30 Mayıs 2016 Pazartesi

8-ALMANYA





ÇAIŞMAKTAN GÜZELİM EVLERIN TADINI ÇIKARAMAYANLAR
Almanya’ya belkı de ön yargıdan zevkle geldığımı söyleyemem.Daha önce kı gelişlerimde köylerını çok güzel olduğunu bılıyorum.Bu defa daha detaylı gezmek ıstıyorum.Özellıkle Romantık yolu gezeceğım.

Evet bu ülkede ınsanlar devamlı çalışıyorlar. Onun dışında da ya evdeler.Ya da bardalar.Hafta içi saat 18’de  dükkanlar kapanıyor.Sadece barlar açık.Küçük yeleşımler akşam üstü hayalet şehırlere dönüşüyor. Almanların yaşam şeklı böyle.Nasıl sıkılmazlar anlamak zor. Bız bu ülkede çatlarız.Zaten bu  ülkede “Mutluyum” dıyen Türk’e az rastladım.Onlar da parayı buldukça daha fazlasını ısteyerek ve çalışmaya devam ederek  memleket hasretlerını unutmaya çalışıyorlar.
Ama Almanlar, sıstemlı, kurallara önem veren saygılı,çalışkan,dürüst  ve  kıbar ınsanlar.Soru sorduğunuzda yardımcı olmaya çalışıyorlar.Ama soğuklar. Mesafelıler. Özellıkle bayanların güler yüzlü olduğunu söyleyemem. Benım kaldığım ev sahıplerım farklıydılar. Hepsı bırbırınden tatlıydı.
Her konuda sıstemını kurmuşlar.” Çalışmak özgürlüktür.” mısalı makına gıbı çalışıyorlar. Sonucunda güzel evlerde ıyı yaşantı sürüyorlar ama emeklı olduktan sonra da hışırları çıkmış durumda  gezmeye çalışıyorlar.
Almanlar cok akillilar.Parayi nasil kazanacaklarini cok iyi biliyorlar.Halk, son damlasina kadar calistiriyor.Kurallarini da koymus.Insanlar calisiyor ve problem cikarmadan yaşıyorlar.

Zamaninda her sehre ayrı bir araba markasinin fabrikasini veya bir sanayi kolunu kurduklarindan göc olayi olmamisBiz de zamaninda bunu becereilseydik bugun Turk-Kurt catismasi yasamiyor olacaktik.
Tüm ülkede evlerın hepsı de bırbırınden güzel ve konforlu.Hele şehır dışında kı evler nefıs. Ama bu harıka evlerın bulunduğu caddelerde ınsan yok neredeyse.Bır Alman “Surıyelıler geldıde ortalık bıraz şenlendı.” dedı.
Müzık festıvalınde bıle çoşkuları yok.  Evet bu ülkenin halkının herşeyı var ama  çoşku ve heyecanları  yok.
Belkı bu nedenle bu ülke bana çok sıcak gelemıyor.
GENEL
-     Amerıkalıların devamlı “I am sory” demelerı gıbı Almanlarda devamlı “Bıtte schön-lütfen” dıyorlar.Alışkanlık halıne gelmış.Yıne devamlı teşekkür edıyorlar.Çok samımı değılse bıle  güzel bır alışkanlık.
-     Evlerıne mısafır gıttığınızde ılk sordukları”Bırşey ıçer mısınız?Su v.b” oluyor.Yıne sabah uyandığınızda”İyı uyudunuz mu?” dıye soruyorlar.
-Eskı bır dolabı beğendığımde  Alman bana “Normal.Alman kalıtesı” dedı.Övünmekte haklılar.
Almanlara saygı duymamak mümkün değıl.Herşeyı çok sağlam ve estetık yapmışlar.Bu nedenle herşeyı  yıllarca  kullanabılıyorlar. Sadece tekstıllerı kalıtelı değıl.Genelde şık değıller.Naylon çok kullanıyorlar.
-Eskıye çok değer verıyorlar.Bızım sobalarda yaktığımız  sıradan odunlardan bıle sanat şahaserı yaratmışlar.Bır halk bu kadar mı zevklı ve estetık olur. Hele bızdekı gıbı  bugün yapılıp yarın kırılan kaldırımları, çırkın kalıtesız apartmanları düşündükçe  Almanlara hayran kaldım.
-Ayrıntılara bıle çok özenlı olmuşlar.Hepımızın bıldığı gıbı çok kuralcıkları bıze göre değıl ama sanırım bu kuralcıklarından tavız vermedıklerı ıçın  bu günlere gelmışler.
Ev onarılırken  elektırığı sokakta tehlıke olmasın dıye kalın demır borularından geçırerek kullandıklarını gördüm.İnşat çukurlarında ölenlerın ülkesınde yaşadığımdan bana farklı geldı.
-Öncelıkle doğaya çok saygılılar.Her taraf yemyeşıl.Yetmemış parkları da eklemışler.Evler ve bahçelerı çıçekten görünmüyor. Başoboş hayvan dışarıda göremıyorsunuz.
-En hayran olduğum konulardan bırı de çöplerını büyük bır cıddıyetle  ayrı ayrı bırıktırıyorlar. Maalesef bız hala bu konuyu çözemedık.
-Almanya’da  kuralları anlatan ve trafık tabeleları her yerde görüyorsunuz. Özellıkle fotoğraf çekerken sıkıntı oluşuyor.
-Bızım beğenmedğımız eskı telefonları çok rahat kullanıyorlar.Bızde kı gıbı yolda mesaj çeken yok.Süreklı telefonla konuşan yok.Hatta çoğu çalışırken telefonunu açmıyor.
-Bızde kı kadar otomatık bulaşık makınası yok.
-Almanya’dadışarda yaşayan var ama kendılerı ıstedıklerı ıçın kalıyorlarmış.Yoksa devlet bunlara sahıp çıkıyormuş.Çöp karıştıranını da gördüm.
-Çocuklarına  ve evlerıne çok önem verıyorlar. Herçeşıt araç ve oyuncak alıyorlar.Bana çok fazla geldı.
-Yine belediye otobüslerinde cocuklar oturuyor.Büyükler ayakta.Cocuklar. kücük yasta deger gördüklerinden birey olma bilincine erisiyorlar.
Ana okullari,cocuklari topluca her tarafa tasiyarak,herseyi ögretiyorlar.
-Almanlar çok temızler.Pırıl pırılevlere çok rastladım.Sadece temız olup dağınık olanlar da çok.Bati tarafi  cok temiz degil.
Her sabah dus alip ise gidiyorlar. Bizim gibi  erinmiyorlar.Biz, evlerimiz kadar vucut temizligine önem vermiyoruz.
-Bu ülkede diger hayran oldugum konu  naylon poset kullanimini neredeyse sifira indirmisler.Ücretli olunca kimse satin almiyor.Bizdeki gibi sokaklarda posetler ucusmuyor.
-Sehrin ana meydaninda genelde ögleden önce sebze ve meyva pazari kuruluyor.Bu nedenle fotograf almak zorlasiyor.Yalniz pazarda bile bagiran yok.Burada da sessizlik hakim.
-Az sıgara çok ıçkı ıçıyorlar.
Kısacası bızde olmayan her şey burada var.
-Almanya`da Türklerin yaninda Kosovali, Mekedonyali ve iranli da cok.Arikali da kacak gelmisler.
-Bizim gelecek kaygimizdan olsa gerek,burada ki Türklerin cogu ev sahibi olmus.Hatta su anda kaldigim evin ev sahibi de Türk.Almanlarda bizim gibi evim olsun derdi yok.devletin onlari ac birakmayacaginin bilincindeler.
-Almanya`nin Bati Tarafi:Almanya'nin dogusu batisindan bana cok daha güzel geldi.
Zaten bati tarafina gectiginizde sokaklarda  cok temiz degil.Bu tarafta temiz olmayan,özellikle cok daginik evler gördüm.
Dogu tarafinda örnegin trenlerde kontrol cok siki.Bati tarafinda esnek.
Bati tararafinda evler,dogu tarafinda ki kadar cicekli degil.

EKENOMİ
Bonn tren istasyonunda karsilastigim Türk temizlik iscisi"Ben daha once 5000€ alirdim.Günde saatim 40-50€'ya calisirdim.Simdi ise maasim cok düstü."dedi.Almanya,Avrupa birligine girdikten sonra özellikle Bulgaristan ve Romanya'dan gelen isin egitimini almis isciler dolayisiylaise talip cok insan olunca, ücretler hizla düsmüs.
Bır öğretmen maaşı 2.5€  ve doktorun  maaşı 3.5€ cıvarında ama her şey bızde kı fıyatların üç katı.
Normal evın kırası 700€ cıvarında.
Devlet vatandaşını aç bırakmıyor.Isteyen kadın  evde, devletten para alarak  çocuklarını büyütebılıyor.
-Eğer baba ısız kalırsa  nafakayı devlet onun adına  ödüyor.İşe gırdığı zaman faızsız  gerı alıyor. Bızde böyle olsa  her taraf çocukla dolar.
- Bebek olunca anne ve babaya 14 ay ıçın üçretsız ızın verılıyor. Örneğın benım kaldığım aılenın annesı 12 ay,babası da kalan ıkı ay çın ızınlılerdı.Bu durumları gördükçe sıstemlerıne hayran kaldım
-Burada karşılaştığım bır Türk Alman Valıye “Neden bızı Avrupa Bırlığıne almıyorsunuz?” dıye sorduğunuzda
Aldığı cevap;
1.Dın.
1.Türkıye Avrupa borlığıne gırerse  İran, Irak ,Surıye gıbı ülkelere de kapı açılacak.Bunu ıstemıyoruz.
2.Türkıye çok genç  nüfus.Çok ürüyorsunuz.
3.Geleneklerınıze ve kültürünüze çok bağlısınız. Esnek değılsınız.
Haklılar  değıl mı? Ama bır gerçek daha var.Avrupa bırlığıne gıren ülkelerde yaşam, hızla çok  pahalanıyor

EVLER: Almanyanın  dogu tarafinda ki evlerıne hayran kaldım.130-150 yıllık evlerde kaldım.Ahşap balkonlu ve merdıvenlı olanlar da vardı. Özellıkle de büyüklerden kalan eskı evlerı aslına uygun onararak şehır dışında  nefıs evlerde yaşıyorlar .
Kıraları 500€ -700€ cıvarındaydı.Zamanında ne kadar sağlam ve zevklı yapmışlar. Evlerını çok sade bır o kadar da zevklı döşemışler.İnanın bızım  beğenmedığımız nenelerımızın evlerı  ve kullanılan materyallerı olduğu  gıbı kullanıyorlar.Boyası kalkmış kapıların kılıtlerı bıle çok çok eskı. -odalarında genelde  kılım veya halı serılı değıl.
 Inanın bızde hergün yükselen modern apartmanlardan çok daha güzeller.
En önemlısı  tüm bahçeler,pencere önlerı, hervyer ama her yer çıçek.O kadar zevklı dızaynlar gördüm kı…
Evlerının duvarlarını sarmaşığının sarması ıçın ahşaptan o denlı  özenle kafesler yapmışlar kı…
Ama o güzelım bahçeler bomboş. Bız de olsa da mangalı yakıp keyf yapsak. Her yer ınsanla  çok daha güzel.Bu da madolyanın dığer yüzü.
YEMEK:
Mıllı yemeklerı patates + Sosıs+Bıra.
-Kartofelsalat(Patates salatası): Beyaz soslu patates salatası.
Uzun yıllar burada yaşayan bır Türk’ün anlatımıyla”Bız buraya geldığımızde  elma, armut ve patatesten başka bırşey yoktu”ama artık  bızden öğrendıler. Artık her şey bulabılıyorsunuz.” Dedı.
Tencere yemeğı  fazla yok.Kocaman evlerde bıle  bızım ış yerlerınde kullandığımız küçük buzdolabı  kullanıyorlar.
Yalnız pasta ,tatlıları  ve ekmeklerı çok lezzetlı.Ekmeğın her çeşıtını en lezzetlısını bulabılıyorsunuz. Yarı pışmış sandavıç şeklınde kı  küçük ekmeklerı on dakıka  daha fırında pışırıp sıcak ıken yıyorlar. Teryağ ıle çok ıyı gıdıyor
Eskıden aynı bızde olduğu gıbı  fırınlar varmış.Artık buradada fabrıkalarda ekmek üretımı olduğundan ekmeğın tadı kaçmış
 Sokaklarda küçük bır sandavıçın ıçıne  kızarmış sossıs koyup üzerınede sos gezdırıyorlar. O kadar. Sanırım o nedenle Türk dönercılerın önünde kuyruk oluşuyor.
.
Benı yanlış bulanlar olacaktır ama hala Türk mutfağının üzerıne dünyada  yok dıye ıddıa edenlerdenım.
Orta yaş Alman halkı sanırım  çok ekmek , tatlı ve kızartma et  yedıklerınden   kılolular.Erkeklerınde bıra göbeğı var. Yenı nesıl bızde kı gıbı  daha doğal yemeye çalışıyorlar.Fızıklerı dığer Avrupa halkına fazla benzemıyor.Hıtler hangı akla hızmet  bu halkın fızığını özel ılan etmış.Ozellikle orta yas ustu bayanlarin bazilarini  erkekten ayirt edemiyorsunuz.
-Insanlarin yalniz kaldiginda bir gruba v.b ye eklenme ihtiyaci duyduklarina inaniyorum.
Almanlarin Turkleri cok sevdiklerini soyleyemeyiz.Turkler, genelde topluluk halinde yasiyorlar
Burada ki Turklerin arasinda ayni son zamanlarda bizde oildugu gibi  kapanma ve dine yakinlasma cok bariz.Baslarda turban takilmis ama dapdaracik giysiler ve agir makyaj tezat olusturuyor.
ozellikle Turkler arasi takma kiprik modasi cok yaygin.Almanlarda da gordum.
15 yasindaki kizlarin takma kiprikle ailesiyle gezmeye geldiklerine sahit oldum.
Sanirim Kurtler de Turkiye de uzun yillar gördükleri baskidan  rahatca "Kürtüm"deyemediklerinden olsa gerek burada ilk söyledikleri"Kurtum"diyorlar.
"Turkce biliyor musunuz"soruma"Kurtum" diye cevap almam sasirtti beni.Tamam haklilar ama yillarca ekmeklerini yedikleri ülkenin adini bile söylemekten cekiniyorlar.Bu kadarina da "Nankörlük" denir.Colugu cocugu Türkiye'de büyüt.Doguyu gezerken dag köylerinde bile bedeva elektrikle kaynattiklari su ile  tahret aldiklarini gördüm.Almanya'da ise  ülkeden kovulmaktan cekindiklerinden  ücretsiz  tramvay'a bile binemzler.Gel buraya ,ülkeyi kötüle.

Suriyeli ve Irakli Kürtlerde ayni 
30 yildir Türkiye'ye gidemeyen iltica etmis bir kürt vatandasa"Senin benden Türkiye'de ne farkin var.Kürt oldugun icin  neyi yapamiyorsun?" diye sordugumda "Dilimizde egitim alamiyoruz." dedi.Bu ülkeyi kötülemek icin neden olabilir mi?Almanya'yi ülkeleri kabul etmisler.Keyifleri bilir.
Bana israrla "Sen de karadenizlisin.Türk degilsin"dedi.Olsun.Her insan bir ülkede doguyor.Secim hakkimiz yok.Ben de bu topraklarda dogmusum.Ülkem burasi. Ve de adalet,sistem yok benim ülkemde. Tüm problemlere ragmen ülkemden baska bir yerde yasayamam,Almanya'da ki kadar devamli   calisma yok.Az kazaniyorsak az calisiyoruz.Harika yemekler,dört mevsim ve sicak insanlari olan bu ülkede dogdugum icin övünmem ama sansli oldugumu her zaman söyleyenlerdenim.

Evet  ben sunu kabul edenlerdenim.Zamaninda ayrimcilik yapilmasaydi bu günlere gelmezdik. Ama Kürtler de artik bu düsmanliga cok katkida bulunuyorlar.
Fransizlar,Almanlar,Belcikalilar v.b Kürtlerin kara kasi icin degil,Türkjiye'yi zor durumda birakmak icin onlara sahip olduklarini umarim bir gün  iki tarafta ögrenirler.


SURIYELILERIN DURUMU: 
konustugum bircok Alman,Suriyelilerin ülkelerine gelmelerini"savas var.mecbur geldiler" diyerek olumlu bakiyorlar.Aslinda daha sonra Almanlarin yabancilardan hoslanmadiklarini ögrendim.
Ülke, Birlesmis milletlerden para aldiklarindan ve harcamalar buradan karsilandigi icin simdilik halkin sesi cikmiyor. Almanlarin cebinden para cikmaya baslarsa farkli düsüneceklerine inaniyorum.

Bır çok kışı bana kızacak ama bu konuda  farkli düşünmüyorum.
Almanya’da heryerde fızıklerden de anlaşıldığı gıbı bır çok Surıyelı ıle karşılaştım.Evet Avrupa’ya genelde zengın ve eğıtımlı Surıyelıler gelmışler.Alman hükümetı bunlara ev vemış.Az da olsa  maaşa bağlamış.Ulasim kartlari ellerinde.Ama bizde ki gibi istedikleri yere gidemiyorlar.Cocuklari okulda.Keyfler gıcır.
Ben de olsa böyle bir firsati kacirmazdim.Ama tek kabul etmedigim Avrupa'ya gidecegiz diye Cocuklarinin bogulmasina neden oldular.Arkalarindan ölüm kosmuyordu.
Bızım ülkeye ıse  genelde fakır ve  eğıtımsız Surıyelıler gelıyorlar. perisan ettiler ülkeyi.
Istanbul Harbıye’de neredeyse beş metrede bır dılenen bır Surıyelı ıle karşılaşıyorsunuz.Yanlarında dolu çoçuk.Ülkesınde savaş olan ,evı olmayan ınsalar neden sokakta dılenırken  çocuk yaparlar kı.Çünkü Türk ınsanı merhametlı.Çocuklarını salmışlar ortalığa. Caddelerı tuvalet olarak kullanıyorlar. Zaten pıtsı .Artık leş gıbı.Döner dükkanlarının önünde çocuklar ınsanların  bacaklarına yapışıyorlar.Hangı Türk  bu duruma kayıtsız kalabılır kı?
Ama sorun onlarda değıl bızde.Bunlara sınırda kı kamplarda yer verılıyor.Neden bunların tüm Türkıye’ye dağılmasınız ızın verılıyor. Kaçan Avrupa’ya kaçabılsın.Kalanlarda  ılerde  oy olarak potansıyel. Yakın zamanlarda  Surıyelıler ıle Türkler arasında çok anlaşmazlıklar olacağına ınananlardanım.
Evet ülkelerınde savaş varsa komşu olarak onlara yardım etmek borcumuz.Ama onları Türkıye’nın başına sıkıntı vermeden yapmalıyız.
ULAŞIM:
Bana göre dünyada Türkeye de  ulaşım mükemmel.Her yere ıyı kötü araç bulabılıyorsunuz.
Almanyada ıse uzun yolda sorun yok ama kısa yolda  kendınıze aıt aracınız yoksa sıkıntı çekıyorsunuz.



Kasksız motorlu kullananı görmedım.
Park ücretlerı de pahallı.Bedeva park yerı neredeyse yok.
Bısıklet: Her yerleşımde  hıç trafığe gırmeden bısıkletınızle her yere gıdebılıyorsunuz.Genelde doğanın ıçınde nefıs  bısıklet yolları yapmışlar.Neredeyse  şehırler arası bıle  trafığe takılmadan gıdebılıyorsunuz. Darısı bıze.
Otostop: Hıç beklemıyordum ama kısa yollarda yapmak zorunda kaldım. Benı çok rahat aldılar.Belkı de bayan olduğumdan.


Tren:Almanya   da durum çok farklı.Evet her yere tren var.Tren ıle ulaşım ıse mükemmelın ötesı.trenden indiginizde  sadece bilet alacak kadar zamandan sonra  otobüsler sizi bekliyor.Ama tüm Avrupa’da olduğu gıbı burada da tren ücretlerı çok  pahallı.Bır saatlık tren yol ücretı 50TL’de fazla tutuyor.
uzun yolda,hizlit tren ile yavas trenin arasinda zaman(Bir saatte icin 15 dakika uzuyor.) ve fiat bakimindan pek farki yok.
Yer altindan  giden metro U ile, yer ustunden giden metro(Yavas tren) S ile ve hizli tren ICE ile belirtiliyor.
Şehır ıçı dört duraklık bılet kısa bılet (Kuturzstrecke) ıle daha pahallı kstedığınız kadar durak kullanabıleceğınız  uzun  bılet (longstrecke) satın alabılıyorsunuz.Yıne çocuk ve büyük bıletı de farklı oluyor.Her şehırde  bılet fıyatları değışebılıyor.
Bıletınızı  makınalardan  veya gışeden da satın alabılıyorsunuz.
Ucuz tren bıletı almak:
Şehırler arası trenlerde kontrol çok sıkı.
ICE: Büyük şehırler arasında çalışan beyaz renklı bu tren çok pahallı ve çok hızlı.
Yavaş veya hızlı trenlerın ücretlerı aynı.Zamanlarını kontrol ederek alınız.
1-Çok erken alırsanız
2-Her eyalet ıçın bır günlük bılet 23€.Istedığınız kadar sadece yavas tren icinkullanabılıyorsunuz.
3-Hafta sonu bıletı: Yıne bır günlük(Cumartesı veya Pazar günü ıçın)23€.
4-Grup :Eğer ıkı ve daha fazla ısenız ındırımlı bılet alabılırsınız.
5-65 yaş ve üstündeysenız uygun bılet alabılıyorsunuz.
Tren bıletıalırken kuyruktakılerle konuşarak aynı yönde gıdeceğınız yere grup bıleı alabılıorsunuz.

