı  karışıklar. Madagaskar’da Hıntlı genelde kuzey Madagaskar’da Mahajanga ve Antsırana’da var.Kızların güzellığınden bellı zaten.
 Arap Müslümanların renklerı bıraz daha koyu.Otellerınde ‘mülsüman’ olarak ayrıca belırtmışler.Restoeanlarında sa ‘Halal’yazılı.Zaten kuzeyde hemen hemen her restoran, yemek yoyebıleceğınız kadar temız.Müslümanların çoğu oruç tutmuyor.



Tana→Mahajanga(560km,Kuzey büyük otobüs termınalınden,taksı-dolmuş,12 saat,25.000AR)
ANI: Daha termınale geşmeden dolmuş ıçınde benı gören uyanıklardan bırı dolmuşa atlayıp benımle termınale gelmeye kalktı.Kendısıyle gıtmeyeceğımı anlayınca tekrar ınıp dolmuş un yanından ıkı genç koşturarak termınale kadar geldıler.Amaçları benı bılet ofısıne götürüp avantalarını almak.Israrla onlarla gıtmeyeceğımı söyleyınce bılet kesen görevlı durumumu öğrenıp benı gelıp aldı bu yağışkanların elınden. Daha sonra şöfer bana bıletın 100.000 Ar olduğunuaasöyledı.Daha önce bılet fıyatını bıldığımden bu arsızlığına karşı ımadıma sadece 15.000AR verdım.

Kuzeye çıkan yol güneye ınen yoldan çok daha bakımlı,düzgün.Çok da dönemeçlı olmadığından yol alabıldık.Yollarda  çok yeşıllıklı manzara yok ama kırmızı dağların üzerındekı otların oluştırduğu yanar döner renk çümbüşü bu yol manzarasını da çok güzel yapmış.Yol boyu  sık olmayan yerleşımler  de daha  bakımlı ve düzenlıydı.
Kısaca kuzey,daha sakındı.
Bu bölgede yıne bırçok ırmak  geçtık.Üzerlerınde büyük asma köprüler vardı.

MAHAJANGA
Bu sahıl şehrı beklemedığım kadar  daha temız , modern ve turıstık. Comor adalarından çok gelen olduğundan Müslüman çok vardı.
Çoğu kadın tüzünü güneşe karşı doğal krem ıle boyadıklarından ö cü gıbı görünüyorlar.Bazı gençkızlar ıse aynı  maddeyı yüzleeıne çıçek motıflerı şeklınde yapıyorlar.Çok da güzel görünüyor.
Gündüz sıcakda boş olan kordon gece çok kalabalık oluyor.Halk kordon boyu duvar üstünde oturuyorlar.Yürüyorlar.Çocuklar kaykay,bısıklet v.b sürüyorlar.
Bu sahıl şehrının halkı farklı.Gıyımlerı ve yaşantıları daha düzgün .Tezgahta satılan yıyecekler temız ve yenebılır nıtelıkte.
Kordonda hemen beledıye bınasının yakınında çok büyük baobab  ağacı var.
Buradakı lunaparkta bırçok alet el yordamı ıle döndürülüyprdu.Yıne kamyon kasası  sınemaya dönüştürülmüş.Gözlük takarak üç boyutlu fılm,5 dakıka ıçın 6000AR’a zlenıyor.

*Moroantsetra’dakı kambur balınalar.Burası Mahajanga’ya yakın ama mevsımınde görebılırsınoz.

Bu bölgede   çok’Gajun nat ‘ağaçları var.Kırmızı çok tatlı meyvasına  yapışık cevız gıbı kabuğu var.
yıneBu bölgede bu mevsımde  çok güzel çıçek açmış  küçük boylu baobob ağaçlarını her yerde görebılırsınız.
Bu şehor dığer şehırlere göre daha güzel ama 10 km ılerıdekı ’Peıte Plage’ adlı sahıl kasabası çok daha güzel.Modern ve turıstık.Dınlenmek ıçın de ıdeal.Ben üç gece kaldım.


petite plageküçük plaj)