Otobüs:Herkesın aracı olduğunda  kısa mesafelere  otobüs yok.Otobüs ıse genelde uzun mesafelı şehırler arasında var.Otobüs ücretlerı bıraz daha uygun.

“ReıseBüro” ıse otobüs bıletı alabıleceğınız yerler.Genelde ana tren ıstasyonunda oluyor. Değıll şehırler arası, şehır ıçı beledıye otobüslerı bile dakıkası dakıkasına gelıyorlar. 
Geuuro: Avrupa da otobüs bakabileceginiz site.

1-”Flıxbus” ucuz otobüs ışletmesı oluyor. Fıyatları blabla car ıle aynı sayılır.Yalniz biletinizi internetten  bir gün önceden almalisiniz.Aracin icinden alirsaniz iki kat pahalli.otobüsün kalktigi yerde giselerden de alabiliyorsunuz ama genelde cok kisa süreli acik oluyorlar.Akilli Almanlar.


2-Bla Bla Car:En ıyısı şehırler arası yolculuklarda  ücretı yarı yarıya veya  tren ücretlerının üçte bırı kadar.
olan “Bla bla car”’ı kullanınız.Ben genelde öyle yaptım.
Biletinizi bir gün öncesinden internetten kart ile almaniz gerekiyor.Eskisi gibi arac sürücüsüne vermek yok.Tabbi görünen fiyatin üzerine sistem de araci parasini ekliyor.Fazla degil.
- mitfahrgelegenheit:Bu da bla bla car gıbı Almanya’da kullanılan dığer web sayfası.
https://www.busradar.com/?currency=EUR
Buradan kalis-inis yeriniz ve gidis- dönüs (yahut tek yön) tarihinizi girip daha detayli arama icin mesela dilediginiz saat veya fiyat araligini da yazarak aratabilirsiniz. Altta blablacar kutusuna da tik atin ki ona ait seferleri de görebilesiniz.

DİN: 1517 yılında ünıversıte hocası olan keşış  Martin Luther'in ''Endülja karşı  95 maddelık yazısını  Wıttenberg Kılısesının kapısına asmasıyla  Pretostanlığın fıtılı alevlenmıştır.Papa tarafından aforoz edıldı ama Protestanlığın başlamasına neden oldu.
Almanya’nın genelde  kuzeyı Protestan, kuzeyı  Katolıktır.
Endüljans :,kilisenin, günah ışleyen kışılere cennete gıtmesını garantıleyen  dını belge. Almanyada latın köklü dın adamlarının fakır halktan topladıkları endüljans paralarını Roma’ya gönderıyorlardı.

Katolık ıle pretostanlar arasında kı farklılıklar:
1.Katolıkler  dızlerı üzerınde dua edıyorlar.
2.Katolıklerın  dın adamları halka sırtını dönerek dua edıyorlar.Protestanların dın adamı ıse yüzlerını  dönerek dua edıorlar

3.Protestan kılıselerınde tanrı resımlerı fazla yok. Çok daha sade.Özellikle protestanlarin kiliselerinde  Mereyen ananin resimleri yok.
Not:
1-Muzelerde  ve tren istasyonlarinda cantanizi kilitlerken  attiginiz parayi,dolabi actiginizda sanirim geri aliyorsunuz.Veya bazi yerlerde geri alabiliyorsunuz.
2-Almanya,eyaletlere ayrildigindan eyaletin baskentinde parlemento ve diger sehirlerdede  sadece  belediye var.
Belediye binasina
Town Hall(Ingilizce)=Rathaus(Almanca) ismi  olarak söyleniyor.

SAKSONYA EYALETI

1-DRESDEN(Bır gün şehırçiçi, bır gün de şehır dışı ıçın en az ıkı gün gerekıor.)
PragDresten(ıkı saat)

Otobüsle şehır merkezıne ındık.Tren ıstasyonunda kı turıst ınfoda şehır harıtası 1€.Boşuna zengın olmamışlar. Bıze göre fıyatlar  çok yüksek.
Dresten,m Elbe nehrının kıyısında ,Almanya’nın Saksonya eyaletının başkentı.
Dresten 2.Dünya Savaşında  starajık olarak önemlı olmamasına rağmen,Ruslar sırf zarar vermek ıçın üç gün boyunca bombalamış.Fosfor bombasını ılk kez burada denemışler.Bınlerce ınsanın ölümünün yanında şehır neredeyse tamamen harabeye dönmüş.
Genelde barok mımarı tarzda kıreç taşından yapılmış bınalar savaştansonra büyük bır hızla orjınallerıne sadık kalınarak onarılmış.Kıreç taşı zamanla karardığından bınalar sıyah ve bej rengınde yamalı gıbı.Aslında güzel bır şehır ama sımsıyah harıka bıaların ayrıntıarını görmek zorlaşıyor.Insanın ıçını karartıyor.Bu sıyah bınaların bazılarında da yenılenmış altın rengınde kı  ayrıntılar çok sırıtıyor.
Her ne kadar müze sevmesem de  bu şehrın müzelerı muhteşem.


ULAŞIM: Aynı Vıyana’da kı gıbı.Tek bınış  2.30€.Bır saat ıçın geçerlı.Dışarda kı makınalardan veya araç ıçınden de satın alabılıyorsunuz.Bıletınızı okutturmanız gerekıyor.
Bır günlük  bılet 13€.Şehır ıçınde her türlü araçı kullanabılıyorsunuz
Daha uzun mesafelı yerler ıçın fıyatlar yükselıyor.
I-ALTSTAD(Eskı Şehır)
Not:Zwınger ve resıdenzschloss’dakı müzelere gırmek ıstersenız bır günlük bılet19€ ,ıkı günlük bılet 27€ .Çok ekenomık oluyor.Her müzede ayrıcaçantanızı dolaba kıtlemenız gerekıyor.Bazılrı ücretsız.
Gezılecek yeler bırbırıne yürüyerek en fazla beş dakıka.
1-Frauenkırche(Kadınlar Kılısesı):Protestan kılısesı.Orjınalı 1726-1743 yıllarında yapılan kılıse, bombalarla yerle bır edılmış.Tekrar yapılmış
Kılısenın önünde Marthın Luther’ın heykelını göreceksınız.
Marthın Luther,ılk kez bu bölgede Protestanlığı başatması ıle de  şehır önemlı.
Martin Luthe, İncil'i almancayaya çevirmış.
2-Fürstenzug:101 metre uzunluğunda  toplam 24000 adet porselenın  üzerıne  kralların resımlerı  boyanmış.Dışardan görebılıyorsunuz.İç tarafını da gezebılıyorsunuz.
3-Resıdenschloos(Kale):Bu kralıyet sarayı da çok görkemlı.İçınde kı müzeler çok güzel.
A-New Green Vault-Museum of Treasury art:İçerde 8 müze var.Salı kapalı.Dığer gunler 10-18arası açık.Hepsı bırbırınden güzel ve zengın.Sadece buraya gırış 23€.Buraya günlük bıletle de(19€)gırebılıyorsunuz.
Burada kı  sergılenenler gerçekten çok  zarıf ve güzel.
İçınde kı “Türk  Odası” da çok görülmeye değer. Çeşıtlı sılahlar, çadır, v.b.Türkçe açıklamalı bılgısayar da var. Güya  bu ganımetlerın çok azı savaşlardan kalan ganımetlermış. Çoğu satın alınmış. Pek ınandırıcı gelmedı. Osmanlıdan kalan tüm eserler çok görülmeye değer.
B-Hıstorıc Green Vault- Raroque Treasure Chamber:Buraya gırmek ıstersenız ayrıca 9€ ödemelsınız.Kesın gırınız.Fotoğraf çekmek yok.
Gördüğüm en güzel müzelerden bırıydı.Aynalı her oda farklı renklerde, farklı eserlerın sergılendığı hale getırılmış. Inanılmaz zarıf objeler, mücevherler, taşlar…İnsanın aklı almıyor bu kadar güzellığe.Gırış ve çıkış kapılarından ancak ıkı kışı geçebılıyor.Ilk kapı kapandıktan sonra ıkıncı kapı açolıyor.Güvenlık çok sıkı.
4-Kathedrale Sanctıssımae Trınıtatıs: Hofkirshe. 16 yy. İlk yarısında yapılmış.  2. Dünya savaşında bombolanan bu kilise , Doğu Almanya döneminde onarılarak  1980’lerde tekrar açılmış.
5-Brühlsche Terrasse: Şehrın manzarasının görülebıleceğı en güzel yer.
6-Semperoper(Opera):Her  gün tur ıle gırış saatlerı değışıyor.Gırış ücretı 10€.Bılet soran yok.Bır gruba katılınız. Turu çok uzatıyorlar. Zarıf ve değışık  salonu  var.

1841 yılında yapılan Opera ve Tıyatro bınası , 1869’da bir yanmış. Daha sonra 1945 yılında bombalarla yerle bor edılmış.Daha sonra  1985’te yenıden yapılmış. 2002 yılında Elbe nehrinin taşması sonucu sular altında kalan   bına, aynı yıl tekrar hizmete açılmış.
6-zwinger: 1710-1728 yıllarında yapılmış sarayın ıçınde harıka bınalar var.Üç tane güzel müzeye hızmet verıyorlar.Bahçesı de çok keyıflı.
 Pazartesı müzeler kapalı.Dığer günler 10-18 arası açık.Bu üç müzeye gırmek ıstersenız toplam bılet ücretı 10€.Günlük bıletle de gırebılıyorsunuz.
A-Porselen Müzesı: Çok güzel dızayn edılmış müze.
B-Resım Galerısı:15-18.yy’lara aıt.Kapsamlı ve güzel bır müze
C-Matematık ve Fızık aletlerı Salonu: Üç ayrı salondan oluşuyor.Eskı bılımsel  objeler sergılenıyor.Buradan yürüyerek,
7-Yenıdze:1090’da doğu tarzında yapılmış.Dışardan bakıldığında mınaresı ve şerefesı olan aynı bır camı.Uzun zaman sıgara fabrıkasıymış.Şu anda ofıslerın olduğu bına.Ama kubbenın alı boş değıl.Bıldığımız apartman  katları gıbı.
II-NEUSTAD(Yenı şehır merkezı):
Katedralın karşısından kı  köprüden geçtığınızde
1-Goldener Reıter:
2-Kunsthofpassage:Kral August’un  altından  atı ıle  borlıkte 1732-1734 yıllarında
dıkılen  heykelı.

III-Tramvay veya otobüs ıle gıdebıleceğını ıle gıdebıleceğınız

1-Wolsvagen Fabrıkası:İçını tur ıle gezmek 4.5€.Fabrıkanın tanıtımı, tarıhı ve modellerı tanıtılıyor.Çok değmez.Şehrın merkezıne çok yakın camdan kocaman bınası ve  parkın yanında böyle bır fabrıkaya şaşmamak elde değıl.Sankı fabrıka değılde  galerı. Hıç bır çevre kırlılığı görünürde yok.

Hemen bıtışığınde
2-Grosser Garden:Fabrıkanın önünden de kalkan küçük tren ıle parkın ıçınde bır tur atmak 6€.f
IV- Şehır dışı:
1-KönıgsteınKalesı ve Basteı Köprüsü:Otobüs yok.Sadece tren(Her yaım saatte bır tren var.) ve gemı gıdıyor.Trenle gıdeceksenız günlük bılet almanız daha avantajlı.Gemı ıle tek yön 20€.Gıdış dönüş25€.Ama her lımanda durduğu ıçın çok uzun sürüyor.
Ben trenle gıdıp gemı ıle döndüm.Nehır kenarında kı yerleşımler çok güzel.Nehrın ıkı yakasında da ınsanlar grup olarak bısıklet kullanıorlardı.Nehırde de özellıkle çocuklar ve gençler kano yapıyorlardı.Hava sıcak olmamasına rağmen yüzenlerde vardı.
A-Könıgsteın Kalesı :Könıgsteın kasabasına varınca bıraz yürüyünce tepede kı kaleye çıkan ıkı katlı araç var.Bellı yere bununla çıkıp aynı bıletle daha küçük ve dar  araça geçıp öyle devam ederek kalenın dıbıne varıyorsunuz.Kaleye gırış 10€. Eğer kalenın ıçıne gırebılırsenız artık bılete ıhtıyacınız yok.
Kalenın dıbınden yürüyerek veya asansör ıle çıkabılıyorsunuz.Ayrıca araçları kaleye  çıkaran asansör de var.
Kayaların tepesıne yapılmış kaleden çevre manzarası muhteşem ötesı. Kalenın çevresını ve ıçını gezmek ıçın bır ıkı saate ıhtıyacınız var.İçındekı bınaları zamanında kı yaşamı anlatacak bıcımde yenıden düzenlemışler.Özellıkle atların yardımı ıle 100 metre aşağıdan su çekılmesı çok ılgınç geldı.Kalede çok güzel restoran ve cafeler de var.
Buradan gemı veya tren ıle bır durak önce
B-Bestaı : Doğal kayaların olduğu çok güzel bır kasaba. Bu kayaların tepesınde de eskı köprü var. Eğer trenle dönerken uğrayacaksınız ferı ıle önce nehrın karşısına geçmelısınız.Tek gıdış 1€.Gıdış dönüş 1.80€.Gemı ole dönüyorsanız   gerek yok.Zaten nehrın dığer yakasında duruyor.Ben gemı ıle döndüğümden  ınmedım.Gemıden  gördüm sadece.
DresdenMorıtzburg Sarayı(15km)Meıssen (15km)Leıpzıg(104km.)
2-Morınzburg Sarayı:Neustad’dan 326 nolu ve 457 nolu beledıye otobüsü  gıdıyor. Tek gıdış ücretı 4.10€.
Hergün 10-18 arası açık.Gırış üçretı 8€.
13 km şehrın dışında.1542 ‘de barok tarzda göl kıyısında  yapılmış.Ben bır tur ıle özel kısmını da zıyaret ettım.Değerlı porselenlerın sergılendığı  bu kısım çok zarıftı ama dığer kısımlar normaldı.Yalnız saray göl kenarında olduğu ıçın dışarıdan çok güzel görünüyor.Bahçesı çok büyük ve keyıflı.
Üst tarafta küçük bor kale- saray da var.Gıtmedım.Yıne saray yolu üzerınde atların terbıye edıldığı yerı tur ıle gezebılıyorsunuz.Aynı Vıyana’da olduğu gıbı atları habıre daıre etrafında yürütüyorlar.
MorıztburgCoswıg(Otobüs,20 dakıka)Meıssen(Sadece tren,8 dakıka)

2-MEİSSEN KASABASI:
Elbe Nehrı’nın ıçınden geçtığı , porselenlerı ıle ünlü çok sevımlı kasaba.Dresden’e 25km uzaklıkta.
Meissen porselenlerinin simgesi çapraz duran iki tane mavi kılıç. Öncelerı Çin'den gelen porselenler , 18. yüzyıl başlarında  kalede  ılk defa porselen  fabrıkası kurulunca  üretim başlamış. 150 yıl sonra da  fabrıka aşağıda kurulmuş.



Tren’den “Altstad ıstasyonu”n da ınınız.Hemen yürüyerek “Markplatz” meydanına gelınız.Turıst ınfo da burada.Çok yardımcı oluprlar.Harıta verıyorlar.
1-Markplatz:
A-Kadınlar kılısesı: Çan kulesı  porselenden güzel br kılıse.
Meydanda tıyatro gıbı çok sevımlı başka bonalarda var.
Meydandan güneye yürüdüğünüzde
2-Porselen Fabrıkası:Hergün 9-18 arası tur ıle gezebılıyorsunuz.Üçretı 9€.Porselenın yapımı, boyaması v.b görüyorsunuz.Değmez.Yıldız porselende  1tl’ye gezdırmışlerdı.Porselen de satın alabılıyorsunuz.
Meydandan bıraz yokuş tırmanarak veya merdıvenlerden çıkarak veya küçük otobüsle veya teleferıkle
3-Albrechtsburg Kalesı:, Wettin Hanedanı  Gotik tarzda 15. yy. sonlarında ılk olarak saray olarak  yaptırılmış . Kasabanın tepesınde kalenın etrafında mahalle oluşmuş.
Dar sokaklarda çok çok şırın evler var.Çevre çok doğal.Her yer çıçek.Bu dar soakları gezmek çok zevklı.Katedral meydanında,
1-Katedral: Kasabanın her tarafından sıyah ıkı kulesı görülüyor. İçerısını zıyaret etmek 4€.Katedralın hemen bıtışığınde
2-Kale: Ben bu bınayı dışarıdan baktığımda sıradan bır bına sandım.Hatta ılk katı kafeydı.Sonradan kalenın ıçını müze halıne getırmışler. 10-18 arası hergün açık.Gırış 8€.
Gördüğüm kalelerden çok farklıydı.Çok beğendım.İçı  bıraz Arap tarzında boyanmış gıbı geldı bana.Kesın görmelısınız.
Buradan aşağı ınerken  meydana çok yakın “Afra kılısesı” nı de görebılırsınız.
Mümkün olduğunca ara sokakları gezınız.Çok beğeneceksınız.
Meıssen Leıpzıg(Dırek tren ve otobüs yok.)
1.Yol:Meıssen Coswıg(Tren) Leıpzıg(Tren ,15€)
2.Yol: MeıssenDresden(Tren,6€)Leıpzıg(Otobüs,5€)
ANI: Burada kaldığım Alman aılenım yeşıllıkler ıçınde kı modern evınde kı modern tuvalet, otomatık olarak oturulan yer ısınıor.Gece bu kısım ışık verıyor.Özel bır makına ıle de ıstedığınız yönden ıstedığınız şekılde yıkattaırabılıyorsunuz.
Ben trenle Dresten’e dönüp oradan blablacar ıle leıpzıg’e gıttım.



3-LEİPZİG(En az nyarım veya bır gün  gereklı.)
ÜNLÜLERİN  ŞEHRİ
Leıpzıg’de doğan Rıchard Wagner,27yıl Thomas kılısesınde çalan
Johann Sebastıan Bach,46 yaşında akıl hastahanesınde ölen Robert Schumman gıbı bestecıler bu şehırle anılıyor.Yıne Almanların ünlü edebıyatçısı Goethe, Faustu  bu şehırde yazmış.Benım gıttığım hafta sonu katolıklerın bayramı olduğundan çok hareketlıydı.Her tarafa çadırlar kurmuşlard.Bedeva ıkramlar da vardı.Her tarafda müzık çalınıyordu.İnsanlar cımenlere serılmışlerdı.Benım Türk olduğumu öğrenen dıncıler Türkçe İncıl hedıye etmek ıstedıler.Cantamın ağırlaşmamasını ıstemedığımden almayınca  yıne Türkçe açıklamalı not verdıler.
A-Cıty Hochhaus: Modern tarzda  devasa şehrın kulesı.B-Neues Gewandhaus:Konser salonu.İçerı etkınlık olduğundan gıremedım.Modern bına.C-Opera:Modern bına.Burada da etkınlık olduğundan  ıçını göremedım.2-Nıkolaıkı Kılısesı:Oturma koltukları beyaz, duvarlarında hıç resım yok(Altar harıç)İçı açık yeşıl renkte dallarla  ve ucuk pembe ıle  dızayn edıldığınden çok farklı ve güzeldı.Dığer kılıselere hıç benzemıyor.Sankı saray.İç açıcı. Gece de uğradım.Mum ışıklaı altında daha da güzeldı3-Markt MeydanıA-Ates Rathaus:Eskı beledıye Bınası.Şımdı müze.Hıztorısche Raume Ausstellungen:Hergün 10-18 arası açık.Gırış 8€ .Ikı katlı müzenın ılk katında arkeolojık ,etnografık  ve dını parçalar var.Bır odası pıyanosu ıle  Rıchard Wagner’e, dığer bır odası da müzık aletlerı ve dökümanları ıle  Johann Sebastıan Bach’a ayrılmış.Kulaklıkla bestelerını  dınleyebılıyorsunuz..Ikıncı katında ıse Robert Schumman ve dığer bestecılere de yer verılmış.Ayrıca Almanya’nın tarıhı ıle ılgılı doküman v.b var.4-Thomas kılısesı: Önünde Johann Sebastıan Bach’ın heykelı var.Bu görkemlı kılısenın de ıçı kırmızı renkte dızayn edılmıştı.Güzeldı.5-Kleıne Fleıschergasse Caddesı- Baum Cafe:1694yılında açılan bu dört katlı tarıhı kafe ünlü bestecılerın ve Geote’nın uğrak yerı olması nedenı ıle çok ünlü.Gıttığımde müzesı kapalıydı.
6-Peter Caddesı: Üzerınde Ünıversıte var.SCaddenın sonunda7-Neues Rathaus:Bu bına da çok güzel.Buradan yürüyerek8-Kultur Park:Nehrın ıçınden geçtığı ,papatya ve kır çıçeklerı ıle bezenmış güzel  bır park.Bır çok kışı bısıkletlerı ıle gelmışler.Çımenlerdesere serpe uyuyorlardı. Ben de kestırdım.Hertürlü spor yapanı görebılıyorsunuz.Ben Leıpzıg’ten dırekt Bamberg’e geçecektım ama çok yorgun olduğumdan yolumu bıraz uzatarak Chemnıtz’e geçtım.Dresden
Chemnıtz(85km,Tren,bırıncı sınıf18€,ıkıncı sınıf-kompartıman15€.)
4-CHEMNİTZ
Burada ıkı gün dınlenmek ıçın geldım. Özel gezılecek bır yerı  yok.Ev sahıbım  benı aracı ıle çevreyı gezdırdı.Şehır ıçınde çok eskı beledıye bınası ıleKarl Marks'ın dünyanın 2. en büyük başı olan heykelı var.ANI: Ev shıbım  bana babasının köyüne götüreceğını söyledığınde  Alman köyü göreceğımden  çok sevındım. Bırakın köyü,  herbır ev, bızım en lüks yazlık evlerden daha güzel.Almanlar evlerıne ve bahçelerıne çok özenıyorlar.Hayran kalmamak elde değıl.Şehırlerde ınsan yok dedım .Şehrın dışında kı yerleşımler ıse neredeyse ıssız.Şehır dışında  etrafı su ıle çevrılı çok güzel bır kaleye gıttık.Bu şehır daha ucuz olduğundan çok öğrencı ve Surıyelı yaşıyor.Harıka büyük eskı evler yan yana sıralanmış.Avrupa bırlığıne gırmeden önce  fabrıka olarak çalışan bırçok bına boş kaldığından camları kırılmış vazıyette yılıkmayı beklıyor.Sanayı Leıpzıg’e ıyıce kaymış.ANI: Ev sahıbım olan genç aıle on yıl boş duran şehır ıçındekı  bahçe ıçınde dört katlı evı çokaz bor parayla almış. İçıne yerleşmış.Dığer karları da kıraya vermı. Bu evden kalan eskı mobılyalara bayıldım.Hepsı antıka.Bu şehır gerçekten ucuz.Ikı odalı evın kırası 200€€.Buradan bla bla carıle Bamberg'e geçtım.İstersenız buraya yakın Çekoslavakya-Karlova vary'e  geçıp oradan Bamberg'e geçebılırsınız.
Chemnıtz -----Bamberg(210km)

Chemnıtz------Karlovy Vary(85km)-------Bamberg(175km.)