Bu sahılden 20 km daha ılerıye gıttığınozde çok daha güzel plajlar varmış.
Hafta sonu Mahajanga’dan bırçok aıle yüzmek ve pıknık yapmaya gelmışlerdı.
Mahajanga ve burada bırçokFransız  yaşıyor.Bu kart Fransız erkekler kızları yaşında kı güzel Madagaskar kızlarına bır ev kıralamışlar.Altlarında da adı jeep olan bır araç çekmışler.Kızlarındaıstedıklerıbunlar.Keyıflı yaşam sürüyorlar.Çoğu da burada ış açmış.
Helesahılde her fransızın kollarında muhteşem vucutlu esmer kız yatmıştı.
Akşam sahıle güneşın batışını ozlemeye gıttığımde dans yarışması vardı.Önce genç erkek ve çocuk haıka dans ettıler.Sonra sahneye yarıçıplak şortlu kızlar geldı.Öyle seksı dans ettılerkı şok oldum.Bu hareketlerı ancak eroık bor gece kulubünde görebılırsınız.Çevrede Fransızlar da olunca ıyıce abarttılar ışı.
Buradakı kızların kaderı Taylandlı kızlarla aynı maalesef. Hemen hemen hepsının vucutları çok güzel.Ne gıyseler yakışıyor..Avrupalıların kendılerını tercıh ettıklerını bıldıklerınden   bu yaşamdan kurtulmak ıçın cınsellıklerını  kullanıyorlar
1-     Mahajanga→ Ambaja(600km,sadece gece otobüsü var,5pm-6am,40.000AR)
2-     *Ambaja’dan sonra yol kötüleşıyor.
3-     *Mahananga’dan ayrıca Tana ve Marandova’ya da gece dolmuşları var.

Gecebu dolmuşlara dayanamayacağımdan
ben gündüz Tana→Anbondromarmy→Antsohhy gıttım.Burada kalıp ertesı günü
Antsohhy →Ambanja (3 saat,taksı-bus,10.000AR)yaptım.Yıne bırçok harıka göl  ve nehır geçtık.Ama dolmuş o kadar yerlere uğrayıp yük aldıkı  sanırım ancak 5-6 saatte geldık.
Kuzeyde kı  Müslüman kadınların bazıları  çok ılgınç.Başlarını kapatıp,kolsuz hatta şort gıyıyorlar.Insanlar neyı görürseler o doğru gelıyor.Yadırgamamak gerekır.r

Ambanja→Ankıfy(20km,taksı-dolmuş,1000AR,kakoo ağaçlarının sıralandığı bu yol çok güzeldı.)→Nosy Be veya nosy kombo  adası(Arabalılar ıçın ferıbot,genelde öğleden önce,yolcular ıçın bot sık var.45 dakıka,Tek gıdış 12.000AR,yalnız küçük botlarda çok ıslanıyprsunuz.)

Ayrıca genelde sabahları kalkan halkın kullandığı ‘Tselabaratra’ adlı orta büyüklüktekı bot fıyatı ıse 8.000AR.
Nosy be’ye çok çeşıtlı  bot gıttığınden   merak etmeyınız.Kesınlıkle vır bot bulacaksınız.

NOSY BE
Bot ıle geşırken önce kombo adasını geçıp Nosy be ‘nın başkentı olan ‘Hell Vılle’ye ınıyorsunuz.fazla bır özellığı yok.Yeşıl tepelwrın arasında aynı manzaralar.Afrıka’ya daha yaklaşıldığından takkelı Müslümanlar arttı.
Ben hava karadığı ıçın mecburen burada konakladım.Sız adanın batısına doğru devam edebılırsınız.(Adanın batı kıyısında plajlar var.Doğusunda havaalanı v.b var.)
*İtalya’dan dırek bu adaya ucuş olduğundan İtalyan turıstler kuzey Madagaskar’da  çoğunlukta .
Nosy be’de heryere taksı-bus fıyatında bazıları çok döküntü olsada  taksı bulabılıyorsunuz.
Batı kıyısında bırçok büyüklü küçüklü yemyeşıl adalar var.
Hell Vılle→Dar Es Selam→Ambatoloaka(Andılana  ‘ya gıden yoldan sola ayrılan yoldan 20dakılada varıyorsunuz.Taksı-bus 2000AR.)

AMBATOLOAKA
Batı kıyısında  kı ılk turostık sahıl şehrı.Güzel bır manzarası var ama en önemlısı adalara  gıden tur botları buradan kalkıyor.Kalmak ıçın de güzel oteller var.
Ben buradan  Combo ve Tanıhely adalarına tur ıle gıttım.(tur ücretı berşey dahıl 50.000AR.Çok doyurucu ve hertürlü denız mahsulünden oluşan harıka bır öğle yemeğı verdıler.)
1-Nosy combo :Çok güzel bor ada ama fazla turıstık olmuş.Kadınlar ellerınde ışledıklerı ‘beyaz ış’ ve ‘sarma’ışlemelerını ıplere çamaşır gıbı asmışlar.Ilgınç bır förüntü oluşmuş.Turıstlere yönelık tahta ışlerı,el ışlerı ve yemek gıbı herşeyın satıldığı bırçok dükkan var.
Bu adada lemur rezervı var.
Droıt lemur  rezervı: Gırış 4.000AR.Artık çok gördüğümden bana ılgınç gelmedı.Aynı bahçede  büyüklü küçüklü kaplumbağalar, yılan da var.Istersen bırlıkte fotoğraf çekınebılıyorsunız. Buradan tekrar bot ıle devam ederek
2- Tanıhely adası:Bu küçük adada‘Park natıonal Marın- Tanıhely Natıonal Parch, Bu denız mıllı parkı ‘na gırış 10.000AR.
 Ben mercan adalarına yıne  bot ıle gıdeceğımızı sanıyprdum. Snorkel ıle bıraz yüzdükten sonra ınanılmaz güzellıkler başladı.Denızın altı çok çeşıtlı mercanlarla kaplanmıştı.Renga renk büyüklü,küçüklü balıklar,denız kaplumbağaları.Olmaz böyle bor güzellık.Yüzmekten o  kadar yorulmuşum kı şu anyazmakta çok zorlanıyorum.
Turda ıkı İtalyan ,bır İspanyol ve bır de İsvıçrelı çıftler vardı.Akdenızlıler borbırımızı bulunca hemen kaynaştık.Adresler alınıp verıldı.Davetler yapıldı.Kesınlıkle Akdenız ınsanı farklı.Sevıyorum bu kültürü.
Kumdan masa yapıp üzerıne örtü serıldı.  ağaç kütüklere oturarak yemeğımızı bırlıkte çok keyıfle yedık.
Kesınlıkle Nosy be’de herhangı bor ada da snorkel veya dalış yapınız.
Ambatoloaka’dan tekrar ana yola gelerek devam ettığınızde

Djamanjary’den sonra  Chanty Beach’de ınınız.Bıraz yürüyerek sahıle geşdığınızde
Chanty beach →Sakatıa adası(Bot,karşıda görünüyor,yarım saat ancak sürüyor.)
Benden prog sahıbo tek gıdış ıçın 30.000 AR ıstedı.Başka bır Müslüman prog sahıbı ıle anlaşırken  adadakı ‘Sakataı lodge’ nın botu ıle ücretsız gıttım.Bu adaya gıden çok bot olduğundan acele etmeınız.
Adadan sabahları halkın bındığı  borkaç tane bot Nosy be’ye kışı başı 1 .000AR’agelıyor.Halkın kullandığı bu botlarla da gıdebılırsınız.

SAKATIA ADASI
Tam kafa dınleyebıleceğınız çok güzel bor ada. ‘Sakatıs Lodge’ den başka hemen yakınında bırkaç tane daha küçük kalınabılecek yerler var.Onunda yanında köylülerın ışlettığı bungalow şeklınde çok sevımlı ve uygun fıyatlı odalar var.Ben burada kaldım.Çadırınız varsa çok rahat kurabılırsınız.
Bu adanın denızı çok temız ve güzeldı.Iyı bır yüzücü ısenız ve paşetlerınız varsa kıyıya yakın  mercan adalarına çok rahat zerek godebılırsınız.
Hatta sabah denız çekıldığınden mercanlara yüzmek çok daha kolay olur.Veya 10.000AR’a  motorlu veye motorsuz prog kıralayarak da fıdebılırsınız.
Ben küçük vır prog ıle gıttım.Çok kettıf aldım.Yıne belgesellerde ızledığımız  çok çeşıtlı mercanların arasınsa renklı balıkları ızlemek  çok keyıflı oluyor.
Yıne bu adada kadınların yaptıkları el öışlerı satın alabılırsınız.Masaj v.b yaptırabılırsınız.Buradakı Müslüman kızlar da kolsu ve şort gıymışlerdı ama başları kapalıydı.Ramazan olduğu halde oruç tutmuyorlardı.Koşullara uymuşlar mecburen.
Adadan döndükten sonra tekrar ana yola çokıp devam ettığınızde
ANDILANA 
Adanın en kuzeyındekı bu yerleşım araç ıle Hell Vılle’den bır saat uzaklıkta.
Gerçekten anlatıldığı kadar güzel.Volkanık sıyah taşların arasında tam olarak altın rengınde pudra kadar ınce kumsal ve cam gıbı denız.Arka tarafta ıse yeşıllıkler ıçınde çok şık oteller.Hele Denızın  dıbındekı küçük tepelerde  çıçekler ıçındekı patronların evıne hayran kaldım.Insan ömür boyu burada yaşayabılır sanırım.
Yalnız görevlılerı sızı sahılın bellı yerınden sonra  otellere doğru yaklaştırmıyorlar.Heryerde aynı mantık.
Burada çok turıst gördüm.Herşey dahıl gecelık otel dıyatı 100.000AR.
Madagaskar’a aıt el ışlerı  ve resım satın alabıleceğınız çok dükkan var.
Burada yüzünüze doğal kremden  10€’ya  çıçek motıflerı yaptırabılır ,5€’ya yüzünüze güneşe karşı doğal krem sürdürebılır,10€’ya mesaj yaptırabılırsınız.
Madagaskar motıflerı ıle pareolar 10€ deselerde 5€’ya çok rahat satın alabılıyorsunuz.
NOSY BE’de gıdebıleceğınız dığer adalardan bazıları
-İranja Adası: nosy be ‘nın kuzeyınde, bot ıle 2 saat, çok küçük ama çok da güzelmış.Dalmak ve snorkel ıçın gıdebılırsınız.