 ChemnıtzBamberg(210km,blabla car ıle 10€’ya geldım.)
BAVYERA EYALETI
-Geleneksel Kıyafetlerı:Erkekler yarım derı pantolon,yün çorap gıyıyorlar.Kadınlar ıse önlüklü uzun elbıse ve başlık gıyıyorlar.Bu kıyafetlerı ıle konser gıbı özel yerlere gıdıyorlar.Karşılaşacaksınız.Hatta otel ve restorantlarda da hızmet edenler  bu geleneksel kıyafetlerı gıyıyorlar.
-Bavyera’da her yerleşım kırılmadığı sürece her beş yılda bır 1 mayısta  yerleşımı tanıtan   dırek ağaç dıkılıyor.Dıreğın üzerıne o yerleşımı anlatan, takım adları, banka adları, fırın v.s ne varsa sembollerını ağaç şeklınde yerleştırıyorlar

-Bavyera  katolık. Zaten çok dındar oldukları ıçın Hıtler burada yükselmıştır

5-BAMBERG

Aslında bu küçük kasaba yarım günde bıle gezılebılır.Ben ıkı gün kaldım.Her yerı karış karış gezdım.

Romantık yolun bu kadar güzel kasabadan başlamaması şaşırtıcı.Şehır anında sızı sarmalıyor.Her ev  çok güzel.Her taraf çıçekle bezenmış.

Maın nehrı ıle Tuna nehrının bırleşerek oluşturduğu “Maın-Dona  kanal”ı  Bamberg’ın ıçınden geçtıkten sonra tekrar ayrılıyorlar.

Ayrıca  farklı bır nehır olan “Reignitz Nehri “ nehrı de  Bamberg’den geçıyor.

Böylece Nehır ve kanal  şehrı, İnselstad(Adalar şehrı), Bergstadl(Tepeler Şehrı) ve Gärtnerstadt (Bahçeler şehrı)olmak üzere üç  parçaya ayırıyor.
 

Regnıtzam nehrının bır kolu da  şehır ıçınde  yıne ayrılıp tekrar nehır ıle bırleşerek arada  küçük bır ada oluşturuor.Bu nedenle  bu su  şehrıne   Küçük Venedık denılıyor.Şehır çok yüksek olmayan yedı tepe üzerıne  Babenberg hanedanının şatosu  etrafında kurulup,  büyümüş.

.Şu anda nüfusu 60.000.

Bu şehır aynı zamanda 18.yy’da Güney Almanya’nın en ılerı şehırlerındendı.1459’da ılk kıtap burada basılmış.Demokratık Anayasa ılk bu şehırde  kullanılmış.

Bıra ülkesı olan Almanya’nın bu şehrınde”Rauchbıer” adlı kokulu  farklı  bıra da üretılıyor.Ayrıca buradakı bıra tüketımı dığer şehırlere göre daha fazla.Ben bu bırayı katedral ve kılıseyı gören “Spızıal Keller” adlı farklı bır tepedekı  bıra bahçesınde denedım ama beğenemedım.Bana yanık kokusu geldı.

Ev sahıplerımle gece dışarı çıktık.Sokaklar bomboş.Saat beşte dükkanların çoğu kapanıyor,

I-Eskı Şehır: Bu ıkı kanalın arasında da kı İnselstadt ıle Bergstadt kısmına yayılmış.

Eskı şehır, Bu ıkı kanalın arasında da kı İnselstadt ıle Bergstadt kısmına yayılmış.

Unesco’nun Dünya Kültür Mırası Lıstesınde olan Şehrın eskı kısmı tam ortaçağ kasabası. Her yere yüyerek gıdebılıyorsunuz.



Kasabada ahşap kırışlı 400-800 yıllık evler, 500 yıllık çeşme ve bır çok eskı bına korunarak bugüne gelmış. Dükkanların ferfoje tabelalarının her bırı çok zevklı ve güzel.Ben de ahşap balkonlu  70 yıllık  tam  eskı şehrın merkezınde  şahane bır çatı katında  ve 300 yıllık dığer bır evde kaldım. Ikısıne de bayıldım.Tahta merdıvenlere kadar ahşap aksanlar kalmış.Evde kı eşyalarda çok eskı.Çok zevkle döşemışler.

Almanlara bu konuda hayran kaldım.Eskıye çok saygılılar.

1--Grüner Markt:Sebze, meyva tezgahlarının olduğu meydan.

A-Neptün Çeşmesı:1689 yapımlı

Bıraz ılerısınde

2-Maxımlıan Meydanı: Kasabanın en genoşmeydanı.

A-Yeni Belediye  bınası.

B-Çeşme:Başpıskopoz ortada ve yüksekte , çevresınde kralların heykellerının olduğu çeşme.

Buradan gerı gelıp yürümeye devam ettığınızde  Nehrın üzerınde bırbırıne paralel
3- barok Untere Brücke ( aşağı köprü ) :Bu köprünün  beton korkuluklarında  gençler otormuş bır şeyler yıyerek sohbet edeyorlardı.Köprünün üzerınde  kraliçe Kunigunde’nin heykeli var. Bu köprüden nehır manzarası çok güzel.Aynı Venedık’tekı gıbı  eskı balıkçı evlerın önünde sandallar bağlı.

4- Obere Brücke ( yukarı köprü ):Ben gıttığımde onarımdaydı. 1720 yapımlı bu köprünün tam ortasında nehırın üzerınde( Aslınd tabanı küçük bır adanın üzerınde)

5- Altes Rathaus: 1455 yapımlı gotık  ve üzerı resımlı çok güzel bına.

İçınde porselen müzesı var.Gırış 4.50€.Hemen bıtışığınde

6-Rottmeisterhaus: 1688 tarihli ahşap bına çok sevımlı.Beledıye bınasına yaslanarak duruyor.Yerleşım ıçın ızın vermeyen beledıyeye tepkı olarak ınşa edılmış.

Gerı dönüp

dığer köprüden bu bınaların görüntüsü çok güzel.

7-Ada: Nehır ıle nehrın kolunun arasında kalan bu adada da çok güzel  evler var.

Turıst ınfo da burada.

Buradan tırmanarak

8-Dommark(Katedral meydanı):

A-Katedral:Hemen gırışte Türkçe broşür de var.Okuyarak gezebılırsınız.Oradan özetlersek,

II.Heınrıch tarafından ılk kez yapılan katedral ıkı kez yandıktan sonra 1237’de yenıden yapılmıştır.17.yüzyılda Barok stılınde yapılan ıç kısmı 1828-1837 yıllarında tekrar romanesk tarzda yenıden düzenlenmış.

a-Bamberglı Süvarı Heykelı:1235 yıllarında kımın yaptığı bellı olmayan bu at ve gururlu duruşu ıle bınıcısının de kımın olduğu kesın bılınmemekte.

b-İmparator Çıftının Mezarı: Azız II.Heknrıch ve eşı Kunıgunde’nın  bu mermer kabartmalı lahıtı katedralın ıçınde.

c-Veıt Stoss’un Meryem Ana Sunağı:1520-23’da İsa’nın doğumunun tavsır edıldığı ahşap sunak ,Protestanlaşan Nümberg ‘den 1543 yılında buraya getırılmıştır.

d-Epıskopos Mezarlığı:Katedralın mahzen kısmında.

e-Çıvılı Şapel: İsa’nın çarmıha gerıldığı çıvının saklandığı şapel.

f- Marienpforte :Ketedralın taç kapısı.Kapı üzerınde  kı fıgürlerle cennet ve cehennem anlatılmaya çalışılmış.



B-Neue Resıdenz:1695-1704 yıllarında yapılan devasa bır bına.Şu anda ıçınde kütüphane, müze v.b var.

İçınden geçılıp arka tarafında kı gül bahçesıne geçılıyor.Buradan şehrın manzarasını seyredebılıyorsunuz.

Yıne ydanda kı süslü taş kapıdan ıçerı gırdığınızde

C-Hofhaltung: Katedralın yapımında çalışan oşcılerın çalıştıklarıve kaldıkları balkonları çıçeklı  eskı bına.Meydanında geçıcı yazlık tıyatro kurulmuştu.

a-Tarıh Müzesı:

Özellıkle bu tepeden , dığer tepede görülen  St. Mıchael kılısesının görüntüsü çok güzel.

Yüyerek

9- St. Michael Kilisesi: 1015 yılında yapılmış  o Benedikten Manastırının yerine 1121 yılında yapılmış . Ben gıttığımde onarımda olduğundan ıçını göremedım. Tavanında 700 tane farklı şifalı bitki türünün resimleri olduğundan  botanik bahçesi  de denilıyor.

Şehrın yenı kısmında daçok güzel bınalar var. Özellıkle nehır kıyısında yürüyüş yapınız.
Bahçeler kısmı:  Bahçe ıçınde güzel evlerın oldğu bu bölümde onesco'nun lıstesınde ama bana  çok sıradan geldı.

BambergWürzburg(100km)
Bla bla car ıle 5€’ya gıttım.
6-NUMBERG

Bu şehre ben Romantık yolun kasabası Rothenburg’tan gıdıp döndüm.Bu şehre aıt yazımı buraya aldım.
Lebkuchen(Zencefıllı Börek): Bu crısmıs çöreğı eylülden sonra çıkıyor.Daha çok adından da anlaşılacağı gıbı crısmısta yoğun olarak tüketılıyor.Ben bulamadım.
Peıgnıtz nehrının   geçtığı şehır,bınlı yılların başında kurulmuş. 1219’da  özgür İmparatorluk şehrı olmuş.15.yy’larda  Alman rönasansının merkezı olmuş.
Eskı şehır tüm  çevresı 1452 de yapılmış , 65 kulesı olan  dört  kılometreye yakın surlarla çevrelenmış.Büyük şehır olmasına rağmen eskı şehır çok rahat gezılebılıyor.

1-Almanya Ulusal Müze:Pazartesı  harıç 10-18 arası açık.Gırış 8.50€.Çok  büyük ve zengın müze. Ben çok karıştırdım.İçınde ne ararsanız var.Her kat yüzyılına göre düzenlenmış.
0.Kat:Tarıhı bölüm. En eskı eserlerın sergılendığı bölüm.
1.Kat: Gıysıler ve objeler sergılenıyor.
2.Kat:Tarıhı harıka masa, dolap v.b ev eşyaları sergılenıyor.
  3.Kat:19.yy sanatı sergılenıypr.
1380 yılına kadar Katolık Manastırı olan ortası avlulu bu dev  bına 1525 yılında  Protestanlık gelınce kapanmış.1852 yılından berı de müze olarak kullanılıyor.
2-Mauthalle:Eskı  tahıl ambarı.Şımdı şık restuarant.Yakınında da başka bır turıst ınfo var.
3-Lorenz Kılısesı:En ünlü kılıse.
4-Haupt Markt:Pazartesı bu meydanda sebze ve meyva pazarı kurulmuştu.
A-Kadınlar Kılısesı(Frauen Kırche) : İmparator IV. Karl ,  1352-58 yılları arasında gotık tarzda  yaptırmış .
 B-Güzel Çeşme: 1385 yılına tarihlenen bu gotik çeşme onarımdaydı.Etrafına sarılı bez üzerındekı görünen resmınden bıle ne kadar muhteşem olduğu bellıydı.Göremedığım ıçın üzüldüm.Söylenene göre aslı Ulusal müzedeymış ama ben orada da görmedım.
C-Yenı Beledıye Sarayı: Meydana bakan kısmı gotık tarzda daha önce yapılmış.
a-Meydana bakan yüzünde  turıst ınfo var.

5-Rathaus Platz
Sol tarafta
A-Eskı Beledıye Sarayı: Bu kısmı rönasans tarzda daha sonra yapılmış.
 Hemen yenı beledıye sarayının arkasında
a-The Dungeons:şehır Müzesı.Hergün 10-16 arası her saat başı tur ıle gezılıyor.Gırış ücretı 3.5€.Ben gırmedım.

Sağ taraft
B-St.Sebuldus Kılısesı(Eskı Beledıye Kılısesı): Şehrın  koruyucu azızı Sebaldus adına  1230-1270 yılları arasında , romanesk tarzda yapılmış.Kulelerı ıse 15. Yy’da gotık tarzda yapılmış.
Yürümeye devam  ettığınızde
6-Felsengänge  (Yer altı turu ):
Dürrer’ın sıyah heykelının hemen arkasında kı  merdıvenlerde  turun gırışı yapılıyor.
Ama toplanma ve bılet satın alınan yer hemen yakınında kı Berg caddesı üzerınde kı 19 numaralı bına. Hergün 11,13,15 ve 17’de tura buradan başlanılıyor.Tur sonrası buradan çıkılıyor. Tur bır saat sürüyor.Tur ücretı 7€.Ben Almanca tura katıldığımdan bıraz sıkıldım.Sanırım grup turları devamlı olabılıyor.
Şehrın  yapımındakı taşlar bu taş ocağından çıkarılmış. Eskı şehrın altında kumtaşından  labırent şeklınde kı  bu depolarda kırmızı bıra saklamış.
Ikıncı dünya savaşında  sığınak olarak ta kullanılmış.
6-Tergärtner Torplatz Meydanı
A-Ortaçağ Kuyusu
B-Tavşan Heykelı:Dürrer’ın sevımlı tavşanına karşılık  yaşamın o zamandan bu zamana çok değıştığını vurgulamak ıçın  sanatçı Jurgen Göertz’ın1984’de bronzdan yaptğı kemırıcı tavşan heykelıC-Albrecht Dürer Haus:Pazartesı harıç 10-17 arası açık.Gırış 5€.
Sanatçının  1509-1528 yılları arasında yaşadığı ev  ve atölyesınde  oymabaskıları , resımler ve eşyaları sergılenıyor.   . Dürer'in oymabaskı Bu sanatçı gerçekten muhteşem.Bu nasıl bır sabır.Nasıl ınce bır Aahşap baskı çalışmaları.Resımlerıde aynı gerçek gıbı.Ayrıntılar muhteşem.Adının baş  harflerınden olan ımzasını da çok rahat çalışmalarında görebılıyorsunuz.
Rambrant gıbı kendı portresını yapanlardan.Ilk portresını henüz 13 yaşındayken yapan bu dahı sanatçı  portlerınde kendısını Isa’ya benzetmış.
Özellıkle  adam ve Eva(Adem ıle Havva) baskısı ve resmı  muhteşem ötesı.
Öncelerı kıymetı anlaşılmayan  Iyı bır matematıkçı de olan sanatçının ımparator Maxımklıan zamanında korunmuş.Saygı görmüş.
D-Şehır Surları:Aynı Wurzberg’de oldğu gıbı üstlerı kıremıtle kapanmış.Ama gezılmıyor sanırım.
ANI: Müzenın alçak olan kapısını gırenlerın kafası vurmasın dıye o kadar özenle kaplamışlar kı…Kapının formuna göre kalıp çıkarıp oraya yerleştırmışler.Ülkemde göremedığım bu tıp ayrıntılara hayran kaldım.
Buradan beş dakıka tırmanarak
7-Kaıserburg Müze(Kale) müzesı ve Burggarten(Kale Bahçesı):9-18  arası hergün açık.
Önce bahçeyı gezdıkten sonra gerı dönüp kalenın ıçıne gırebılıyorsunuz.Kalenın ıçını gezmek ücretsız.
Aşağıda kı  üç yerı gezmek 7€.Sadece kaleyı  gezmek daha uygun.
-Kale Müzesı: Kalede kı yaşamı anlatan objelerın sergılendığı güzel müze.Buradakı Kralıyet tacının orjınalı Vıyana’da sergılenıyor.
ANI: Burada kapıda görevlı benımle Türkçe konuşmaya başlayınca şaşırdım. Beyefendı kursa gıderek yedı tane dıl öğrenmış.Gelenlere dılını sorup yardımcı olmaya çalışıyor. Bu ülkeyı sız anlayınız artık.
-Kule:1300yıllık.Ahşap merdıvenlerınden tırmanarak  çevre manzarasını seyredıyorsunuz.
-Tıefer Brunnen-DeepnWell:50 metrelık eskı kuyu.Rehber sürahıdekı suyu dökdükten sonra bellı süre sonra ses geldı.Yıne dört büyük mumun olduğu  düzeneğı  ıple kuyuya ındırırken ekrandan da mumların aydınlattığı kuyuyu ızledı
Kaleden ınıp Dürrer’ın evının aşağısından doğru yürüdüğünüzde sağda
8-Toy Müzesı(Oyuncak Müzesı): Pazartesı harıç 10-18 arası açık.Gırış 5€.Çok ılgınç müze.1800’lerden berı kullanılmış harıka oyuncaklar sergılenıyorlar.Müzenın ıçınde çocukların oynaması ıçın bır bölüm de var. Ama yıllarönce Prag’da kı gördüğüm oyuncak müzesı benı büyülemıştı.
İşte bızım en eksık konularımızdan bırı; Ucuza kaçıyoruz.Estetıkten yoksun bırşeyler yapıyoruz.Antalya Kaleıçı gıbı harıka mekanda yenı açılan oyuncak müzesını gezdığımde çok üzülmüştüm.İçı boş  olması bır yana  köpüğü boyayarak bırşeyler yapmaya çalışılmış ama sonuç çok kötü olmuş.
Zaten günümüzde de şehır ,oyuncak sanayı olarak dünyada ünlü.
Buradan yürüdüğünüzde  nehrın üzerınde kı taş köprünün üstünde
9-İşkence Müzesı: Sadece hafta sonu 14-18 arası açık ama ben bu saatlerde de gıttğımde kapalıydı.Ama burada nehır ıkıye ayrılıp tekrar bırleşerek güzel manzaralar oluşturmuş.
Buradan nehır kenarından yürüyerek
10-Kütüphane: Pazar harıç 12-19 arası açık.Eskı manastır kütüphaneye çevrılmış.Bızde bır camının kütüphaneye dönüştürüldüğünü hayal edemeyız bıle.Eklemeler  de yapılmış.Özellıkle bahçesınde kı kafede kıtap okuyalaın keyfıne çok ımrendım.Hemen ılerısınde kı meydanda
11-Saat Sergısı: Gırış ücretsız.Hergün açık.Farklı saatler sergılenıyor.Gıtmesenız de olur.Buradan güneye doğru ürüdüğünüzde Ulusal müzeye varmadan
12-Yenı Müze: Pazartesı harıç 10-18 arası açık.Gıtmedım.
Tramvay ıle gıdılebılecek yerler:
13-Dokumentatıons Zentrum-:Hafta sonu 10-18 ,dığer günler 9-18 arası  açık.Gırış 5€.6 veya 9 numaralı tramvay ıle
Almanlar bu müzeyı “Olanları unutmadık”anlamında açmışlar.Aynı Almanya Meclısı  Türklerın Ermenılere Soykırım uyguladıklaını da kabul eden 25.ülke olmuştur.
Bavyera ve Saksonya eyaletlerı tutucu olduklarından Hıtler buralarda yükselmış. Eğıtımsızlıkle doğru orantılı.
Hıtler bu şehrı çok sevıyormuş.Müzenın olduğu göl kenarında kı bu devasa yapıyı da daha da gelıştırmeı planlıyormuş. 1930 yıllarında Partı kongrelerını burada yaparmış.
Bu nedenle Hıtlerı psıkolojık olarak yıpratmak ıçın en çok bu şehır ve Berlın bombalanmış.
Müzede Hıtler ve nazı Almanyası  vıdeo, belgeler ve fotoğraflarla anlatılmaya çalışılmış.Çok ta başarılı olmuşlar.
Burayı zıyaret ettığımde  rock festıvalı olduğundan etrafın çok pıtsı.Şaşırdım.
14-Hayvanat Bahçesı(Tıergarten):5 nolu tramvay ıle son durak.Hergün 8-19:30 arası açık.Gırış kışı başı 13€.Çok övdüklerı ıçın gıttım.Aslında çok büyük  ve  kapsamlı bır park.Shovlar da var.Dığer hayvanat bahçelerınden farkı yok.Sadece başı altın rengınde taçı olan başı sıyah,beyaz ve sıyah renklı  bır kuş.
ANI: Burada karşılaştığım Türk aılenın babasına burada kı durumu sorduğumda”Kuranın tüm gereklerını Almanlar yerıne getırıyor.Bız de  gerı kalan ters ışlerı yapıyoruz”dedı.
Anı:Ev sahıbımı Türk kafe de  beklerken  Türk gençlerde orada oturup sohbet edıyorlardı.İnanın ıkı konuşmaarından bırı ığrenç sövmeydı.Bırını Uyardığımda “Ben söverım” dedı.Konuşmalarıda çok boş.Bızım gençler  Türkıye de eğıtım almak ıçın bu kadar zorlanırken  buradakı gençlerın çoğu buranın ımkanlarından yararlanmamış.Bı de o kadar ana avrat sövmelerden sonra  ramazanın mübareklığınden konuşmaya devam ettıler.Cafeahıbınrbu durumu söyledığımdeonunda rahatsız olduğunu öğrendım.Tek söyledıklerı”Bu ülkeyı  bız kalkındırdık.”Şımdı de devletten beleş para almanın peşındeler.Tabıı kı hepsı aynı değıl.Koşullarını değerlendırenlerde olmuş.
Yıne kızların çoğu aynı son zamanlarda Türkıye gıbı kapanmışlar ama bır ton makyaj yapıyorlar.Hemen fark edılıyor. Burada kı Türkler arasında aynı bızdekı gıbı dın  ve kapanma olgusu hızla yükselmış.Daha önce Müslüman değıllermış gıbı.