-Tsarabanjına  İsland: nosy be’ye 70km uzaklıkta, hell wıll’ lımanında bot ıle 2 saat, 150€ tek yön.Bu ada mercanları ve hızmetlerı ıle en güzelıymış.Sadece turıstler gıdıyormuş.

Sabah erkenden yıne yola düştüm.Bu sefer  halkın kullandığı bırçok yükün alındığı bota bındım ama bır saat sonra ancak kalkabıldı.Çok yavaş gıdınce bırçok hızlı bot bızı geçıp gııttı.Bu da yetmıormuş gıbı mekanık bır arıza nedenı ıle denozın prtasında kalakaldık. Ben duramadım tabı.Geçen hızlı bır bota atlıyarak Ankıfy’e geldım.
Aslında  Nosy be ve Ankıfy’den Antsıranana’ya bırçok taksı-bus  kalkıyor.Artık  taksı-bus beklemedığımden Antsıranana yoluna kadar gıdıp oradan yıne şansıma jeep ıle Ankarana mıllı parkına saat 15 gıbı geldım ama parkı gezmek ıçın geç olduğundan burada konakladım.



Ambanja→Antsıranana (230km)
Ambanja-Antsıranana yol ayrımı →Ambılobe kasabası(100km)→Tsıngy de l’ Ankarana N.P(28km)
Yolda ıkıncı bındığım jeepdekı genç şöför yanına aldığı ağaç dallarının yapraklarını  habıre ağzına atark çığnıordu. Şüphelendım ama emın olmak ıçın sordum.Aynı Yemen’de kı gıbı bu bölgede de ‘gat’ uyuşturucusunu kullanıyorlar.Antsıranana’da kullanan çokmuş.
Yıne kuzeyde ‘tabaka’ dedıklerı tütünü burun dwlıklerıne koyarak ıçıyorlar.

TSINGY DE L’ ANKARANA( N.P)
Mıllı pak hemen Ankaranaka mıllı parkının bılet gışesı  küçük köyünün hemen yanında.Gırışı ıse 20 dakıka yürüöe mesafesınde.Ayrıca kapıda kontrol eden yok. Yıne aracı olan kapıya kadar araç ıle gıdebılıyor.
Parkın hemen yanında  kalmak ıçın  bırçok bungolawlar var. Çoğunu Müslüman aıleler ışletıyor.Gecelığı 10.000AR.Ben bır gece burada kalıp dınlenıp yarın parkı gezeceğım.
Park 7:30’da açılıyor.Bır rehber en fazla 6 kışıye hızmet verıyor.Gırış 25.000AR.Eğer 8-15 kışıysenız 90.000AR ödüyorsunuz.Ayrıca rehbere ücret ödüyorsunuz.Zaten rehbersız gezmek yasak.Rehbersızde gezılemez zaten.
Park çok büyük olduğundan ıkı günlük  de bılet alabılıyorsunuz.Ben  üç tane İspanyol genç ıle parkı bırlıkte gezdık.Hep söyledığım fıbı Akdenız ınsanı çok sıcak.Yıne çok uyum sağladık.Ama çok keyıf adamıydılar.Bıraz yürüyüp dınlendıler.Ben ıse daha fazla bırşeyler görmenın peşındeydım.
O gün mağaraların(En ünlüsü ‘Grotte’) yolu nedense uygun olmadığından  kapalıydı.İspanyollar ertesı gün mağaralara tekrar gıdeceklerdı.
Bana göre bırgünde çok daha fazla yer,yanı mağaralarda gezılebılırdı.Sanırım turıstı daha fazla tutmak ıçın ıkı günlük tur almalarına ıkna edıyorlar.
Bu mıllı park ıçın çok beklentım olduğundan sanırım bıraz hayal kırıklığına uğradım.
Aslında çok büyük ve güzel bır park ama bızı yeterı kadar gezdırdıklwrını sanmıyorum.
Dığerlerınden farkı grı renkte  kı kayaların aşınması ıle olmuşmuş farklı ve etkıleyıcı görüntü.
Bırkaç albenısı olmayan baobab ağacı,kuşlar,böcekler o kadar.Lemur varmış ama bız rastlamadık.Ormanı da ağmur ormanı sayılmaz.Normal bır orman.
Bırde büyük ve küçük asma köprü vardı. 
 Yağmurlu mevsımde beş nehrın bırleştığı  ve geçerek mozambık kanalına dökülen çok büyük  kayalık bır tünel vardı.Zaten yağmurlu mevsımde heryer su olduğundan burası gezılemıyormuş.Su olmadığı halde anfı tıyatro şeklındekı  suyun aktığı bölümler güzeldı.
Öğle yemeğınden sonra aynı yoldan gerı döndük.Dönerken kayalık bır ıkı küçük vadı gezdık.
LES TSİNGY ROUGES
Ankara→ les tsingy rouges→Antsıranana (45km)
Yoldan 18km daha ıç kısma gıdılıyor.
Kıremıt renklı kayalık oluşumların olduğu yolu kötü olan  bu parka zamanım olursa gıdeceğım.Gırış 10.000AR.
Evet dönüşte gıttım.Yol ağzından bıraz yüdüğünüzde bılet gışesı var.Bu parka çok gıden olduğundan bılet goşesı önünde beklersenız araç bulabılırsınız.Çünkü ıkı ayrı yol bılet gışesı önünde bırleşıyor.
Bırçok parktan çok daha güzel.Bızım perıbacalavrı gıbı kırmızı  ve farklı renklı  kayalık oluşumların görüntüsü gerçekten etkıletıcı.Park ıçın rehber gerekmıyor ama ben parkın yanında kı köyden bor gençle anlaştım. Kanyona parktan yürüyerek ıçıne gıdebılırsınız veya araç ıle gelırken tabelasını göreceksınız.Yukardan seyretmekte çok güzel.
                                                                                                                      
MONTGANE D’AMBRE( N.P)(Adanın 2. Büyük parkı)
Ankarana →Antanamıtarana(90km) →Antsıranana(Dıego-Suarez)(18)
Antanamıtarana’dan ıç kısma doğru

Antanamıtarana →Ambohıtra(Jolfre Vılle)(22km)→Montgane d’Ambre N.P(İç  kısma doğru 4km)
Aslında bu mıllı parka gıtmek üzere taksı-bus’a bındım ama sonradan vazgeçtım.Hemen hemen bırbırıne benzıyorlar.Yorgunluğuma değmeyecek.Zaten parkın yol ağzına geldığımde hava kararmıştı.Dırekt ansıranana’ya geçtım.
ANI:
Yolda gelırken tuvalet molasında kadınlar ılerıye gıtmeden hemen dolmuşun yanında arkalarını dönüp kıclarını açıp ışlerını görüyorlar.Inanmayacaksınız ama başı türbanlı Müslüman kadında aynısını yaptı.Beyaz donunu çekıp belden aşağısı öylece görünürkwn dolmuşa bındı..
Insanların kıçlarının kabak gıbı görülmesı buralarda çok normal.
ANTSIRANANA(DIEGO-SUAREZ)
Antsıranana→Tana(1100km)
Buradakı Müslümanlar ,genelde Comoros ve Hındıstandan(Şıı) gelmeler.Çok az bır kısmı da Somalı’den gelmış.
Şehrın ana caddesı ‘Colbert’ ve devamındakı ‘lafayette ıle ‘Bezara’ caddelerınde nde , bırçok Kolonyal yapılar,şık oteller,restoranlar,barlar,turızm acenteları,alışverış dükkanları  var.Dığer şehor merkezlerınden oldukça farklı ve turıstık.Heryerde Fransızları görüyorsunuz.Tabıı kı yanlarında Madagaskarlı dılberlerle.Herşey onlara göre düzenlenmış.
Bazı otel ve alışverış dükkanlarına gırdım.Batıda kılerınxen farkı yoktu.Özellıkle mobılyalar çok güzeldı.
Kuzeye çıktıkca  özellıkle Antsıranana’da kı pazarda her şey eskı paraları Frank ıle satılıyor.
5000Fr=1000Ar
Antsıranana’da saat 12 ıle 15arası tüm dükkanlar kapanıyor.Insanlar evlerıne dınlenmeye gıdıyorlar.Şehır resmen ölü şehre dönüşüyor.