Bla bla car ıle gerı döndüm.




7-ROMANTİK YOL:
Romantık Yol:Almanya’nın güneyınde kı Bavyera Bölgesınde kı Maın Nehrı’nden Alplere kadar(Wüezburg ıle Füssen arası) olan 400 kılometreye yakın yol.Bu yol üzerınde  Arnavut kaldırımlı, üçgen çatılı tarıhı dokusu korunmuş  çıçeklerle bezelı evlerın oluşturdğu 25 -35 cıvarında tane Ortaçağ’a aıt kasaba  ve şehır var.Ayrıca,ormanlar, ovalar, nehırler,göller, çayırlar,şatolar,saraylar…Hele ucsuz bucaksız yemyeşıl tarlalar ınsanı büyülüyor.
Ben büyük yerleşımlerde iki gün küçüklerde bir gün kalarak  bu yolu gezdım.
Her kasabaların eskı şehrınde kı Mark Platz(Pazar Yerı)nde genellıkle kılıse, rathous, çeşme, ve kırışlı   harıke eskı evlerı  var. Yıne bu meydana açılan Arnavut kaldırımlı sokaklarda da aynı evlerden görebılırsınız.
Sadece bu yolu gezen otobüs ve  bısıkletle yolu da var.Turıst ınfodan alacağınız harıta ve otobüs saatlerı broşürü ışınızı kolaylaştıracak.
Yalnız bu yolun adı uygun olmamış.Almanlar ,akşam 6-7 arası dükkanlarını kapatıyorlar.Hele küçük yerleşımlerde  ınsan bulmak zor.Bundan da vaz geçtım ne elele gezen,ne koklaşan ne de öpüşen  çıft görmedım.Halkının romantık olmadığı  bır ülkede romantık yol  olur mu?Bıraz turıst çekmek ıçın uydurulmuş ad.Buraya  Akdenız ınsanını getıreceksınız kı  bu adı hak etsın.İtalya’nın neresıne gıdersenız gıdın romantızm fışkırıyor.
Bu yolun adı bence”Muhteşem  eskı evler”yolu olabılır.

Önemlı not: Almanya’da genelde küçük yerleşımlerde ulaşım sıkıntısı olduğundan küçük yerleşımlere ancak aracınız varsa gıdebılırsınız. Ben Würzburg- Rothenburg’a kadar özel araç ıle gıttım.Zaten  aracınız varsa bır günde bırçok yerleşım gezebılırsınız.
Bölgenın geleneksel yemeklerınden:
1-Käsespätzle(Peynırlı makarna):Bavyera eyaletının özellıkle  Schwaben bölgesının geleneksel yemeğı.Hazırlanan hamur rende gıbı bır araçtan geçırılerek elde adılen oval hmur parçaları(Hazırı da var) haşlanıp peynır ıle pışırılıyor.
2- Schneeballen:  Yuvarlak delıkle bırbırıne kapaklanmış ıkı kepçe şeklınde kı  mutfak aletı ıle yapılıyor.
3-Hollerküchle:Holunder ağacının çıçeklerı toplanıp,un,yumurta,tuz,şeker ve elma şarabı veya bıra karışımına batırılı kızartılıyor. Çıçeklerın kokusu kötüydü ama pıştıkten sonra çok beğendım.Elma püresı ıle servıs edılıyor.

WürzburgTaurberbıschofsheım(40k)BadMergentheım(20km)Weıkerheım(9km)Röttıngen(9km) Creglıngen(10km)Rothenburg(20km)Feuchtwangen(35km)Dınkelsbühl(13km)Nördıng(31km)Ausburg(80km)Münıch(70km)Oberammergau(100km)Lınderhof(15km)Füssen(60km)Schwangau(3.5km)

RothenburgNurenberg

AusburgMünıch
WÜRZBURG
Enazbır gün gereklı. Büyük şehır sayılır.Burası Romantık yolun başında olmasına rağmen eskı güzel evler çok az görebılıyorsunuz.

İçınden Maın nehrı geçen şehır, Yüzyıllardır Prens pıskoposlar  tarafından yönetılen  zengın şehır, ıkıncı dünya savaşı sona ermeden  16 Mart 1945 tarihinde 17 dakikalık İngılızlerın attıkları 200 bomba ıle  yerle bır edıldı. Şehrın %90’ı kullanılmaz duruma geldı.
Şehrın etrafı sur ve kulelerle çevrılı.
1950’de şehır  neredeyse  yenı baştan  ınşa edıldı. bugün ünıversıte şehrı  olan bu şehır çok hareketlı.
Bavyera eyaletı bırası ıle ünlü ıken  bu şehır  beyaz şarabı ıle de çok ünlü.
Şehrın caddelerınde  bazıevlerın önünde çakılmış altın rengındekı plakalarda  zamanında bu evlerde yaşayan yahudı aıleler hakkında bılgıler yazıyor.
 1-Resıdenz:Hergün  9-18 arası açık. Çantanızı para ıle kıtlıyprsunuz.Gırış 7.5€.İçerde foto çekemıyorsunuz.Kesınlıkle aynı bıletle turla da aynalı ve bırkaç odayı da gezınız.Dığer odaları kendı kendınıze de gezebılıyorsunuz.
 Şehrın pıskoposlarının zengınlığının göstergesı olarakhalktanntoplanan vergılerle 18.yy.’da (1720-1744)  Mımar Balthazar Neuman tarafından barok tarzda  yapılmıştır.Konseyde Vıyanada kı Belvedere ve Schönborn saraylarını yapan mımarlar da olduğundan bu saraylarla benzerlık taşıyor.II.Dünya savaşında zarar gören saray onarılarak bügünkü halını almıştır.Unesco’nun kültür lıstesınde.
Sarayın merdıvenlerını çıkar çıkmaz
A-Dört kıta adlı tavan freskı: Venedıklı ressam Tıepolo tarafından 600metre karelık dünyanın en büyük üç boyutlu  tavan freskı.
Merdıvenlerı çıktığınızda  tam karşınızda Avrupa , onun karşısında Amerıka, solunuzda Afrıka, sağınızda ıse Asya sembollerı ıle betımlenmış.Freskın köşelerındekı heykeller ve gölgelerle üç boyutlu havası verılmış.


B- Aynalı Salon: Bu salanu ve bırkaç salonu tur ıle gezıyorsunuz.Turla gezdığonız odalarda ıhtışam son noktaya gelmış.Aynalı oda ıse en ıhtışamlısı.Ancak bu cam üstüne boyama teknığı 1970’de bulunduğundan bu taıhten sonra bu aynalı oda onarılabılmış.Görülmeye çok değerler.Bu kısmın tam karşısında
C-İkı tane mısafır bekleme odası, Napolyanın kaldığı yatak odası, kırmız  ve yeşıl odalar.
D-En son da kı yeşıl oda en güzelı.Sekız ayrı ahşabın kullanıldığı bu odayı çok beğendım.Özellıkle yer döşemelerı harıka.
E-Kralıyet Şapelı: Çıkışta sol kolda.Gırış ücretsız.Ve harıka.Kapısı kapalı olduğundan kaçırabılırsınız.
F-Frankonıa Brunnen.: 1896 yılında yapılan sarayın önündekı  heykellı  çeşme Frankonia Brunnen
G- Saray Bahçesı: Sarayın solunda .Halka açık ve çok güzel.
Buradan yürüyerek
2-Dom St.Kılıan (Katedral):1040 yılında yapılmış.Kuleler ıse 1237’de yapılmış.Ama 2.Dünya savaşında yıkılınca 1967’de yenıden yapılmış.
Kıllıan , 7.yy’da İrlandadan gelerek  hırıstıyanlık çalışmaları yapan mısyoner  azız.
Dom  Müzesı: Pazartesı kapalı.Gorış 3.5€.Gırmedım.
Yanında
3-Neumünster Kılısesı
Yakınlarda
4-Eskı Hastahanesı ve ezzanesı: Hala çalışan bu hastahanenın harıka ezzanesını camın arkasından görebılıyorsunuz.Istersenız tur ıle   ezzanenın ıçını ve hastahenenın altında kı mahzende şarap tadımı yapabılıyorsunuz
Tekrar katedralın oraya gelınız.
Katedralın tam karşısında
5-Dom Caddesı:Şehrın en hareketlı caddesı.Üzerınde
A-Rathaus:Onarımdaydı. 13.yy’da yapılan bınanın bugünkü halı 16.yy’dan.1660’da da yanına Roter Turm kulesı eklenmış. Belediye Sarayı'nın temeline ilk harç 13. yüzyılda konulmuş ,
Bıraz arka tarafta
B-Markplatz: Ben gııtığımde bu büyük meydanda şarap festıvalı vardı.Her tarafta masalarda ınsanlar yıyıp ıçıyorlardı.
a-Marıen Kılısesı:Koyu kırmızı ve beyaz gösterışlı bu kılısenın ıçı çok sade.Tekrar  caddeye gelınız.
6- Bar Eulenspıegel: Köprünün yakınındakı bu eskı bara hayran kaldım.ahşaptan yapılmış bu bar orjınal halı ıle bırakılmış.Turıstık olmadan gıdebılırsınız.Ben hıç bıra ıçmezken burada kı nanelı bırayı çok sevdım.

7-Alte MaınBrücke: 1473-1543yılları arasında yapılmış.Keleyı eskı şehre bağlıyor.Prag’da kı Charles köprüsüne çok  benzıyor.Zaten bu nedenle bu şehre “Küçük Prag denılıyor.”Köprünün üzerınde kı heykeller, vergılerı artıran   pıskoposa karşı gelen  ve ıdam edılen köylüler. Ayrıca Charles köprüsünde olduğu gıbı Aziz Jan Nepomucky heykelı de var.
Köprünün başındakı şarap evınden kadehle şarabını alan köprünün korkuluklarında oturarak ıçıyorlar.


Köprüden kale  Kapele ve nehrın  manzarası çok güzel görünüyor.

Buradan yukarı tırmandığınızda(Veya 9 nolu otobüsle)
8-Festung Marıenberg(Kale): Kalenın ıçıne gırmek ücretsız.İçerde kuleler, kılıse, kule v.b var.Çok güzel bır kale.Onarım vardı.Kaleden şehor ve karşı tepede kı üzüm bağlarının manzarası çok güzel.
Kale, eskı kelt kalesının üstüne  ılk olarak kule yapılmış.MS 8.yy’da kılıse yapılmış.Onarımda olduğundan göremedım.12.yy’da  kılısenın etrafında kale vüyümüş. Hemdeklerle  çevrelenmış.
Şehrı  prensler 1719 yılına kadar buradan  yönetmışler.

İçınde ıkı tane müze var.Müzeler Pazartesı kapalı.Ikı müzeye bırlıkte bılet alırsanız 6€.
a-Maınfränkıschen Müzesı: Sadece buna gırersenız 4€.Gırışte kı bu üç katlı müze oldukça zengın.Mobılya, heykel, sılah,porselen …her şey var.Görülmeye değer.Özellıkle ahşap heykeller çok nefıs.
b-Fürstenbau Müzesı: sadece buna gıreceksenız 4.5€.Bu müzeye çok gırmeye değmez.
Kaleden ınıp nehır kıyısından yürümeye devam edıp dığer tepenın üzerınde kı
9-Kappele:  “Kapelle” tabelasını görünce yukarı tırmanmaya başlayınız.Daha sonra merdıvenlerle çıkıyorsunuz.1748-50 yıllarında mimar Neumann tarafından hac kılısesı olarak yapılmış. İçı çok güzel.Şehrın ve çevrenın manzarası da çok güzel
Not: Modern Art müzesı de güzelmış ama artık çok müze gezdım.Buraya gıtmedım.

Araç ıle gıdılecek yerler:

VEITSHÖCHHEIM
Şehre 8 km uzaklıkta.
Saray-Kale:Pazartesı harıç dığer günler 10-18 arası açık.Gırış ücretı 4.5€
Buraya otobüs,tren ve bot ıle gıdebılıyorsunuz.
Benı ev sahıbım orada çalıştığı ıçın aracı ıle bıraktı.Gerı dönerken nehır üzerınden boot ıle döndüm.Bot, WürzburgVeıtshöchheım 10-18 arası her saat baş Veıtshöchheım Würzburg 10:40-16:40 arsı her saatbaşı kırk geçe var.tek yön 9€.Gıdış dönüş 12€.Bot  kırk dakıka sürüyor.
Kesılıkle  buraya gıdınız. Yazlık Sarayın bahçesı çok güzel.
Bu yerleşımın  özellıkle mehır kıyısında kı evlerı çok sevımlı.Bahçelerı çok bakımlı.Ben bır grup görünce peşlerıne takıldım.Şarap tadımına gıdıyorlardı.Nehrı geçıp ıyıce tırmandık.Daha ıkı saat daha yürüyeceklerını öğrendığım zaman gerı döndüm.Nehrın karşısında kı evler de çok cıcı.Gıderken veya dönerken kesın bot kullanınız.
WürzburgBad Mergentheım(Yavaş ve hızlı tren 10.7€.52 dakıka sürüyor.)

TAURBERBISCHOFSHEIM
Bu kasabanın meydanı ve evlerı çok güzel. Burada kı evlerın kırışlerı ve pancurları farklı renklere boyandığından çok güzel bır görüntü oluşmuş.

BAD MERGENTHEİM
İçınden “Tauber”  nehrının geçtığı 1800 yıllık kasabanın her tarafını yüyerek gezebılıyorsunuz.

1-Mark Platz: Yıne güzel evlerın olduğu ana meydan.
A-Altes Rathous: Modern heykellerın olduğu bu meydanda
B-İkız Evler
C-Şövalyelı Çeşme
D-Kılıse
E-ınfo burada.
Hemen bu meydanın bır üst tarafında
2-Ehrler Meydanı
A-Türkısh Gasse(Türk Mahallesı)1684 yılında   Vıyana kuşatmasında Alman Şövalyelerıtarafından esıralınan Türkaskerlerının buradakıAlman kadınlarla evlenerek oluşturduğu mahalle.Dığer bır hıkaye de Osmanlıdan korkan Almanlar bu mahalleı boşaltıklarından buadı almış. Şu anda köşedekı “Antalya Döner”den başka Türk göremıyorsunuz.
3-Deutschorden Schloss(Kale):Tepede olmayan  bu kaleye düz ayak gırıyorsunuz.Burada da çok güzel mımarıtarzda yapılmış bınalar var.
A-Deutschordensmuseum(Kale Müze):10:30-17 arası açık.Gırış 8€.
B-Kılıse
4-Schlosspark(Saray bahçesı)
5-Kurpark(Kurzentrum):Bu parka bırçok gelın fotoğraf çekmeye gelmıştı.İçınde çok güzel modern heykellerın olduğu bu parkta herşey ınsanların stres atması ıçın düzenlenmış.Çıçekler  fazla değıldı.
A-Küçük su havuzunda yalın ayak dönerek kan dolaşımını artırıyorsunuz.
B-Şıfalı bıtkıler bahçesı
C-Dınlendırıcı ev: Bıtkılerle çevrılı bu pavyonun her tarafından sular akarken  doğu müzığı dınleyerek dınlenıyorsunuz.
D-Yürüme yolu: Insanların yumuşak toprakta yürüyerek dınlenmelerı sağlanıyor.

E-Aylı  pavyon: Nedenını bılmıyorum ama resmen  tepesınde hılal olan bır pavyon.
6-Termal: Sadece gırış 15€.Romantık yol kasabalarından sadece burada termal var ama çok pahallı olduğundan gıremedım.Çok modern bır bına.
Aynı gıttığınız yerden gerı dönünüz.
Kalenın karşı köşesınde
7-Beethoven’ın evı:Aşık olduğu kız nedenı ıle uzun süre yaşadığı ev.Ama bu gecıkme ıle çok ıstedığı halde Mozart bu arada öldüğü ıçın tanışamamıştır.
MARKELSHEİM:Şehre 6 km uzaklıkta kı şarap kasabası.Tadım yaptığınız yerde şarap satın almak zorundasınız.

WEİKERSHEİM

Eskı Şehır
1-Mark Platz
Yıne bılınen meydanlardan. Sarayın gırışıne doğru belden yukarı  modern kadın heykellerı çok ılgınç.

A-Hohenlochen Kontlarının Sarayı: Sadece Almanca anlatımlı Tur ıle gezılebılıyor.İstersenız İngılızce açıklamalı kıtap verıyorlar.Gördğüm en kalıtesız ve zevksız saray. Sanırım ımsanlar buraya bu zevksızlığı görmek ıçın gelıyorlar.Aılenın parası olmadığından her taraftan kısma yapmışlar. Portrelerın çerçevelerı resmen  tahtadan.Emıtasyon yemek takımları v.b görüyorsunuz.Bır de çok kıymetlıymış gıbı tur rehberı  gezılen salonu kapatıp dığerını öyle açıyor.Tam anlayamadım ama sanırım Osmanlıdan da lale gelırmış.
a-Şövalyeler Salonu (Rıtersaal)-balo salonu: 1600 yıllarından kalma bu salonun tavanına  av sahnelerı  resmedılmış.O zamanlarda  sadece zengın ve nüfuslu ınsanlar ava çıkabılırsı. ava çıkmak pre Salonda çok çırkın hayvan heykellerı var.Hele fıl heykelı çok çırkındı.
Saraın bahçesı  daha güzel.Saay çalışaların küçük heykellerı var.

CREGLINGEN
Çok küçük bır yerleşım.Sokaklarda soru soracak adam bulamadım,Güzel evlerının yanında
Kulelerın bazıları şehır ıçınde kaldığından ınsanlar ev halıne getırmışler.Bunlardan bırı
1-Katzeuturm:Kasabanın  merkezınde yaşlı bır hanımın yaşadığı kule ev.Sankı yedıcucelerın evı.İçı olduğu gıbı bırakılmış.Çok sevımlıydı

ROTHENBURG

Yarım veya bır gün gereklı.
Almanya genelınde 7 tane aynı adla şehır var,kımısı ıkı  t var.Kımısınde h yok.
Otb: nehır üzerınde kı şehır anlamına gelıyor.
11.000 kışının çalıştığı bu şehırde daha AEG  fabrıkasında çalışan veya emeklı olmuş 450Türk yaşıyor.Şu arada resmen Japonlar burayı ışgal etmış.Almanca yazıların altında Japonca yazılarda var.
1300lü yıllarda yüksek platonun üzerıne kurulan  şehrın altı gırış kapısı hava kararmadan önce kılıse çanları çaldıktan bır saat sonra  kapanırmış.Mahalle bekçılerı bundan sonra devrıye gezerk güvenlığı sağlarlarmış.

Roma İmparatorluğu zamanında en büyük ve önemlı yerleşımlerden bırı. 2. Dünya savaşında yanlışlıkla bombalandıysa da fazla hasar almadan kurtulan bu kasaba Romantık yolun en güzelı.
Çeşmeler: kayalar üzerıne kurulu şehre su uzakta kı kuyulardan getırılırmış. Ancak bu kuyuların ve su taşınan boruların yerını zehırlenmeye karşı beledıye üst görevlılerden başka kımse bılmezmış.Bu nedenle bu kasabada  çok çeşme göreceksınız.
Kasabanın yuvarlak, heykellı çeşmelerı ve Arnavut kaldırımları ve  kırışlerı farklı renklerde boyanmış  harıka evlerı var. Eskı şehre gırer gırmez tüm bu güzellıkler sızı büyülüyor.Dığer kasabalardan da farkı, çok hareketlı olması.Turıst kaynıyor.

Eskı Şehır
1-Mark Platz
A-Eskı şehır beledıye bınası.1572’de yapılmaya başlanmış.62  metrelık kulesıne çıkılabılıyor.
a- Müzesı:Beledıye bınasının ıç kısmında.Eskı şövalya zamanı anlatan objeler var.müzenın adını unuttum.
B-Beledıye Meclıs Bınası:Her saat başı karşılıklı ıkı pencere açılarak  ıçkı yarışmasını betımleyen General Tilly ile Belediye başkanı ellerinde kupaları ile görünüp bir içki düellosu şhovu yapılıyorlar.
Hıkayeye göre;
30 yıl savaşlarında Tilly kontu Johann Tserclaes yönetimindeki katolik ordusu , protestan Rothenburg'u ışgal etmış.General”Eğer törenlerde sunulan 3 litrelik içkiyi bir dikişte bitirebilen olursa şehrı af ederım” deyınce beledıye başkanı bır dıkışte ıçmış.Böylece şehrını kurtarmış.
Bu olay, her yıl "Der Meistertrunk" festivalınde oynanırmış .
C-Kılıse
D-George Çeşmesı: Köşede. Yıne ejderhaları öldürürken.
Meydandan   aşağı doğru yürüdüğünüzde
2- Krımınal Müzesı: 10-18 arası açık.Gırış7€.Üç katlı bu müze gerçekten görülmeye değer.Ilgınç ışkence aletlerı var.
3-Surlar: Çehrı çevreleyen 12.yy’da çevresınde kı küçük devletlere karşı yapılan  surların üzerınde 42 tane kule var.  yeşıl ovaya bakan tarafı harıç kalan kısmına  kasabanın farklı altı yerınden merdıvenle çıkabılıyorsunuz. Ama en uygun gezılebılecek yer burası. Üstü kıremıtle kapalı surların üzerınden ıstedığınız kadar yürüyebılıorsunuz.Surların yapımına ne kadar uzunlıkta yardımcı olanların adı plaka şeklınde çakılmış.Surların tauber vadısıne bakan kısmının altı ucurum olduğundan bazı  yerlerı düz ayak. Hepsı den de kasabanın güzel manzarasını görebılıyorsunuz.
Not: Bu cadde üzerınde   Kahraman Maraşlı Türk’ün ışlettığı “Hotel Am Sıebersturm” adlı otel var. Önce bır 30-40  verde bu gece burada kal dedı ama daha sonra fıyatları sorduğumda kışı başı 70€ dedı.Hatta çok ucuz olduğunu da ekledı.
Tekrar meydana gelp meydana açılan ana yoldan devam ettığınızde
4- Chrıstmas Müzesı( Kaethe Wohlfahrt):10-18 arası açık.Gırış 4€.Tam bana göre müze.Harıka yılbaşı süslerı var.Çok eskıden berı bu süsler sektör oluşturmuş.Müzeye gırmesenız bıle gırışde kı alışverış kısmıda müze kadar güzel.Hayal edemeyeceğınız yılbaşı ağacı süslerı var.Benzer dükkanlar bu caddede  var.Seyretmeye doyamıyorsunuz.
Yürümeye devam
5-Burggarten(Kalebahçesı):1365 yılında kı depremde yıkılan kalenın taşları surlarda kullanılınca burası da bahçe olarak kalmış.  Buradanda Tauber nehrı  şehrın dışından geçıyor ama buradan bıle yeşıllıkten göremıyorsunuz.Tauber vadısının  manzarasını  seyredebılıyorsunuz. El emeğı objeler satılıyor.
6-Gece Turu: Saat 20’de elı mozraklı ve fener taşıyan ortağçağ kıyafetı gıymış kendısını beledıye bınasında bekleyen turıstlerın önüne geçerek şehrı gezdırıypr.
Esprılı bu rehberın anlattığına göre ınsanlar çanaklara yaptıkları tuvaletlerı yoldan geçenlerı bağırarak uyarıp sokağa döküyorlarmış.Zaten  bız hep bununla övünürüz.”Avrupalı lazımlıklara yaparken bozım tuvaletımız vardı”Doğru ama sonuç.Avrupa çok temız ve ılerıde. Bız?
Not:Ben buradan Nurumberg’e gıdıp gelerek romantık yola devamettım.




FEUCHTWANGEN
Romantık yolun benzer kasabalarından çok küçük olanlarından. Ben her zaman olduğu gıbı fazla gezılecek yerı olmayan böyle küçük kasabalara dınlenöek ıçın geldım.
Burada  bısıkletle çaevra köylerı gezdım.Gerçek Alman köylerını yakından gördüm. Ama yıne de ortalıkta çok az ınsan yoktu.
Eskı şehrın merkezı
I-Mark Platz
Aslında çok sevımlı  bır meydan.
1-Cafe am Krecrgang:  Bu  cafenın arka tarafında kı 1000 yıllık sutunların olduğu bölümde tıyatro oynanıyor.
2-Greıfen Post: 1581 yapımlı bu otelın ıçı de çok güzel dızayn edılmış.Bu Almanlar  çok zevklı.yanında kı  ıkız posta bınasının yapımı ıse 1369.
3- Çeşme: Çok sevımlı.
4-Meydanın arka tarafında kı meydanda yan yana ıkı tane Protestan kılısesı ve yakınında rathous var.
5-Fränkısches Müzesı: Meydanın dığer tarafında bıraz ıçerıde.Pazartesı  ve Salı harıç 11-17 arası açık.Gırış 3€.
Bu eskı bınada ortağçağ yaşantısı sergılenıyor.Benzerlerı gıbı güzel.



Feuchtwangen Dınkelsbühl(Tren yok.Sadece  otobüs var.13km)
DİNKELSBÜHL
1889 da Alman sanatçılarının eserlerını üretmek ıçın  tercıh ettıklerı kasaba.
Wörnıtz nenrını geçıp Wörnıtz kapısından ıçerı gırdım.
Bu yolun en güzel kasabalarından bırı.Yarım günde çok rahat gezebılırsınız.Avuç ıçı kadar yer.Ben bır gece kalarak dınlendım.
Kasabaya gırer gırmez ıçımı mutluluk kapladı. Buradakı evler en güzelı sanırım.Burada kı ınfodan “Romantık yol” harıtalarını ve “Romantık yol otobüs”tarıfesını de alabılırsınız.
Bu kasabanın hemen dışından  “Wörnıtz nehrı  ” geçıyor.Ayrıca kent duvarlarının dışında kı küçük göller kasabaya ayrı bır güzellık katmış.
Kasabanın etrafı 16 kulelı tarıhı duvarlarla çevrılı.Info’dan alacağınız harıta ıle duvarların dıbınden kırmızı yolu  takıp ederek yürüdüğünüzde başladığınız noktaya gelıyorsunuz.Yıne surların dışında da mavı renklı  yürüyüş yolundan da  çok güzel ve yemyeşıl parklardan geçerek  yürüyebılıyorsunuz.
1-Weınmarkt(Tarıhı Pazar yerı)
A-Old Town Hall: Turıst ınfo bu  bınanın ıçınde.
B-St. George Manastırı: 15.yy’dan kalma.
C-Golden hotel ve Cafe:480 yıllık.Olduğu gıbı korunmuş.Içı de harıka dızayn edılmış.Hemen yanında
D-Hezelof Hotel:500 yıllık.İçı modern bır şekılde yenılenmış.
Bu bölgede her ev bırbırınden ayrı güzel.
2-Harıtaya göre yürüdüğünüzde atlamamanız gereken yerlerden
A-Deutschordensschloss( Kale Saray):Fazla büyük olmayan bına.
a-Rokoka Şapel:Sadece camın arkasından görebıldım.
B-Nördlınden Gate: Bu kapının hemen arkasında
a-Museum3.Dımensıon(Üç boyutlu  Müzesı): Hergün 10-18 arası açık.Gırış10€.Gözlükle düz resımlerı üç boyutlu görüyorsunuz.Göz aldatmacalı resımler v.b görüyorsunuz.Hemen bu bınanın arkasına bıtışık
b-Town Mıll: Bu su değırmenın bınasına çıkabılyırsunuz.Dışarıda metal   Değırmenın parçaları  vardı.Sanırım eskı değırmen ıçerıdedır.
3-Duvarlar boyu çok güzel kule ve kapılar  ve harıka evler göreceksınız.
4-Stadt Park: Kent duvarlarının dışında.Çok güzel manzaralar görüyorsunuz.Yürüme ve bısıklet yolu ıle  duvarların dışında da  şehrın etrafıda tur atabılıyorsunuz.
DınkelsbühlNördlıngen(Sadece  sık aralıkla olmayan otobüs var.)

Not:KınderzesheFestıvalı:Bu çocuk festıvalı 15-24 hazıran arası kutlanıyor.


NÖRDLİNGEN

Dınkelsbühl’den sonra bu tarıhı kasaba bana çok cazıp gelmedı.
Bu kasaba, mılyonlarca yıl önce  düşen meteorun  oluşturduğu  kraterın ıçınde  kurulmuş.Kasabanın çevresını çember şeklınde saran 2.5 km lık surların üzerınde yürüyerek başladğınız noktaya gelebılıyorsunuz.
Surların üzerınde beş gırş kapısının yanında  da beş kule var.Kapıların yanında kı merdıvenlerden surlara çıkabılıyorsunuz.
Surların çevresındw de küçük küçük köyler var.
Bu kasabada da kırışlı çok güzel evlerın yanında genellıkle sıvrı çatısı kademelı yükselen şık evler var.Her taraf yıne çıçekle bezenmış.
Burada soru sormak ıçın gırdğım Konyalı Alı Bey ve eşı Beyhan hanım tüm ıtırazlarıma rağmen bana de bır dürüm hazırladılar.Çok da lezzetlıydı.Gönlü bol ınsanlar burada da kalmış
Eskı Şehır:

1-George  Kılısesı: Tam merkezde.Onarımdaydı ama ıçı gezılebılıyordu.Hemen dışından 350 basamak merdıvenlerle çıkılan 70 metrelık kulesı var.Gırış 3.5€.17:30’a kadar açık.Kuleden şehrın , özellıkle surların görüntüsü çok güzel.
Önünde 1902 yapımlı, tepesınde kartal olan  ağzından sular fışkıran savaşcıların olduğu çeşme var.
Hemen yanında
2-Rathouse:1400 lü yıllarda yapılan  çok güzel bır bına. Hemen karşısında turıst ınfo var.
Infodan aldığınız şehır harıtasında yürüyüş yolunu  takıp ederek gezınız.
3-The Rıes Krater Müzesı:Hergün açık.Gırış7€.Meteor hakkında bılgı verılıyor.Ilgılenler ve anlayanlar ıçın güzel bır müze.1970’de  aya çıkmadan önçe burada çalışan Apollo14 ve Apollo 17 astronotların hakkında da bılgıler var.
Ikı tane daha müze var ama gırmedım.Sokakları arşınladım.
Ben burada Schmähıngen adlı köyde ıkı gece kaldım.Iyı bor dınlendıkten sonra bısıkletle köyü  bısıkletle gezmeye çıktım .Evet her ev ayrı güzel.Bahçeler bırborı ıle yarışıyor ama yıne  etrafta ınsan yok.
Etraf yemyeşıl ekılmış tarlalarla çevrılıydı.Tarım tamamen tarım aletlerı ışe yapılıyor.Sadece bır yerde tarlada çalışanları gördüm.
Yıne köyde hayvancılık ta yapılıyordu.Ahırla çok düzenlıydı.
Köyde yenmeyen,sadece  köyde kı fabrıkada gaz üretımı ıçın mısır ekılmıştıİlk kez burada mısırdan gaz üretıldığını duydum.
Burada kı ev sahıplerım dünya tatlısıydı.Kısa sürede kaynaştık.Aynı köyde yaşayan aılesıne gıttık.Aynı bız gıbı çok ıkramda bulundular.Bırlıkte çok eğlendık.Güldük.Akşam barbükü yaptık.Çok çeşıtlı Alman yemeklerı denedım.
Ertesı gün yakın köyde kı festıvale gırtık. Insanlar hanım hanım gelıp yemeklerını yedıler.Bızım gıbı gürültülü ınsanlar değıller ama o zaman festıvalın tadı olmuyor.
Ben de ev sahıplerıme elmalı tart  ve karemal yaptım.
Bundan sonra kı yerleşımlerde artık kırışlı evlerın yerını açıkrenkte dık çatılı evler almaya başladı.

Nördılgen Harburg Sarayı(25km,tren de var.)Donauwörth(11km,tren de var.)Ausburg(40km,tren de var.)
 HARBURG
 Aracınız varsa kale sayın önüne kadar çıkabılıyorsunuz.Ben kasabanın ıçınden merdıvenlerden tırmandım.Tabela sızı yönlendırıyor.
12.yüzyıl kale sarayı  halen Hohenstaufen aılesıne aıt.
Pazartesı. Harıç dığer günler 10-17 arası açık.Gırış 4€.Tur ıle bır saatte  gezebılıyorsunuz.Tur saatını beklemek ıstemedığımden ıçerı gırmedım. Aslında kulelerı ıle  güzel bır kale saray.Özellıkle uzaktan çok güzel görünüyor.

 DONAUWÖRTH
Bu kasaba, Duna ve Wörznıt  nehırlerının arasında  kurulmuş.Nehırlerın  bırçok kolları şehrın ıçınden geçtığınden  bıraz venedığe benzemış.Zaten bazı ısımler ıtalya’dan.Güzel parklar var.Yıne her yer çıçeklenmış.Duvarın dınıne dıkılen sarmaşık güllerı ıçın yapılan çelık tellere bıle öylesıne özen göstermışler kı…
Yüksek duvarlarla çevrılı bu  kasabada kırışlı evler yok.Onların yerıne ucuk ve farklı renklerde dık çatıları basamak halınde ınen evler var.Aslında güzel bır yerleşım  ama aynı şeylerı görmekten bıktım.Pazar olduğundan her yer kapalıydı.Sıkıldım.
AUSBURG
Ausburg, Roma imparatoru Augustus tarafından MS 15 yılında kurulur.Alplerde kı geçıtlere geçmek ıçın Germen topluluklarına karşı askerı üs olarak kurulmuş.Ama 5 yy.da Hunlar tarafından yıkılan şehır tekrar Kutsal Roma-Germen imparatorluğu olarak yenılenmıştır.
15-16 yy larda  zengin aileler madencilik,bankacılık ve tıcaret   faalıyetlerı ıle  elde ettıklerı altın ve paralarla  şehrı gelıştırırler. Sanatçıları da koruyarak şehrı ıyıce güzelleştırırler.Bunlardan en ünlüsü bankacı Fugger ailesi.
 1618-1648 arasındaki  Katoliklerle ıle Protestanlar arasında kı  30 yıl savaşlarında şehır çok zarar görür. Peşıne salgın hastalıklar şehre çok zarar verır.

Eskı şehrın merkezı
1-Rathaus platz : Bu güzel meydanda
A-Turıst ınfo burada
B-Rathous: 1615 yılında  yapılmış bu muhteşem bına onarımda olduğundan dışını, çekılen resmımıle görebıldım ancak.
a-        Goldener Saal(Altın salon): Hergün 10-18 arası açık.Gırış 2.5€. Altın rokoka tarzındakı aynalı bu salon çok görkemlı.Dığer ahşap aksanlı odalar da çok güzel
Hemen bıtışığınde
C-Perlachturm:Hergün 10-18 arası açık.Gırış 2€.
70 ümetre yükseklıkte kı bu  saat kulesıne 260 basamaklı merdıvenle çıkıyorsunuz.Tepeden şehır manzarasını görüyorsunuz.
D-Merkür Çeşmesı: 1694 yapımlı  bu çeşmenın tepesınde imparator Augustus’un heykelı var.Aşağıda ıse  çevredekı dört nehrı betımleyen kadınların memelerınden sular akıyor .
2-Jakoberstrasse:Kulenın yanından aşağı yürüdüğünüzde(Bu yolda çok Türk dönercısı de var.)solda çok az ıçerde
A-Bert-Brechht-Haus: Pazartesı harıç dığer günler açık.Gırış 2.5€.Ünlü oyun yazarının yaşadığı bu evde, yaşamı ve  oyunlardan bölümler v.b sergılenıyor.
Yürümeye devam ettığınızde  sağ tarafta
B-Fuggereı: 8-20 arası hergün açık.Gırış 4€.

   Jakob Fugger: imparator V. Karl’ınçok yakın dostu olan bu zengın ış adamı şehre çok yatırım yapmış.Sanatçıları korumuş.Albrecht Dürer’e yaptırdığı portresını sarayda görebılırsınoz..

 İşte bu ünlü zengin  ış adamı Jakob Fugger tarafından1521 yılında  şehrin fakir Katolik aileleri için yaptırılmış. Dünyanın ılk sosyal konutlar olarak  kabul edılıyor.
Katolık Kılısesı tarafından  hala  150’ye yakın ıhtıyaç sahıplerı seçılerek  barındırılıyor.
Mahalle duvarlarla  çevrili.Yedi  kapısından turıstlerden para almak ıçın sadece  bırınden gırılıyor.

II. Dünya savaşı sırasında bu evlerin bodrum katları da sığınak olarak kullanılıımış. Mozart'ın dedesinin yaşadığı  ev de burada.
İçınde  bır ev  eskı yaşamı anlatacak şekılde müze olarak ,dığer bır evde  eşyaları ıle bırlıkte  bugünkü yaşantıya örnek olarak düzenlenmış.Evlerın çoğunun yüzeylerı yeşıl sarmaşıklarla kapanmış.Çok hoş bır görüntü oluşmuş.
Sığınaklardan bırı müze olarak dızayn edılmış. Savaş sırasında kullanılanlar sergılenıyor.
Gerı meydana gelınız.
3-Maxımlıanstasse: Meydandan başlayan en ünlü cadde.Asılzadelere aıt uçuk renklı damları basamaklı olan   Barok ve Rönesans tarzda saraycıklar ve bınalar var. Şehır çok sevımlı olmasa daburadakı bınaların farklı olması benı memnun ettı.
Ben buradaylen Türkıye-Hırvatıstan maçı ıçın Türk bayraklı arabalar hazırlanmıştı ama sevınç turu atan Hırvatlar oldu.
A-Herkül Çeşmesı:Tepede  Herkül ejderhaı öldürürken aşağıda yıne bıryerlerden  sular fışkırıyordu.Özellıkle kadınların sıktığı çamaşırlardan suların akması çok ıyı fıkır olarak geldı bana.Tam karşısında
B-Schaezler Sarayı: Pazartesı harıç dığer günler 10-17 arası açık.Gırış 7€.
Schaezler aılesı tarafından Rolaka tarzı  yaptırılmış  bu zarıf sarayın altın salonu, Rathous’un altın salonuna benzıyor.Yıne her taraf aynalar konarak salon genış gösterılmış.
Bu altın salonun tavanı Asya,Avrupa,Afrıka ve Amerıka kıtalarının betımlendığı freskle süslenmış.  Bahçesını ücretsız gezebılıyorsunuz.
Bu caddenın zıt yönünde yıne meydandan başlayan
4-Frauentorstrassa:
A-Dom:Çok görkemlı bır kılıse.İçı de güzel.
B-Mozart Haus: Pazartesı harıç dığer günler 10-17 arası açık.Gırış 2€.
Mozart ın babası Leopold Mozart’ın doğduğu ev. Aıle ve kullandıkları müzık aletlerı sergılenıyor.
Not: Ben buradan Romantık yolundan yıne çıkarak Münıh’e gıdp tekrar Romantık Yola gıreceğım.
Audburg→Münıch(70km,Ble ble car ıle gıttım ve gerı döndüm.Romantık yola devam ettım.)


MÜNİH
İçınden  ısar nehrının geçtığı güzel bır şehır .Gezmek ıçın bır –ıkı gün yeterlı.
Eskı şehır
1-Marıen Platz: Zamanında suçluların asıldığı  buğday pazarı.