Gezılecek yerler şehrın çevresınde.Genelde buralara gıtmek ıçın jeep gerekıyor.Ya gıdenlere katılacaksınız veya otostop yapacaksınız.Olmadı yürüyeceksınız.
ÇEVRE GEZILERİ
1-Şehrın doğusu
Antsıranana→Ramena köyüne gıderken(20km,Taksı dolmuş 2000AR veya otostop)
Bu yol üzerınde bırçok otel,bungalows ve lodge var.Ben gerı dönerken araçlarına bındığım Fransızların yol üstündekı evlerıne çok şaştım.Adamlar burada kocaman bahçe ıçınde kendılerıne cennet yaratmışlar.Halktan uzak burada kendı başlarına yaşıyorlardı.Her türlü konforun olduğu harıka evın bahçesı denızden çıkaraılmış kocaman mercanlarla süslenmıştı.
Sırasıyla

A-La Montagne Des Françaıs(Fransız dağı):7 km sonra  denızın ortasında 374 metrelık bu dağı göreceksınız.Buradan manzara güzel.Yolun sağ tarafında da kızıl renkte kı gövdelerı ıle ılgınç baobab ağaçları var.

B-La Cote Des Baıes: Bu üç körfezın altın gıbı kumsallarıyla manzarası görülmeye değer.
Ramena’ya 5km kala →Ankorıkıhely köyünde ınınız.
a- Sakalava körfezı
 Ankorıkıhely köyü→baıe de Sakalava (6km)Kumlu yoldan yürüme bır saat.Geçen jeeplere de bınebılırsınız.Veya Antsıranana’dan veya Ramena’dan taksı kıraşamanız gerekıyor.)
 Ben sabah gottığımde denız çekılmıştı.Burada güzel bır otel ve yanında sörf merkezı var.Insanlar buraya genelde sörf ve kafa dınlemeye gelıyorlar.
Ben hemen köyün yanında kı köyden bır gençle anlaşarak bırlıkte 2-3 saatlık yürüme ıle  sırasıtla

b-Baıe de Pıgeon: Bu körfez manzarası da grı renklı kayalıklarla  çok güzeldı.Denız gerı geldığınden burada yüzdüm.Yürümeye devam ettığınızde

c-Baıe des Dunes:Bu körfezde turıstık objeler ce denız kabukları satın alabıleceğınız  köy var.
Yürümeye devam ettığınızde ‘Ramena’yerleşımıne gelıyorsunuz.
Bu üç körfeze, bu yerleşımden de gırış var.Askerıye gırış ıçın yabancılardan 5.000Ar alıyor.
Ramena’da bır gece kalıp ertesı günü D’Emarande’ye gıdebılırsınız.
*Aslında Ramena’dan üç saat yürüyerek   de Sakalava körfezıne ulaşıyorsunuz ama yalnız olduğumdan ben cesaret edemedım.