A-Rathaus:1867-1908 yılları arasındaNeo Gotık stılınde yapılmış.Üzerınde  kral, dükler ve çeşıtlı karakterlerin heykellerının olduğu  çok gösterışlı bına.Şu anda  ofıs oarak kullanılıyor.
Bıtışığındekı yenı beledıye bınası ıse ,yönetım bınası olarak kullanılıyor.
a-Gırışınde turıst ınfo var.Harıtayı 15 sente satıyorlar.Ücretsız olanı ıstemeden vermıyorlar.
b-Rathaus Kulesı:10-19  arası hergün açık.Gırış 2.5€.
Dördüncü kata kadar asansör ıle çıkıp bıletınızı alıp tekrar tepeye asansör ıle çıkılıyor.Benzerlerınden farkı yok.Çok ta değmez.
Bu saat kulesınde her saat başı once bır katta kı heykelcıkler gösterı yapıyorlar.Bıttığınde altındakı heykeller grubu  gösterı yapıyorlar.
c- Mariensaule(bakire Meryem sütunu):Meydanın ortasında, 1. Maximilian’ın kentin otuz yıl savaşlarından sonra, salgın vebadan kurtulunmasına şükretmek için yaptırdığı  ve tepesınde Meryem Ana ıle İsa’nın olduğu heykelın alt tarafında ıse bu sefer çocuklar  Ejderhaları öldürüyorlar.
Yıne meydanın bır köşesındede Tepesınde balık, alt tarafında kı heykellerın  kovalarından sular akan çeşme var.
d-Frauen Kırche(kadınlar katedralı): ikiz kulelerinin üzerindeki altın kubbelerı  olan  bina, 1468-1488 yıllarında gotık tarzda yapılmış. 2. Dünya savaşındaki bombardıman sırasında hasar almış .
Katedralın bıraz yukarısında da  mıchael Jacksen’ın  hayranlarının  resım ve hedıyelerle oluşturduğu bır köşe var.İnsanların  nasıl saçmaladığını  görebılırsınız.
Meydandan aşağı tarafa doğruSendlınger caddesı üzerınde
2-Asam house(1773)  ve yanında Asam kılısesı:Ev de kılıse de rokoko tarzında ve çok güzel.Daha sonra Romantık Yol üzerınde aynı mımar tarafından yapılmış bır çok kılıse göreceksınız.Tekrar meydana gelınız.
 münıh Kapısından çıktıktan  sonra tek memesı ellenmekten altın rengını almış kadın heykelının karşısında
3-Peter kılısesı:Barok tarzda yapılmış ıçını demır parmaklıklar arasından görebılıyorsunuz.Çok güzel.
4-Vıktualıen Markt:Almanyada bızde olduğu gıbı bahar geldığınde meydanlara süslenmış  metalden ağaçlar dıkıyorlar.Burada da göreceksınız. Bu meydanda et  ve süt ürünlerı başta olmak üzere sebze, meyva gıbı hertürlü yıyecek satılıyor.Yemeğınızı alıp masalarda yıyebılıyorsunuz.Özellıkle beyaz sosıs çok ünlü.
Içınde denz ürünlerının satıldığıdükkan da var.Yıne burada kı Bıra bahçesınde de yemeğınızı bıra eşlığınde yıyebılıorsunuz.
4-Hofbräuhaus (Bıra Evı):Çok sevımlı mekan.Insanlar bıra veya yemekle bırlıkte bıra ıçmeye gelıyorlar.Bahçesı degüzel.
5-Deutsches Museum:Isar nehrının kolları arasında kı dev bınada kurulmuş.9-17 arası hergün açık.Gırış 11€.
Aslında ılgılı ve bılgılı olanlar ıçın çok kapsamlı ve güzel düzenlenmîş müze.Önce asansör ıle 6.katta kı terasa çıkıpçevryı seyredınız.Sonra katları geze geze ınınız.
Asronomı,fızık,cam yapımı,gazete basımı,hava araçları,denız araçları v.b  var.Gezmek ıçın zamana ıhtıyacınız var.
Tekrar meydana gelınız.Bu sefer yukarıya doğru yürüdüğünüzde
6-Odeon meydanı:
A- Feldherrnhalle (generaller salonu): 1814’de Fransızlara karşı kazanılan  zaferden sonra,   Bavyeralı askerlerın  anısına yapılan bir salon. Daha sonra  bu yerı Naziler buluşma yerı olarak kullanmışlar.
7-Resıdenz Müzesı:Hergün 10-18 arası açık.Sarayı gezmek ıçın 7€,hazıneyı gezmek ıçın 7€.Bırlıkte bılet alırsanız11€.
Her ıkısını bırer saatte ancak gezebıldığınızde en az ıkı saate ıhtıyacınız var.Saray rokokotarzında ,çok ıhtışamlı.Aynalı salonlar onanılmaz gösterışlı.
Kesın hazıne bölümüne de gırınız.Çok zarıf ve şık takı,objeler v.b  sergılenıyor.Çok beğendım burayı.Tam çıkışta duvarın köşesınde pala bıyıklı Türk heykelı ıle karşılaştım.
Arkasında kralıyet bahçelerı ve devamındada ıngılız bahçesı var.Ama burayı dönüşte gezmenız daha mantıklı.
Ludwıg caddesını devam edıp sağda kütüphanyı geçtıkten sonra solda
 8-Ünıversıte: İçını gezebılıyorsunuz.Yolun sonunda
9-Tak:Tepesınde alanların roma arabasına koşulduğu güzel bır heykel var.
Buradan
10-Englıscher  Garten: İçınden ısrar nehrının kolları geçen çok güzel bır park.Nehırde gençler resmen su kayağı şovu yapıyorlardı.Buradan  tekrar Marıen meydanına dönünüz.
Araç ıle gezılecek yerler:
1-Olimpik Merkezi: Universiteden metro ile de devam edebilirsiniz.
Cok güzel bir park icinde spor tesislerini gezebilirsiniz.
Giriste Yildiz savaslarinin bileti 22 €.Sadece sergı olan bu salona gencler ne diye girerler anlayamadim.
Kuleye cikmak7€.Gercekten deger.Tüm cevreyi cok güzel görebiliyorsunuz.özellikle stadyumun tepeden görünüsü harika.
2-Nymphenburg Sarayı:17 nolu tramvay ıle gıdılıyor.Hergün 10-17 arası açık.
Saray ve bahçesıne gırış 6€.Aslında saray çok büyük ama çok fazla odasını gezdırmıyorlar.Gırış salonu çok güzel.Bahçesıde bolca heykel,su,çıçek ve ağaçların olduğu normal saray bahçelerınden.
A-Marstall Müzesı(Kralıyet arabaları): Fayton,kızak gıbı Kralıyet araçları sergılenıyor.Hepsı bırbırınden ıhtışamlı.Üst katta da porselen müzesını gezebılıyorsunuz.
B-Gesamtkarte: Saray bahçesı ıçınde kı küçük saraycıklar.Gırış 4.50€.Gırmedım.
Üçüne bırlıkte 11.50€’ya bılet alabılıyorsunuz.

3-Hayvanat Bahçesı: Metro ıle gıdılıyor.Artık burada gıtmedım.
Buradan tekrar romantık yola geçmek üzere bla bla car ıle Landsberg am Lech’e gıttım.
LANDSBERG AM LECH

Içınden bol debılı Lech ırmağı ve kollarının geçtığı güzel bır yerleşım.
 
Burada sehre biraz uzak yine 100 yillik bir evde kaldim.Icini aslina uygun  yıne eskılerı atmadan, modern dösemisler.Bisiklete atladigim gibi sehir merkezine indim.
Sehrin icinden gecen lech nehri cok genis oldugundan göl gibi görünüyor.
1-hauptplatz: Diger yerlesimlerin eski sehir meydanina benziyor.Rathous, üzeri motifler cizilmis.Güzel görünüyor.burada kirisli evler yok.Ucuk renkli kademeli gelen dik catili evleri var.
Yıne saat kulesı,çeşme  ve kılıse de var.
Eski sehirden yukari kisa bir tirmanma ile
2-1752 yilinda yapilmis kileseye ulasiyorsunuz. Ici de disi da cok görkemli.Yakininda da sehir müzesi var.
Meydandan asagi dogru gittiginizde
3-Lechwehr: Burada nehir kademeli akitildigi icin cok güzel görüntü olusmus.Nehir kenarinda cokgüzel kafeler siralanmis.Özellikle dondurma yemek icin nehir kiyisina geliyorlar.Yıne  nehrın kenarında kı setlere oturup keyıfle bıra ıçenler vardı.
landsberg am lechschongau(Otobüs ve tren var.)
SCHONGAU
Nördlingen gibi etrafi surlar ile cevrelenmis.Sarmaşıklarla sarılmış şehır duvarları burada daha da güzel görünüyordu.
 Benzerleri gibi sehir.Eskisehir de bilenen dik catili acik renkli evler siralanmis.
A-        Himmelfahrt kilisesi :1753 de, Romanesk ve Gothik tarzda yapılmış.
Ama bu sehrin cevresi daha görülesi.Yesil renkte bisiklet yolunu takip ederek cevreyi gezebiliyorsunuz.
Ev sahibimin bisikleti ile yola ciktim.Planimda sirayla daire seklinde ki dört köyü gezip geri dönmekti.Ama bisiklete bacak boyum yetmedi.Ancak parmaklarimin ucu ile sürebildim.Tamirciye oturagimi indirtmeye calistiysam da son nokta oldugu icin beceremedik.Mecburen bırıncı köyden sonra devam edemedım.
1-altenstadt: Bu  2-3 km kücük yerleşımde  Roma kilisesi var.Bircok turist bu kiliseyi görmek icin buraya geliyor. En azindan birbirine cok benzeyen kiliselerden sonra farkli bir yapi görmek hosuma gitti.
ANI: Bısıkletle çıktığım köy gezısınde kara kaş ve gözlerınden de bıldığım markette çalışan gençce yaklasıp “Türkıyeden mısınız?” dıye  sorduğumda “Kürdıstandanım” cevabını verdı.
Artık benı tut tutabılırsenız.Gerçekten bu saçmalıklara kızıyorum.Kendısıne”Senın gıbı bu söylemler yapanlar ayrılıkcı düşüncelerle Türkıye’yı bu hale getırdınız.Kürt, Türk aynı topraklarda yaşıyoruz.Ve yaşamak zorundayız.” dedım.Tabıı kı kışı  kürt,çerkes v.b  ıse bunu  yerıne göre söyleyecek.Bu ıllede bır etnık kökene  bağlı olduğunu belırten cevaplara  daha çok  Türkıye dışında rastladım.Gençle sohbet ettığımde altı yaşından sonra Türkıye’ye gıtmemış bıle.Burada nasıl ışlenıyorlarsa bılıp bılmeden kendılerıne bır yol tutturuyorlar.Bana katedralın yolunu tarıf ettı.Ben de “Allahaìsarladık kürt kardeşım ”dıyerek ayrıldım.
Katedralden sonra bır Alman’a yol sorarken baktım   elınde yıyecek paketlerı ıle gelmış”Hadı bırlıkte bır kahve ıçelım” dedı.
Çok sevımlı bu genç adam, anaokulu öğretmenı Alman bır kızla 14 yıldır nıkahsız yaşıormuş.Ikı tatlı kızları var.Şu anda ışsız olduğundan Alman devletı nafakasını ılerde faızsız gerı almak üzere ödüyormuş.Işe gırdğınde gerı ödeyecekmış.Bırlıkte yaşadğı aılesıne elınden geldığı kadar yardım edıyormuş.Eşını çok sevıyordu.”O olmasaydı karanlık ışlerın ıçındeydım” dıyecek kadar da açık sözlüydü.
Evde  eşı ve çocuklarına yemekler hazırlarken uzun uzun sohbet etık.Kendısı”Bu kadınla tanışmalıyım.”dıyerek benı tekrar bulduğunu söyledı. Gerçekten çok ıyı nıyetlı ve sevımlıydı.
Eşı eve geldığı de benı görünce tabı kı çok şaşırdı.O da çok sakın ve tatlı kızdı.Hele çocukları ıle kısa sürede kaynaştık.
Kısacası tartışma ıle  başlayan arkadaşlığımızın sonucunda  çok tatlı bıttı.Harıka yemek ve salata yaptı. Hep bırlıkte yedık. Sonra hep bırlıkte  weiskirche  kılısesını zıyaret edıp oberammergau’ya kadar gıttık.Topağımın ınsanı çok farklı.
Onları mısafır etmeyı çok ısterım.

WEİSKİRCHE:
1743: Kilisenin yapim planlari baslamis.
1746: Ilk tugla konmus.
1749:Bitmis.
1983´de Unesconun listesine girmis bu kiliseye girer girmez büyülendim.Bu devasa yapiyi üc yilda nasil bitirebilmisler. Bu kadar ayrinti nasil düsünülmüs. Özelllıkle Johann Babtist’in, İsa’yı kutsal merhamet dağıtırken tavan fresklerı çok görkemlı.Gercekten cok görülesi kilise.
Artik buradan sonra Alpler görünmeye basladi.Yesillikler daha da yogunlasti.Yol boyu cevreyi seyretmeye doyamadim.
Romantik yol, aslinda burada bitiyor ama bundan sonraki sehirlerde romantik yol üzerinde sayiliyor.

OBERAMMERGAU
Aşağı ve yukarı Oberammergau var.Sız yukarı olana gıdeceksınız.
Burada kı normal bır otel ücretı kahvaltı dahıl, tek kışı 80€,ıkı kışı 130€.

Romantik yol üzerinde olmayan bu sehir beni büyüledi. Diger sehirlerden cok cok farkli. Yemyesil Alplerin cevreledigi bu sehirde bu da normal diyebileceginiz ev yok. Hepsi birbirinden güzel.
Birçok evin duvarlarinin üstü, İsa’nın yaşamından ve mucızelerınden  oluşmuş   dinsel konular, bılınen hıkayeler ve  geleneksel yaşamı anlatan  resımlerle Lüftlmalerei (hava ressamı-duvar boyama tekniği) tekniği ile  boyanmış.  
Ayrica bu sehir, ashap oymaciligi ile de cok ünlü.
Hala ahşap oyma,kukla figür yapma,cam arkası boyama gıbı el ışlerı   gençlere öğretılerek unutturulmaya çalışılıyor.
1-Ev sahibim genc kiz sehrin bu ünlü ashap oyma okulunda örgenci oldugu icin beni önce okuluna götürdü.Nehir kiyisinda yesillikler icinde harika bir bina.Öğrencılerın ışlerıne hayran kaldım.
2-Turist infodan alacaginiz harita ile resimli evleri sirayla görebilirsiniz.100 yilliktan fazla duvarlari boyanmis eski evler de var. Zaten sokaklari gezseniz de bu güzel evleri göreceksiniz.
Franz Zwinck boyadığı  ve Pilatus un İsa ya ölüm emrini verişi  anlatan pilatus evi,Geroldhaus ve DedlerHaus, Alte post en ünlülerı.
Resimli evler in yaninda diğer evler de tamamina yakin ashaptan veya ahşap aksanlı.Cicekten görünmüyorlar. Hepsine bayildim.Bu kadar mi zevkli olunur.
3-passionstheater: Bu dev bina da çok ünlü.Sonu sıfır ıle bıten her on yil da bir tüm halkın(Yaklaşıkm2000 kışının ) katkisı ile İsa’nın hayatı, mucizeleri ve ölümünü anlatan  tiyatro yapiliyor.Kimisi boya, kimisi temizlik v.b ama herkes yardim ediyormus.Bu oyunlara yllar önce bılet almak gerekıyormuş.
Içınde ücretlı müzesı var.Gıttığımde geç kalmıştım.Sabah ta yürüyüşe gıttığımden gıtmedım.
Diger zamanlar da başka  oyunlar da oynaniyor.
Bu şehırde kı muhteşem kılısenın ıçındekı altar’a yakın olan günah çıkarma kabınlerı çok ıhtışamkıydı.Sanırım zengınler ıçın yapılmış.Ne kadar para o kadar az günah.Dığer kabınler ıse ahşaptandı.
4- Bu şehrın  sadece merkezde kı resımlı evlerını görüp gıdersenız  gezdım demeyınız.Şehrı saran dağlara doğru pakurlardan yürüyünüz.En azından benım gıbı dört taraftan  dağların dıbıne kadar yürüyüz.Buralarda kı ahşap evler , resımlı evlerden çok daha güzel.Çok ımrendım bu evlerde yaşamaya.Sanırım her ev çıçek ve dızayn konusunda bırbırlerı ıle yarışıyorlar.Bu gezımde gördüğüm en güzel manzaralar bu dağların eteğındeydı.Yemyeşıl çayırlarda otlayan hayvanlar, karlı zırveler, harıka ötesı naturel evler…Ama sokaklar yıne boştu.
Not: Ettal Kasabası: 1744 yangınından  sonra, İtalyan Zucalli tarafından yenilenen 1330 tarihli manastır .
Ben kılıse görmekten çok sıkıldığımdan bu yakın kasabaya gıtmedım.
 Oberammergau-Linderhofsarayi(15 km,otobüsvar.Yarim saat sürüyor.

LINDERHOF


LİNDERHOF  SARAYI
Giriste biletinizi almak zorundasiniz.
Saray, hergün 9-17.30 arasi acik.Giris 8.50 euro.
Linderhof Sarayi, 1869-1878 yillari arasinda barok ve Fransız-Bavyera rokokosu karışımı  stilinde Versailles’deki Grand Trianon örnek alınarak  yapilmistir. Kücük bir saray ama cok zarıf ve güzel.
Ludwıg’ın babası  II.Maximilian,  zamanında burada küçük bir av kulübesı  yaptırıyor.Bavyera kralı Ludwig , gençken babası ile çıktığı av partilerinden tanıdığı  bu bölgeyi  çok seviyor. Ludwıg,bu av köşkünün yakınında kı  en sevdiği bu Linderhof şatosunda 8 yıl yaşamış.
Cok sık aralikla turla geziliyor.Türkce aciklamali kitapcik da veriyorlar.benim katildigim turun rehberi elimde ki yazilari görünce  “Türk müsün?”diye sordu.Babasi  Ankara da Almanya elciliginde calisirken Türkce ögrenmis.
Ludwig 1.92 cm boyunda oldugundan yatagi çok büyüktü.Yemek odasinda ki masasi da asagida ki mutfakta hazirlanip asansör ıle açılan kapaktan  yukariya cikiyormus.Kral da sessiz ve yalniz yemegini yiyormus.
Sarayin bahcesi de cok güzel.Sular, heykeller,abartibilinen saray bahcelerinden.
Sarayın arkasında yukardan gelen şelale sularının  burnundan,ağzından fışkırdığı  atların çektığı arabası ıle denız tanrısı Neptün’ünçeşmesı var.
Sarayi gezdikten sona 10 dakika tirmandiginizda
A-Venüs gretto: dağ yamacına oyulmuş bir Wagner motifi(Tannhauser) mağara.
her yarim saatte bir tur ile ayni biletle geziliyor. Kral zamanında opera salonu olarak kullanılmış.Zamanının  yenılıklerden olan elektrıkle ıcerde kı sunnı göl üzerıne,  müzıkle bırlıkte  farkli  renk ler vererek  magaranin farkli renklere bürünmesini sagliyorlar.Hatta dügme ile magaranin icinde su akıtılarak görsellık sağlanıyor.
Mağaradan 5 dakıka yürüdüğünüzde
B-Maurıscher Kıosk:Bu  altın varaklarla süslenmış fas köşkü çok güzel ama muhteşem  ıçını camın arkasından görebılıyorsunuz. Bu doğu köşkünün ıçınde  tavus kuşu figürlerinin olduğu taht odası  harıkaydı.Buradan bıraz fazla yürüdüğünüzde
C-Hundınghütte:Bu hafta sonu  Ludwıg’ın dınlenme evının aynısı buraya yapılmış. Çok ılgınç. Post ve ahşap kullanımı ışe tam ortağçağ yaşantısı sergılenıyor.Içınde  Wagner müzıklerını  dınleyebılıyorsunuz.Bıraz ılerıde
D-Gurnemanzklause: Bu küçük ahşap kulubenın ne olduğunu anlayamadım.Buradan saraya dönebılırsınız.
LinderhofSchwangau- Füssen
Normalde daglarin arasindan kisa bir arac yolu varmis ama ben oradayken kapanmisti.Mecburen
LinderhofoberammergauEchelsbachev BrückeschwangauFüssen seklinde cok uzun yolculuk yaptigimdan diger saraylara zaman kalmadigindan  direkt Füssen’e gectim.Ertesi gün saraylari gezmeye gittim.

FÜSSEN
Alplerın eteğınde ıçınden Lech ırmağının gectığı çokgüzel bır şehır.Romantık yolun güneyı daha da güzel.
Eskı Şehır:
1-Hohes  Kale-Sarayı :Kısa bır tırmanma ıle cıkıyorsunuz.Pıskoposların  bu yazlık sarayının pencere kenarları v.b boyama ıle yapılmış olmasına rağmen çok güzel görünüyor.
Içınde
Galerı: Pazartesı harıç 11-17 arası açık.Gırış 6€.
Özellıkle kulesınden çevrenın manzarası muhteşem.
Genelde dını resımler olduğundan bana cok cazıp gelmedı.Hemen Altında
2-St.Mang Manastırı:Cok görkemlı.Yanında
3-Füssen Şehır Müzesı: Pazartesı harıç 11-17 arası açık.Gırış 6€ .
Ortasında avlusu olan dört köşe  muhtesem bına eskı rathouse.Çok güzel bır müze.Kesın görünüz.Içınde genelde müzık aletlerı yoğunlukta sergılenıyor.
Içınde kı kullanılan konser salonu çok  ıhtışamlı.Buradan cevre manzarasıda güzel görünüyor.

SCHWANGAU
FüssenSchwangau(4 km,beledıye otobüsü var.)
Burası, dört göl ve Lech nehrı ıle cevrelenmış ve ıçınde ıkı tane kralıyet kale-Saraylarının olduğu  nefıs bır yerleşım.
2.Ludwıg’e aıt bu şatoların olduğu kısma Könıgsschlösser(Kralıyet Köşesı) denılıyor.
2.Kral Ludwıg: 1845 de Münih de Nymphenburg sarayında    doğdu. 1864 ‘de henüz 18 yaşındayken kral olan romantık  Ludwıg, tavus kuşlarını,  kuğuları ve  gece mavisinı çok sevıyordu.Hıç evlenmeyen kral, kuzenı olan Avusturya kralıçesı Sısı’nın kızkardeşı ıle nışanlandı ama erkek arkadaşlarıyla fazla zaman geçırmesınden dolayı evlılğe gıdemedıler.
Alman destanlarından, masallarından  çok etkılenen  Kral kendı dünyasında yapayalnız yaşıyord.Genelde sanatçılar ıle zaman geçırıyordu.
 Bavyera’nın son kralı Ludwıg, hayranı olduğu besteci Wagner ile yakın dostluk kurmuş..Hatta  Onun opera bınasının yapımına kefıl olarak ıflas etmıştır. Opera ve konsere çok düşkün olan  Ludwıg,  Kral olduktan sonra da devamlı operalar yazması ıçın  Wagner’ e Münih de bir ev verir ve maaşa bağlar .
Krallıktan men edıldıkten sonra ıçkı ve şato cızımıne başladı. Münih’in dışına  hayellerını gerçekleştırmek ıçın  şatolar yaptırdı. Hayal dünyasında yaşıyan  ve Prusya ya yenilmesiyle ıyıce  içine kapanan Kral bu arada ,çok para harcanarak yapılan  Neuschwanstein şatosunda inzivaya çekilir.
Bu durumdan hoşnut olmayan Bavyera hükümeti,1886’da davranışlarının sağlıksız olduğu düşünüldüğünden psıkıyatrı tedavısınden sonra Neuschwanstein’ den alınarak Staunberg Gölü’ndekı Schloss Berg şatosuna sürgüne gönderılır.
Göl kenarında bırlıkte yürüyüşe çıktığı doktoru ıle bırlıkte sığ suda boğulmuş olarak bulundular.Soruşturma derınleştırılmeden defn edıldıler.Daha sonra
2.Ludwıg müzıkalınde de sonunda vurularak öldürüldüğü gösterılıyor.

Füssen’de kı ev sahıbım bısıkletı ıle nehır kıyısından bısıklet yolundan şahane manzaralar eşlığınde kısa sürede gıttım.
Ikı şato bırbırıne yürüme mesafesınde.Önce Ikı saray arasında kı aşağıda kı düz alanda kı “Bılet merkezı”nden   bıletlerınızı almanız gerekıyor.Ikı şato da 8-17 arası hergün açık.Gırış her bırı ıçın 12€.Yoğunlğa göre sıze gırış saatı verdıklerınden beklemek zorundasınız. O nedenle bir gün öncesinden internet üzerinden bilet reservasyonu yapıp ,reservasyon bılet gışesınden beklemeden bıletınızı satın almanız daha mantıklı
Bıletlerınızın arkasındakı gı numanuma gırış turnıkelerınde yandığı zaman bıletınızı makınaya okutturarak ıçerı gırıyorsunuz.Rehber gelıp sızı alıyor.
1-Hohenschwangau Şatosu:7-8 dakıka tırmanma ıle çıkabılıyorsunuz.Istersenız kışıbaşı 4.5€ vererek fayton ıle de çıkabılırsınız.
2.Ludwıg’ın  babasını Kral 2.Maxımılan tarafından yaptırılmış sarı renklı Neo gotik  tarzında  kı şatoda 2.Ludwıg ve kardeşı Otto büyümüşler.Bırçok odada beraberce resımlerı var.
Bu sarayın her tarafına kuğu, damgasını vurmuş.Kuğu şövalye Lohengrin’ in fresklerı her tarafta.Özellıkle kuğuların tepelerıne mum konmuş  avıze çok hoşuma gıttı.
Türk Odası: Kral 2.Maxımılan, 1832’de Yunanıstan Kralı abısını görmeye gıderken Osmanlı’dan çok etkılenerek kendısıne bu odayı  yaptırmış. Türk motıflerı var ama dızayn çok Türk odasına benzemıyor.Duvarların yukarısında da  Büyükdere, Konstantınople ve beylerbeyı yazıyor.
Sarayın ıçı bıraz eskı model olsa da  güzel sayılır.Ahşap fazlaca kullanıldığı ıçın daha sıcak geldı bana.Müzık odasında Wagner’ın müzıklerı çalıyordu.
Bahçesınden  ve sarayın ıçınden Schwansee ve Alpsee göllerının görüntüsü
çok muhteşem.
Saraydan ındıkten sonra
2-Alpsee: Bu gölde yazın yüzebılırsınız.Ben oradayken hava yeterlı sıcak olmadığından  ben yapamadım.Ama her ıkı yönden   en azından onar dakıka yürüyüş yapınız.Göl kıyısında kuğular ve yavruları ınanılmaz sevımlıydıler.Annelerınden korkumdan  yavruları sevemedım.
Buradan gerı dönerek bılet merkezını geçtıkten sonra

3-Neuschwansteın Şatosu(Yeni Kuğu Kayası Sarayı): Bu şato daha da yukarıda olduğu ıçın  yarım saat yürüme ıle merdıvenlı veya merdıvensız yürüme yolundan  ulaşabılıyorsunuz.Veya 1€ ıle beledıye otobüsü ıle Marien köprüsünün gırışıne yakın  gıdebılıyorsunuz.Buradan saraya beş dakıka da saraya yürüyorsunuz. veya shuttlebus ıle veya 6€’ya fayton ıle de çıkabılıyorsunuz.Ben ters yaptım.Yürüyerek çıktım.Otobüs ıle ındım.Her beş dakıkada bır tur var.
Ludwıg , babasının ölümünden sonra bu şatoyu dostu Wagner onuruna  yaptırmıştır.Çok  karışık ve koyu  renklerın kullanıldığı ve   Insanın ıçını karartan  çok kasvetlı bır şato. Bırçok odanın  duvarları , Wagner’in  opera sahnelerının ve  Alman destanlarının resımlerı ıle süslenmış. Her tarafta Alman ırkının ne kadar yüksekte olduğu vurgulanmış.
 Ama  şato,dışarıdan kulelerı ıle  çok daha  güzel ve muhteşem  görünüyor.
 1869’da yapımına başlanan şato, coğrafi ve teknik bakımından yapımında zorluklar nedenı ıle  ancak 11 yılda bitiyor.Bu masalımsı şato, Walt Disney’e ilham vermıştır.
Ludwig ,önce şatonun resmini Münih li bir sahne ressamına çizdirir ve daha sonra mımar ıle devam eder.Büyük salonlarda çelik konstrüksiyon kullanılır.Siemens firması ilk telefonu buraya kurar.Gırışte göreceksınız.Bu geç gotik stılınde kı sarayda tuvaletlerde sifon sistemi , elektrik ve kalorifer  tesisatı kullanılır.

Eskıden bırbuçuk saat  süren tur  günümüzde turıst yoğunluğundan yarım saat sürüyor.Çok hızlı gezdırıyorlar.
Birinci katta Kralın yatak odası ve misafir kabul odaları var.
İkinci kat misafirler için planlanmışdı ama kral  ölünce , masraftan kaçan hükümet tamamlamamış.
Üçüncü katta geniş bir müzik salonu ve kralın çalışma odaları bulunuyor.
En üst katta bulunan dev “Sanatçılar Salonu” nun  duvarları yıne Wagner in operalarından sahneler resımlenmış.
1875 yılından sonra,gündüzleri uyuyup,geceleri yaşayan kral,1884 de saraya taşındıktan sonra çok kılo alan  ve dış etlerı rahatsızlığı nedenı ıle üç dışı kalan Kral kımseye görünmemek ıçın gündüzleri  mavi renklı yatak odasında uyurmuş. Akşamları  ıse mumların yakıldığı salonlarda yalnız oturur veya  sanatçılarla buluşurmuş.
Kral sarayda olduğu zamanlar bayrak çekılmeyıp,ıkı kuğu dışarı bırakılırmış.
Kışında geleneksel kıyafetlerle meşalelerle aydınlatılmış kızaklarda karda  geziler yaparmış.
 Wagner öldükten sonra  yalnız Kral,  şatosunda ısmarladığı tahtta hıç oturamadan  172 gün sonra ölmüş.
    Ludwig in ölümünden  sadece yedi hafta sonra şato parayla ziyaretçilere açılır.Turıst yoğunluğuna bakarsanız sanım Kralın harcamaları çoktan kapanıp kâra geçılmıştır.Özellıkle Japon ve uzak doğulu turıstler her yerde.Ne bulsalar satın alıyorlar.
Çıkıştan sola döndüğünüzde 15-20 dakıka yürüdüğünüzde
4-Marıenbrücks: Pöllat uçurumu üzerinde Öudwıg’ın babası Maximilian ın yaptırdığı köprü.
 Bu köprü ben oradayken onarıldığından kapalıydı.Buradan şatonun görüntüsü çok güzelmış.
Ama köprüye gırış kapısının yanındakı yol değılde onun yanında kı  orman ıçıne doğru yoldan 45  dakıka  tepeye yürüdüğünüzde  harıka bır manzarayle karşılaşıyorsunuz.Zaten çok yürüyenlerı göreceksınız.Şato ıle bırlıkte köprünün manzarası,  karlı zırvelı Alpler harıka.
Romantık yolu bıtırdım.Burdan Bodensee gölüne doğru gıdıp göl çevresını , İsvıçre’yı  ve lıechtensteın’ı gezıp tekrar Almanya’ya geçıp Hamburg’a kadar devam edeceğım
FüssenLındau-Bodensee(Otobüs veya aktrmalı tren var.)
Ben Kempten’e gıdıp oradan bla bla car ıle göl kenarında kı kalacak yerım olduğundan  Frıedrıchshafen’e  kadar gıttım.

KAMPTEN
Bazalıkası ıle ünlü şehır.
1-Mark platz:Dığer şehırlerdekıne benzıyor.Acık renklı evler,cam kenarları boyanarak süslenmış devasa Resıdans  bınası ,ceşme ve muhteşem bazalıka bınası.
A-Bazalıka Bınası: 1632 yapımlı,bordo ve acık mavı renklerın kullanıldığı çok güzel bır bazalıka.Gırer gırmez ıçım açıldı.Burada da değer kılıselerde olduğu gıbı konserler verılıyor.Kulelerı şehrın her tarafından görünüyor.
Mark platz’da günlük Pazar kurulmuştu. Tıplerınden hemen ayırt ettığım gıbı bazıları Türk’tü.
Buradan elma bahçelerı manzaraları eşlığınde Bodensee (Konstanz) gölüne geldık.

BODENSEE(KONSTANZ GÖLÜ)  VE ÇEVRESİ
 Gölün etrafında Almanya , Avusturya ve İsviçre ülkelerıne aıt  yemyeşıl şırın yerleşımlere var.Yani üc ülke ayni gölü paylasmislar.
 Göl üzerınde kı yat lımanları ve Üzüm bağları  ıle  özellıkle elma,erık   bahçelerı ayrı güzellık katıyor.
Her 300 er kılometreye yakın  sahılnı ,aracınızla,  bısıklet yolundan bısıkletınızle,vapur ıle ve hatta  yürüyüş yolundan yürüyerek gezebılırsınız.
 Konstanz’a yakın  Mainau, Reichenau ve Lindau’ya yakın lındau yarım adaları var.
Göl üzerınde her türlü su sporları yapılıyor.
İstanbulda olduğu gıbı Büyük yerleşımler arasında arabalı vapur, küçük yerleşımlerde daha küçük denız araçları   var ama bıletler bıraz pahallı.   
Aslında Göl çevresine Lindau dan(Lindau dan da Avusturya-Bregenz e geçebilirsiniz.) başlamanız daha mantıklı.Ben bu yerleşımı göl çevresini gezdikten sonra göreceğımden  Friedrichshafen den başladım.


FRİEDRİCHSHAFEN
Ben göl çevresı gezımı, burada kalacak yerım olduğu ıçın buradan başlattım.Sız Lındau’dan başlıyabılırsınız.
Yıne çantamı bırakıp bısıklete atladığım gıbı şehır merkezıne gıttım. Hafta sonunun da etkısı ıle  göl kıyısı çok kalabalıktı.El ele tutuşanlar, öpüşenler…Burası asıl romantık yol olmalıdır derken ;Bıraz daha yürüyünce orkestra elemenları dahıl herkesın beyazlar gıydığı pıknık partısı ıle karşılaştım.Masa ortülerı, beyaz porselen tabaklar,beyaz çıcekler  her şey bembeyaz.Masalara kurulmuşlar müzık eşlığınde evden getırdıklerı yemeklerı yıyorlardı.Çok güzel bır görüntüydü.Her yılda bır kere oluyormuş.Bu ıkıncısıymış.Bır aılebenı yemeğe davet edınce ıyıce şaşırdım.Almanya’da davet edılmek.Sanırım güney sıcaklığı.Nefıs yemekler denedım.Yan masalardan gelen yıyeceklerde oldu.Bırtek ben beyaz olmadığımdan fazla kalmak ıstemedım.Dönüşte de onlara çıkolata alıp hedıye ettığımde çok memnun oldular.
Bu şehkrde “Zeplın Müzesı” var.
Göl kenarına yanaşmış gemılerde pa.rtıler, dans showları  vardı.Insanlar neşe ıle bunlara katılıyordu.Daha önce görmedığım bu  ortamdan dolayı”Burası Almanya mı?”dedım.
Sevımlı bır şehır.Evler de artık normale döndü.Türkıye de görebıleceğımız cınsten.
Şehrın özellıkle parkını çok sevdım.Hele göl kıyısındakı yeşıllıkler ıçınde kı bısıklet yolunu görünce Antalya’da şehır ıçınde kı yer yer kırık  bısıklet yolunu düşündüm.Neden bız beceremıyoruz? Sıstemımız farklı.Mantalıtemız farklı.
ANI: Eve dönerken yıne tıpınden bıldığım küçük kıza “Türkçe bılıyor musun?” dıye sorduğumda “Kürdüm” demez mı? Ben de  Kürt olduğundan hıç Türkçe bılmıyor  dıye düşündüm ama Türkçe konuşmaya başladı.İnsanlar, bu etnık grubunu özellıkle yurt dışında çok önemsıyorlar.
Göl manzaralı  evde kalıyorum.Bugün tamamen dınleneceğım.Zaten çok kötü yağmur yağıyor.Yarın havanın açması gerekıyor.Gezeceğım çok yer var.
İMMENSTAAD
ANI: Burada kı ev sahıbım, İstanbul’dan aldığı çaydanlık ve çay bardakları ıle demledığı çay ıle bana çok güzel bır süprız hazırladı.
Yağmur dıner dınmez kendımı sokağa attım.
Çok sevımlı köy.Burada göl kenarı daha da güzel.Benım gıbı bırçok kışı göl kenarında yürüyüş yapıyordu. Evler yıne çok albenılı.Çıçek.Her yer çıçek.
Sahıl boyu devamlı ışleyen ve yerleşımlerde duran otobüs kşlıyor.
İmmenstaad→Meersburg(8km)→Pfahlbauten(7km)→Bırnau Bazalıkası(3km)Buradan ben Meersburg’a gerı döndüm.
Meersburg→Konstanz(Arabalı vapur,15 dakıka,sanırım  ücret 5€)
MEERSBURG
Eskı şehır merkezı: Burada da kırışlı çok güzel evler var.
Kale ve saray hergün 9:30-17 arası açık.

1-Kale:gırış 1.5€
Hemen arka tarafında
2-Meersburg New Palace:Ucuk pembe renklı bu barok saray dıştan çok güzel görünüyor.Gırış 5€.
3-Saat Kulesı
4-Şehır Müzesı
PFAHLBAUTEN
9-17 arası hergün açık.Unesco’nun lıstesınde.
Gırış9€.

Avrupadaki en büyük Arkeolojik Açıkhava Müzelerinden biri olan, Unteruhldingen deki Kazıkevler Yerleşmesine hoş geldiniz. 90 yılı aşkın bir süredir, burada Bölgemizin Tarihöncesi yaşantısı hakkında ilginç bir olay sergiliyoruz. Taşdevri ve Bronzçağdan kalma orjinaline oygun olarak yapılmış 23 ev gösteriyoruz (Aşağıyukarı M.Ö. 4000 – 850 yılları arası). Kopyalar ve Kazılardan çıkan orjinal eserler, su altında kalmış ilginç bir dünyayi gözler önüne sermektedir. Yeni yaptığımız sualtı dünyasını gösteren Multimedya Gösterisi “ARCHAEORAMA” ile başlayan Müze gezisi, Bodensee gölü üzerinde bir iskele üzerine kurulmuş Kazıkevler Köyü ile devam etmektedir. Gölün kıyısındaki Müze binasında özel bir sergi “Kazıkevlerinin yaratıcılarının mirasıdünya Kültür Mirası Cazibesi” ile kazılardan çıkarılmış 1000 nin üzerindeki eserle Kazıkevlerde oturanların yaşantıları hakkında bilgi edinilmektedir (Sergide Almanca ve İngilizce açıklama metinleri vardır). Sualtında kalmış Köyleri yeniden keşfedelim ... Bodensee deki Kazıkev yerleşmelerinde bulunmuş önemli eserler. M.Ö. 3860 M.Ö. 870 M.Ö. 3000 Tarihin Kaynaklarına gidin ... İlk çiftçiler yeni taş çağında aşağı yukarı bundan 6000 yıl önce Alp Dağlarının eteklerindeki göller etrafında yerleşik hayata geçmişler. Genelde evlerini suyun kenarında, kazıklar üzerinde yaparak, kendilerini hem rutubetten hemde subaskınlarından korumuşlar. Hayati önemi olan suya yakın olmak, balıkçılık, güvenli ve ulaşım kolaylığı olan ticari yollara yakın olmak gibi nedenler, yerleşmek için böyle yerler seçmelerine neden olmuştur. İlk olarak Bronzçağının sonlarına doğru (aşağı yukarı M.Ö. 850 yilları) görülen. Kötü iklim koşulları bu insanları iç kesimdeki tepelik yerlere göçmeye zorlamıştır. O insanlardan kalan nesneler ve su altında kalan köyler göl sulari içinde günümüze kadar iyi bir şekilde korunarak gelmiştir. Hava ile direk temasta olan organık maddeler kıssa bir süre sonra bozulup dağıldıkları halde, göl tabanı üzerindeki bu buluntular havayla hiç bir teması olmadığı için günümüze kadar hiç bozulmadan gelebilmiştir. Suda bulunan bu evlere ait çok sayı- daki yapı malzemesi, evlerin orjinaline uygun tekrar yapılmasını sağlamıştır. Su altında yapılan detaylı kazılarda, dalgıçlar tarafından bu döneme ait aletler, kemik kalıntıları kumaş örnekleri ve hatta yemek kalıntıları çıkarılmıştır. Tarihöncesi dönemlerde nadir rastlandığı halde, burada bundan binlerce yıl önceki bir yaşantı çok güzel bir şekilde gözler önüne serile bilmektedir. Altı Avrupa Ülkesindeki butür 111 Bulun- tuyeri 2001 tarihinden buyana UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine alınmıştır.
BİRNAU KİLİSESİ
Barok haç kılısesı.
KONSTANZ
Feryden ındıkten sonra 1 nolu beledıye otobüsü ıle şehır merkezınde “Bzhnhof”a
Eskı Şehırgelınız.Turıst ınfo burada.
Hemen alt geçıtten geçerek tren ıstasyonunun arkasında Göl kenarıda

Imperıa::Papa secimlerinde  rusvet olarak hayat kadinlari getirildiginden 10 metrelik  kendi etrafinda dönen bu  erotik hay at kadini heykelin bir elinde din adamlarini temsilen papa, tiger elinde de krali tutuyor.
Bır elınde papa, doğer elınde İmparatoru oturtmuş Şuh kadın heykelı kendı etrafında dönüyor. Aslında ımparatoru ve papayı kadının parmaklarının üzerıne yerleştırıp döndürülseydı çok daha anlamlaşırdı.

Konzıl:


Şimdı gırış katı kafe olarak çalışıyor.-1418 yillari arasinda Avrupanin her tarafindaki din adamlarinin yeni papaya secmek icin toplandiklari bina.
o zamanda da durum farkli degilmis.
Markstätte:Çok hareketlı bır cadde.Güzelbınalarda görüyorsunuz.

Eski Şehir:eski sehiri merkezini gezdikten sonra kiliseden sonra kopruden  geciniz.Koprunun manzarasi cok guzel.(Veya Imperia heykelinden deniz kenarindan devam ettiginizde de)
Kopruden karsi kiyi  -petershausen-ost- bolgesine geciniz.Bu kisimda sahil boyu cok guzel evler siralanmis.Ozellikle sahil boyu yürüyüs yapmak cok keyifli.

Kreuzlingen: Sehir icininden on dakika yürüdügünüzde Isvicrenin  gol kenarinda ki bu yerlesimine gecebiliyorsunuz.Ben de laf olsun diye gectim.Gumrukte birsey soran yok. Isvicreye gecer gecmez evler normale dondü.Daha sade ve ciceksiz.
Isvicre cok pahalli oldugundan  burada yasayanlar, tum alisverislerini yapmak icin Almanya kismina geciyorlar.





MAİNAU ADASI- Çıçek Adası
Çıçeklı bahçelerı ıle ünlü Maınau  adasına gırış 19€.17’den sonra 10€.
Küçük ve çok güzel dızayn edılmış bır ada.Aprupalı çok akıllı.Nereden para kazanacaklarını ıyı  bılıyorlar.
Bu adada saraydan başka yerleşım yok.Her tarafta çeşıtlı ağaç ve çıçekler var.
Adnın harıtasına göre kelebek bahçesını, sarayı ve özellıkle  gül bahçesını gezınız.
Çıçeklerden çok güzel görsellıkler yaratmışlar
Göl kenarında  yürüyüş yolarlıda çok keyıflı.Kesınlıkle görülmesı gereken bır ada.

Reıchenau Adası-Sebze Adası:
Buada da Maınu adasından bıraz daha ılerte sol tarafta.Bu adada da sebzeyetıştırılıyor.Burada yerleşım var.Çok eskı manastırııle ünlü.Yanımda çantam olduğundan buraya gıtmedım.

Konztanz→ Allensbach(Çok sık olmayan otobüs ve tren var.)→Radolfzell→Steın am Rheın( İsvıçre, Her bır saatte tobüs var.)
ALLENSBACH:Göl kıyısında çok küçük bır yerlelım.Bırkaç eskı kırışlı ev var.Zaman kaybetmeye değmez.
RADOLFZELL:Büyükce bır yerleşım ama buraya da gıtmenıze gerek yok.Benzerlerınden farkı yok.




STEİN AM RHEİN(İsviçre)
  Kesinlikle kaçırmamanız gereken harika evleri olan nefis bir  küçük yerleşim.
Stein Am Rhein-Saint Gallen-Bregenz
Ben Bregenz ve Lindau`ya Isvicre-Sankt Margrethen`den gectim. Gezdikten sonra tekrar Isvicre`ye geri döndüm ama siz gölün cevresini bu iki sehirden baslamaniz daha mantikli olur.

1-BREGENZ(Avusturya)

Göl ve daglarin arasinda büyükce bir sehir.ézellikle göl kenari cok güzel.
gezmeye göl kenarindan basliyabilirsiniz.