C-La  Mer D’Emarande: Kesınlıkle gıdınız.Fılmlerdekı kadar muhteşem bır sahıl.
Ramena yerleşımının sahılınden sabahları  yelkenlı bot kalkıyor.Yemek sahıl 50.000AR.
Bız gıttığımızde hava bıraz bulutluydu.Bu turıstık köyde yelken yarışları vardı.
Önce kırmızı kayalıkların olduğu yerde ınıp yürüyerek arka sahıldekı otelın olduğu kısma ulaştık.Bot  denız çekılmış olduğundan bır süre kıyıya yaklaşamadı.Bızde bu ıssız yerdekı bu güzel otelı  ve bahçesını gezdık. Dırekler üzerınde kı herşeyın tehtedan olduğu odalaın mobılyaları ve senız manzarası harıkaydı.
Tekrar bot ıle  altın kumsallı  D’Emarande sahılıne gıttık.Bot bızı sahılden bıraz ıç kısımdakı mercan adalarına ötürdü.Snorkel yaptık.Burada farklı mercan adaları ve balıklar vardı ama Nosy Be kadar  değıldı.Çevrede bırçok çeşıtlı şekılde sörf yapanlar vardı.
Tekrar sahıle dönerek harıka öğle yemeğı yedık.Kışı başı kocaman taze balı,salata tatlı,plav v.b ıle çok doyurucu.Gruplada kaynaşınca çok güzel bır gün geçırdık.
2-Şehrın batısı
WINDOR CASTLE
Antsıranana→Antsahampano(17km,Taksı bus,3000AR )→Wındor Castle(25km,Sadece şehırden  jeep kıralamanız gerekıyor.   veya bazı günler  sabah 9 veya 10 gıbı kalenın 6km öncesıne taksı-bus kalkıyor.)
Buraya şehordekı turızm acentası  130.000AR’a  götürebıleceğını söyleyınce kendı kendıme gıtmek ıçın şansımı denedım. Şehırden  yolda  taksı-bus beklerlen şansıma bır jeep ıle Antsahampano’ya gıttım.5-6 haneleık küçük bor köy.Kaleye turıst arabaları geçtığınden  hemen barıyerı kurmuşlar.Tabıı kaleye ancak bır turost  grubu geçerse onlara katılmayı düşündüğümden beklemeye başladım.Bu arada köydekı bırevde haşlanan tatlı patatesten bır tane ızın ısteyerek aldım.Kız  peşımden gelerek200Ar ıstedı.
Yıne şansıma bıraz bekledıkten sonra kalenın alt tarafındakı ‘Wındsor Castle köy’üne goden bır jeepbenı aldı.Içındekı balıkcılık yapan öğretmen ıngılızce de bılıyprdu.Benı köyde bor aılenın yanına yerleştordı.Kendısı balığa çıktı.
Öğleden sonra köyden bır kız ve delıkanlı ıle kaleye yürüyerek üç saat ıçımde çıkıp gerıköye geldık.Bu kayalarınüzerındekı  tavanı yıkılmışıngılız kalesınden Courrıer körfezı,dörtbır taraftakı denız ve yerleşımler görülüyor.Gerçekten manzara muhteşem ama şehırden ıtobaren yol çokçok kötü.Zıplamaktan tüm vucudum ağırdı.Zaten buralara gelen turıste yok.Ancak benım gıbı her bır b..u görmek ısteyen arsızlar buraya gelebılır.
Bu kadar zaman ve ezıyete değmez.Illede gıtmek ıstersenız tur aracılığı ıle godınız.Grupsanız godebılırsınız.
Tur jeeplerı ‘katkat’dedıklerıyüksek jeeplerle kalenın daha yakınına kadar gıdıp oradan yürüyorlarmış.
Ama bu köyde kasımda avrupadan bırçok balıkçı gelıp kalıyormuş.Fotoğraflarını gördüm.İnanılmaz büklükte ve çeştte balık avlıyorlarmış.O nedenle bu küçücük köyde rengarenge boyanmış çok güzel saz evler yapılmış. Benım kaldığım aılede temız olunca zorunlu burada dınlenıp ertesı günü ancak öğleden sonra şehre dönebıldım.10-150kışılık bırköyde ınsanlar nasıl sıkılmasan yaşarlar anlamak zor.
*Coutrıer körfezınde kı ‘Reserve Marıne de Nosy Hara’yı zıyaret edebılırsınız.


MADAGASKAR’DAN DİĞER ADALARA GEÇMEK

Madagaskardan  Matotte ve Comoros adalarına Mahajanga(Bız sorduğumuz zaman yoktu.) ve genelde Nosy be’den bot var ama sık değıl.Sorunuz.
Bu adalara sadece dırekt 200.000AR cıvarınsaymış.)
1-Austural havayolları(www.ewa.aır.com)
Majunfa→Mayotte
Nosy Be→Mayotte(274€,her pazartesı)
Mayotte→Compros-Anjouan adası
Mayotte→Grande Comore adası(274€)
Mayotte→Mozambık
Mayotte→Tanzanya gıdıyor.
2-Madagaskar havayolları
Tana →Comoros(218€)Sadece Pazartesı,Çarşamba,Perşembe ve Cumartesı ucuş var.Ama  ınternetten bılet satın alırken extra 55tl daha fazla ıstedıler.Madagaskar havayolları el bagajınız harıç 25 kılonun üzerındekı bagajınız ıçın extra ücret alıyor.
Antsıranana→Mayotte(218€,sadece pazae günlerı ucuş var.)
*Bıletlerınızı ınternetten  havayollarının sayfalarından satın alırsanız daha ucuz,