1-Seebühne: Göl kenarinda ki sehrin ünlü tiyatro ve opera merkezi.
hemen göl kiyisinda oturma koltuklarinin karsisinda göl üzerinde S seklindeki  sahne yapmislar.
Gecen yil biletler 50-150 euro arasinda satilmis.Hic yer yokmus.
Bu yil ki ilk oyun Cinli askerlerin hakkinda oldugundan sahnede bircok tarotto asker heykelleri vardi.
Ama oyunlar 21 temmuzda basladigindan izleme sansim olmadi.
2- Park: Göl kenarinda devam eden cok güzel bir park.
Buradan sehir merkezine geciniz.Güzel binalar ve alisveris merkezleri var.Daga dogru tirmandiginizda
3-Oberstadt(Eski sehir): Giris kapisindan girdiginizde solda 

A-Martinsturn: Bu eski kule, 10-16 arasi  hergün acik.Giris ücreti 3.50euro.Müzesi de var.Kuleden cevreyi seyredebilirsiniz.Kulenin kendisi de cok güzel.Bir cember yaparak eski sehri gezdikten sonra girisin saginda kalan üzeri resimli  400 yillik evi kacirmayiniz.
buradan kilisenin asagisindan yürüdügünüzde
4-Pfänder: 1064 yükseklikte ki bu daga teleferikle veya arac ile veya yürüyerek cikabiliyorsunuz.
teleferikle tek yön 7.30,gidisdönüs ücreti ise 12.50 euro.Zamaniniz varsa yürüyerek inebilirsiniz.
tepede resterontlar, cocuklar icin ziplama aletleri v.b var.
tepeden sehrin manzarasi cok güzel ama cevre daha da güzel.Lindau adasina kadar heryeri görebiliyorsunuz.
Bircok yürüyüs rotasi var.benekli atlarin cektigi at arabasi benzeri bir aracla da gezebiliyorsunuz.
Ormanda geyikleri de görebilirsiniz.ben göremedim.
Burada yasayan aileler de var.Evler harika.Imrenmemek mümkün degil.
bregenz---Lindau ve adasi(10km,tren var)

2-LINDAU(Almanya)
Lindau yerlesimine gitmeden direkt köprüden gecerek  Lindau adasina gecebilirsiniz.
Bana göre gol kenarinda ki en güzel yerlesim.Cok sevimli bir ada.Ihlamur zamani daha da güzel oluyormus.
turist info tren istasyonunun cok yakininda.
giristen yürümeye basladiginizda

1-House cavazzen: (Stadtmuseum): 1603 yapimli zengin Cavazzen  ailesine ait harika bir bina.Giris 3 euro.Kesinlikle giriniz.Harika mobilyalar var.Bu kadar eski binanin icini görmek te  cok  özel.Ben oradayken Picasso`nun sergisi vardi.Giris 8 euro.müze ile birlikte bilet alirsaniz 9 euro.Yani müze ücreti 1 Euroya .
Yürümeye devam
2-Old Town Hall: azure zamanin ileri gelenlerin resimleri ve motiflerle süslenmis cok güzel bir bina.Icerisi gezilmiyor.
Yürüyerek tren istasyonunu gecip göl kenarina ininiz.
3-Liman
A-New Lighthouse (Saat kulesi): Göl üzerinde ki bu eski kuleye cikma ücreti 2.10 Euro.Cevre manzarasini görebiliyorsunuz.
hemen karsisinda yine göl üzerinde
B-Bavarian lion: Bu aslan heykelinin de yanina kadar gidebiliyorsunuz.
4-Mangturn: 13.yüzyildan kalma kule.



ben buradan  Isvicre ve Liechtenstein` i gezdikten sonra tekrar isvicre-Basel´den Almanya-Freiburgà `ya giris yaptim.



Basel---Freiburg(70km,tren)






BADEN WÜRTTEMBERG EYALETI-
KARAORMANLAR(Schwarzwald-almancasi)

KARAORMANLAR:  Baden Baden-Württemberg  Würrtemberg'den Baden baden'e  kadar dikdörgen seklinde ki (200x60 km) vadinin icinde ki karacam ormanlari. ormanin dogusundan ve güneyinden ren nehri geciyor.
Aralarda cok sevimli  yerlesimler var.Tuna ve Ren nehirleri  bu ormanladan besleniyor.



FREIBURG trenden indikten sonra karsiya gecip dumduz yurudugunuzde rathausplatzà variyorsunuz.Turist info da hemen rathausun yaninda ki binada.
Bu sehirde caddelerin iki yanindan  adini simdi unuttugum  kücük su kanallari geciyor.Buraya yanlislikla düseseniz,tekrar bu sehre geleceginize veya bu sehirli birisiyle evleneceginize inaniliyor.

Burada ki görülecek yerlerin hepsi tarihi ve cok güzel.
1-Rathausplatz
A-Rathause(Town hall)
hemen arkasinda 
B-Old court hause(Gerichtslaube)
2-Munsterplatz
A-Katedral:kulesine cikabiliyorsunuz.2 euro.artik bu kuleye cikmadim.
Karsisinda
B-hasburg dönemi rathaus
3- Martinstor kapisi
4-Schwabentor kapisi
5-Schluchberg:5 dakika yürüme ile hemen  restoranta ulasiyorsunuz.Yaninda seyir tepesi var.Bu tepelik yesillik alanda yürüyüs rotalari var.
hatta yarim saat kadar  yukariya dogru St.ottillien` e yürüdügünüzde magaraya ulasiyorsunuz.magaranin üstündeki kiliseden magaraya inebiliyorsunuz.inanisa güre kör kizin gözleri buradaki sudan acildigindan ,göz rahatsizliklari olanlar bu magaraya bu su icin geliyormus.
6-Irmagin kenarinda yürüyüs yapabileceginiz cok güzel yollar var.


FREIBURG CEVRESI


1-Flücziger See-Betzenhausen: Bisikletle tren garinin arkasindan bu göle gidebiliyorsunuz.ben istedim ama cok yorgun oldugumdan gitmedim.
2-Schaunisland: Otobusle bu daga gidip tepeye teleferikle gidebiliyorsunuz.Ben bu daga gitmedim.

3-COLMAR:fransa'nin Alsace bölgesindeki güzel evleri ile ünlü kasaba.Sehrin maskotu leylekler.
Freiburgà coyakin oldugundan gidebilirsiniz.özellikle Almanya`nin „Romantik Yol“unu gezmediyseniz kesin buraya kadar gelmisken görünüz.gercekten charika kirisli eski evler var.

freiburg---Breisach(tren)---Colmar(hemen tren garinin karsisindan otobüs kalkiyor.ögleden sonra seyreklesiyor.Toplam yolculuk misir tarlalari manzarasi esliginde bir saat sürüyor.)
otobüsten Colmar´da tiyatronun önünde ininiz.geri dönerkende otobüs terminaline gitmenize gerek yok.Ayni yerden bininiz.
Sehri kücük ternle,faytonla gezebilirsiniz ama kesinlikle her sokaga girmek icin yürüyünüz.Nefis evlelle karsilasacaksiniz.

1-Ruel Des Clefs: Ana cadde.Caddenin hemen girisinde sol tarafta
A-Maison Des Tetes: 1609 yil yapimli harika bina su anda restorant.
2-Katedral:Benzerleri gibi cok gösterisli.biraz ilerisinde
3-Ancienne Eglise Des Dominikans: Bu kilise girisi 2.50 Euro.Icerde sergi vardi.
4-Rapp:Dinlenmek icin havuzlu güzel bir park.
5-Petite Venise: En görülesi yerde burasi.Irmagin kenarinda sevimli evler cok güzel manzara olusturmus.Ayni venedikte ki gibi gondollarla irmak üzerinde gezebiliyorsunuz.
Irmagin kenarinda cafe ve restorantlar da var.


4-Bir günlük gezi:
Freiburg---Titisee---FeldbergBärental----Schluclisee(tren,Freiburg garindan her yarim saatte bir kalkiyor.Schluclisee`ye FeldbergBärental´dan   otobuste var.) 

FeldbergBärental---Feldberg---Tadnau(7300 nolu otobus)

Not:Turist infoda ki kadin bana cok yanlis bilgiler verdiginden  cok zaman kaybettim.otobüsün Titisee`den kaltigini soylemisti.
tren. alcak oldugundan  FreidbergBärental`a kadar geliyor.Asil gezilmesi gereken Freidberg, yuksekte kaldigi icin otobusle gitmeniz gerekiyor.
A-SCHLUCHSEE
Etrafinda az  yerlesim olan  karaormanlarla cevrili  göl.Bu gölde bir saat on dakikalik tekne turu aldim. Siz Titisee gölünde tekne turu tercih ediniz.


B-TITISEE


Karaormanlarin cevreledigi cok güzel bir golün kenarinda ki yerlesim..Bu golde de tekne turu yapabiliyorsunuz.
Bu yerlesimi Japonlar cok seviyor.Oyle ki Istanbul`da nasil artik tabelalara arapca eklendiyse burada da japonca yazilmis.Bazi dukkanlarda japonlar calisiyor.
Ayrica guguklu saat yapimi ve satisi var. Cok sevimli guguklu saatler var ama pahalli.Guguklu saat satan buyuk bir alisveris merkezinin yan duvarini guguklu saate dönüstürmüsler.Her yarim saatte bir heykelcikler cikarak gösteri yapiyor.Guguk kusu da öterek bitiriyor.
Ben karaormanlarin icine dogru burada yürüyüs yaptim.Bir tarafta karaormanlar, bir tarafta göl manzarasi.Cok keyifliydi.
Not: Isterseniz buradan yine güzel kirisli evleri ile ünlü Villingen`e gidebilirsiniz.araciniz varsa ve „Romantik Yol“u gezmediyseniz gidiniz.



Titisee---Löffingen(Otobüs)---villingen-Schwennigen(Tren)(Tüm yolculuk beklemelerle birlikte birbucuk saat sürüyor.)
Sanirim direkt Freiburg´tan da tren var.




C-FELDBERG
a-feldberg dagi(1493 metre,bölgenin en yüksek dagi.):Almanya Alplerinin ve karaormanlarin en yüksek dagi.3700 nolu otobus direk sizi daga getiriyor.

Daga teleferiklr cikmak 9 Euro.teleferigin kenarindan,karaormanin yanindan cok rahat 20 dakikada yürüyerek cikabiliyorsunuz.En azindan inerken yürüyünüz.
Tepeye ciktiginizda eger teleferik biletiniz varsa asansörle ayni biletle kulenin tepesine cikabiliyorsunuz.Biletiniz yoksa merdivenlerden ücretsiz cikabiliyorsunuz.Tepeden cevrenin ve karaormanlarin manzarasi cok güzel.
Asil dag buradan biraz daha yürümeniz gerekiyor ama zaten karsidan da görebiliyorsunuz
.b-Fahler wasserfall: Sehirden Todnau tarafina giderken 5 km sonra kücük bir ayriminda.


D-TODNAU. Kesinlikle gitmeniz gereken yerlesim.
a-Stein Waswn Teleferik.Giris 9.50euro.Dagin tepesinden asagiya kadar dönerli ve virajli kaydirak yapmislar.
Burada ki daga da teleferikle cikiyorsunuz .ama inerken yaris arabalari gibi özel kücük arabalarla asagi dogru döne döne  hizla iniyorsunuz.Cok heyecenli.Büyük lunaparklarda var ama bu kadar uzun ve hizli  olanina ilk kez rastladim.Yalniz kuyrukta cok bekliyorsunuz.Degiyor ama.


b- todnau selalesi: Sehir cikisindan saga dogru  bir saat yurume mesafesinde.Eger otobusle geldiyseniz son duraktan 15 dakika yurume mesafesinde.Ben yine verilen yanlis bilgiden dolayi bu selaleyi goremedim.Bu Almanlar hicbirsey bilmiyorlar veya bildiklerini paylasmaktan cekiniyorlar.





4-BLACK FOREST OPEN MUSEUM(FREILLICHT MUSEUM)-VOGTSBAUERNHOF

Freiburg---Müze(tren kapisina kadar gidiyor ama yukari offenburgà cikip tekrar asagi iniyor,20.20Euro.)
Ben otobüslerle Elzach`a gidip oradan Gutach`a gectim.Zor oldu ama harika manzarali yerlesimlerden gectim.
Müze 9-18 arasi acik.Giris 9euro.Kesinlikle deger.Buna benzer acik hava müzeleri görmüstüm ama Almanblardan bekledigim gibi en mükemmeli bu müzeydi.Karaormanlarda ki eski evleri oldugu gibi buraya tasimislar.Cok fazla ev yok ama cok özeller.devasa ciftlik evlerini en ince ayrintisina kadar özenle korumuslar.Bu evler, yamac ta kuruldugu icin asagidan girilip üc kat ciktiktan sonra yine yukaridan disariya cikabiliyorsunuz.
Bazilari 400 yilliklta fazla olan bu ciflik evlerinde ahirlar, ambarlar, v.b hersey var.icinde 100 kisi yasayabilir.Evlerin cogu o zamanki arac gereclerle dösenmis.Bazilari ise müze haline getirilmis.Ama hepsinde inanilmaz emek var.Bazi evlerde hala hayvan beslenip bahceler ekiliyor.
Bu ciftlik evlerinin önünde ki cesmelerin yaninda süt ürünlerini saklamak icin dolaplar yapilmis.Dogal buzdolabi.
Yine 400 yillik degirmen de vardi.Cok begendim burayi.
Giriste ki restorantta herkes „Karaorman pastasi“yiyorlardi.Ben Baden Baden de yedim.Bildigimiz bizim meyvali ve cikolatali yas pasta.
Yine cocuklar icin oyunlar, piknik alanlari da var.

Not: Yine isterseniz buradan en yüksek selalenin oldugu ve guguklu saatleri ile ünlü Triberg 60 km uzaklikta ki ve 60 km uzaklikta ki evleri ile ünlü Triberg ve Villingen -Schweinningen` e gidebilirsiniz.

Müze---Baden Baden(tren, offenburg üzerinden bir saatte gidiyor.)

BADEN BADEN
Kaplicalari ile ünlü zengin sehir.
tren gari sehir merkezine 8km uzakta.Devamli otobüs var.
Bu sehri de arap turistler isgal etmis.Bastan asagi kara carsafli Arap turistleri Almanlar;Zengin olduklarindan istiyorlar sanirim.


Sehre girer girmez bir farklilik his ediyorsunuz.Kalantör sehir.Binalar cok bakimli ve ihtisamli.
Diger sehirlerden cok daha yasil.her tarafta cok güzel parklar var.
Turrist info sehir merkezinde ki „trinkhalla“ binasinda.Yine heryeri yürüyerek cok rahat gezebileceginiz icin istediginiz yerden basliyabilirsiniz.
Benim ev sahibim üstü acik araci ile beni sehri gezdirdikten sonra parkin en uzak noktasi olan gül bahcesine birakti.Oradan gezerek kaplicalara geldim.Yine burada da sehrin tam merkezinde 112 yillik nefis bir evde kaldim.Ev cok zevkli dösenmisti.Eve cikilan merdivenler ahsapti.Hala eski nenemizin kapiularini kullaniyorlardi.Biz onlari kacinci kez degistirmistik.
1-Ana Park(Licfhtentaler Alee): Icinden . Dibi taslarla örülmüs sig bir irmak gecen cok güzel bir park.Gezilecek cogu yer bu parkin icinde veya hemen yakininda.
A-Gönner Anlage(Gül bahcesi): Aslinda daha uzakta bir tane daha gül bagcesi varmis.
Cok bakimli, heykellerle süslenmis bahce.Parfkin  icinden yürümeye devam ettiginizde sagda „Kongre salonu“.solda müzeler ve tiyaro binasi var.bunlari gectikten sonra
B-Kurhaus: Icinde gazino olan var ama oyun zamani gittigim icin icini gezmeme izin vermediler.Sabah gezebiliyorsunuz.Hemen yaninda
C-Trinkhalle: Dis duvarlarinda sehrin tarihini anlatan resimlerin oldugu güzel bina.Icinde turist info var.Burada da icilebilen sucak su var. Zaten bina adini icme suyundan aliyor.
Buradan
2-Eski sehir: Yine cok güzel ve görkemli eski evlerin oldugu sokaklari gezdikten sonra
A-friedrichsbad: Yine ihtisamli binasi olan eski banyo. Hemen ilerisinde

B-Carscalle therme: 8-22 arasi  acik.bir bucuk saati 15 euro.Deger.Kapali ve acik havuzlar icinde dalga havuzu, selaleler,sauna.,buhar banyosuv.b var.Cok güzeldi.Canta tasimaktan agiran omuzlarima cok iyi geldi.
3-Opera binasi: eski sehrin yukarisinda cok görkemli bina.Icerde oyun oldugundan almadilar.

Baden Baden---Stuttgart(tren,bir saatten fazla sürüyor.)

Veya
baden baden---Karlsruhe(tren,hizli 15 dakika,yavas 45 dakika sürüyor.buradan otobüs ile 5-10 euro ile Stuutgart havalanaina gidebiliyorsunuz.baska sehirlere de otobüs kalkiyor.
veya
Karlsruhe---stuttgart(tren sik var.22.20euro.ben bunla geldim.)


STUTTGART

En az 1-2 gün gerekli.
Büyük ama  güzel bir sehir.
Trenden indikten sonra karsi tarafa gecince König caddesinin girisinde turist info var.


1-König Caddesi:trafige kapali ana cadde.Turist info da hemen caddenin basinda.Magazalarin,restorantlarin,cafelerin v.b oldugu bu cadde cok hareketli.
Bircok sokak sanatcisi vardi. Caddenin bitiminde
2-Schlossplatz: Bu saray meydaninin ortasindaki anitin her iki yaninda ikiz cesme var.Hafta sonu oldugundan  insanlar cimenlere serilmislerdi.
A-Neues Schloss: U seklinde ki bu saray onarimdaydi.
B-Kunts Museum: Küp seklindeki bu cam binada sanat müzesi varGirmeye zamanim olmadi. Yaninda ki merdivenlerde gün boyu gencler oturuyor.
C-Altes Schloss(Eski Saray)-Landes Museum: Bu kuleli eski saray icindeki müze görülmeye deger.
Pazartesi haric  10-17 arasi acik.Giris 5.5 Euro.bana ucuz geldi.Üc katini gezebiliyorsunuz.
Icinde  zengin saat kolleksiyonu,kral mezarlari,  wahre Schätze:genelde yunan ve Misir`dan  degerli antik eserlerin sergilendigi hazine  bölümü ve  dini objelerin sergilendigi bölüm var.
Bu müzenin cikisinda
3-Schillerplatz: Öglene kadar sebze ve meyva pazari kurulmustu.Cok sevimli bir meydan.
A-Alte kanzei: Bunun da ön yüzü saray meydanina bakiyor.tepesinde altin heykeli olan kulesi var.Simdi  restorant.
B-Eski kilise
buradan yürümeye devam ettiginizde
4-Markethall: Cok cesitli yiyecek bulabileceginiz kapali pazar.Yürümeye devam ettiginizde
5-Markplatz
A-Rathouse:saat kulesi de var.
Burada ki diger sokaklari da gezebilirsiniz.
Geri meydana geliniz.Yeni sarayin arka tarafinda
6-Eckensee göl kenarinda
A-Parlemento
B-Opera
C-Tiyatro  binalari var.
Arac ile gidilecek cevre gezileri:


1-ludwigsburg: sehirden 10 km uzaklikta ki bu yerlesime S5 veya S4 metrosu ile gidebiliyorsunuz.Ludwigsburg istasyonundan inince 15 dakika yürüme mesafesinde.otobüs de var.
burada üc tane ayri saray var.9-18 arasi acik.
bahceye giris 8.50euro.Bahce ve saraylara birlikte girmek 17 euro.
1-Blühendes barock:Kraliyet yeni sarayi.turla gezdiriyorlar.karsisinda 
2-Residenzschloss: bu saray da tur ile gezilebiliyor.bu sarayin balkonundan "favorite sarayi"cok güzel görünüyor.
Bu saraylarin  disina cikip asagi dogru yürüyüp yolun karsi tarafinda

3-Schloss Favorite:Bu eski saray10-12 ve 13:30-17 arasi acik.Buraya giris 4 Eoro.Bahcesinde geyikler dolasiyor.dört tane kuleli, pembe renkli bu sato seklinde ki saray cok farkli ve sevimli.
4-Saray Bahcesi: Versay sarayina karsilik yapilan bu sarayin bahcesi, havuzun etrafi cicek ve kisa bitkilerle cok güzel dizayn edilmis.zaten cogu kimse bahce icin geliyor. 
bahcenin bir tarafi da cocuklar icin düzenlenmis.Büyükler icin de keyifli.

2-Mersedes Benz Museum:

S1 veya S11 metrosu ile "Neckapark" duraginda inip 10 dakika yürümeniz gerekiyor.otobüs te var. 
pazartesi haric 9-18 arasi acik.giris 8 Euro.
Sekiz  katli dev cam binanin önce sekizinci katina cikip rampalardan inerek geziyorsunuz.Mersedesin ilk araclarindan günümüze kadar olan modelleri nefis sekilde sergileniyor.bu Almanlar  ne yapiyorlarsa en iyisini yapiyorlar.Cok özenle düzenlenmis.Ilgili olanlar icin saatler gecirilebilir.clal
3-Wilhelma (Hayvanat bahcesi): Almanyanin en büyük hayvanat bahcesiymis.U14 metrosu ile Wilhelma metro duraginda iniyorsunuz.Giris 16Euro.
Daha hayvanat bahcesine gitmeyecegim diye aslinda kendime söz vermistim.Cok övülünce baktim buradayim.gercekten benzerlerinden farkli.her taraf cicekle donatilmisti.En güzeli de dinlenmek icin bircok mekan vardi.piknik yapilabiliyor.Tabii ki piknik yapan Türklere rastladim.Dolmalarindan tattim.
Buradan cikinca
A-Neckar irmagi: Yollarda insaat oldugundan bana pek sevimli gelmedi.Yukariya biraz tirmandiginizda
C-Rosenteinpark: Giriste müzesi de var-park cok güzel.Insanlar bisikletleri ilör gelmis dinleniyorlardi.
D-Porsche Museum: buradan metro ile gidebiliyorsunuz.Yakin.Benim arabalarla ilgim olmadigindan tercih etmedim.
Ben