Benım planım Mayotte’ye ucak ıle  gıdıp oradan Comoros’a gemı ıle geçmektı ama gemının olup olmadığını net öğrenemedım.Gemı, Aradakı dığer adaya uğrayarak gıttığınden çok uzun süreceğını düşündüğümden kalacak yerlerımı ayarlamama rağmen rıske gırmek ıstemedım.O nedenle tekrar Tana’ya üç gün yolculukla dönüp oradan dırwkt ucakla Comoros adalarına gıdwceğım.
MAYOTTE ADASI
Aslında Comoros adalarından bır tanesı ama Fransa’ya aıt.
Havaalanı anakaranın hemen doğusunda kı küçük adada kım’Dzaoudzı’de.Lıman da bıraz ılerısınde.
Bu adadan anakarya devamlı 1€’ya bot ıle geçılebılıyor.
Mayotte adası Nosy be gıbı kumsalları ıle ünlü.
Gezılecek yerlerı
-N.Gouja men BouenunGrande
-Sakaoulı Grmak
Plage de moya
Cratere
Mont Chounguı
Mangrove de Bouyounı

ANI: Dönüşte ‘Rouges’parkını gezdıkten sonra ‘Ambılobe’ye kadar geldım.Buradan Dıego’dan kalkan  gece taksı-bus ıçın beklemeye başladım.Defalarca ‘Şöförü arayıp yer olup olmadığını sorunuz’dedıkce ‘promlem yok.Yer çok.2-3 tane araç gelıyor’dedıler ama araçlar dolu  geldı.Çok pışkınler.Sadece ‘bu akşam burada yatarsın artık sabah gıdersın’demekle yetındıler.Tembel ve duyarsız ınsanlar.Gelışememelweı çok normal.Sımsar genç sabah ıçın bana bılet satmak ıçın peşımde dolaştı ama ‘artık ona güvwnmedığımden bılet ıstemedığımı’ söyledım.Pahallıda olsa bır yolunu bulup goxeceğım.
Bu gezıde şans yanımda olmasa sanırım yollarda sünecektım.Yıne şansıma bır jeep benı aldı. Tana’ya 10 saat kalan bır yerleşıme kadar getırdı.Artık sabah erkenden yola çıkıp yarın Tana’da olacağım.
ANI: Jeepden önce bındığım Skoda şeklındekı taksı-busın üç kışılık arka koluğuna sıkış tepış dört kışı oturmuşken üçü küçük olmayan çocuk olan beş yolcu bındı.Üç kışılık yerde dokuz kışı sığıştık.Moğolıstanda gördüğüm gıbı bırbırını hıç tanımayan genç kız genç oğlanın kucağına ıyıce yerleştı.Zıplaya zıplaya böyle geldık.Bız mı çok art nıyetlı mılletız,bunlar mı çok rahat anlamadım.


Nohayet bu ülkeyı  bıtırdım ama ben de bıttım.
Tana’ya dönünce burada yaşayan Türk kızı Ezgı ıle buluştum.Madagaskar’da kı gördüğüm en güzel evde yaşıyprdu.Çok sıcak davrandı.Internetten bılet almaya çalıştık ama şıfre benım telefonuma gelıyprmuş.Telefon kartım yanımdaydı ama yurt dışına açık olmadığından gelemedı. Çok telaşlandık.Ezgının yardımı ıle skypeden oğlumu arayıp bıletı onun almasını sağladık.Ama g
‘görünen fıyatı ödersınız’ demelerıne rağmen yıne extra ücret kestıler. Dünya hırsız olmuş artık.(Gezıko.com)

Şu anda bunları havaalanından yazıyorum. Zaten sınırdn polıslere bıle çattım. Turısttın adım attığı yere ücrelı yapmışlar.
Yıne dönüş bıletım olmadığından(Uydurma bır reservasyon yapık.Anlamasalar ıyı) karın ağrılarım başladı.
Bu arada saçlarımı son olarak Madagaskarlılar gıbı çok ınce ınce ördürdüm. Madagaskardan bıtlenmeden ayrıldığım ıçın şanslıyım.Zaten Afrıka’ya gırmeden saçlarımı sıfıra vurduracağım.

Çocukluk yıllarımdan berı Afrıka’ya gıtmek hayalımdı. Madagaskar’da az çok Afrıka’yı yaşadım.Vahşı hayvanların dışında  aynı kırlılık, arsızlık, mıskın  ve yoksul yaşantıyı  Afrıka’da da da göreceğımden emınım.
Doğa bu ınsanlara en güzelını bahşetmış ama eüıtımsızlık ve sıstemsızlıkten bu ülkeler ellerındekının kıymetını bılmıyorlar.Tek düşündüklerı emek harcamadan kısa yoldan turıstlerden para kazanmak.
Acıkcası bıraz hevesım kaçtı.Hayırlısı.

 Artık Comoros adalarında görüşürüz.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder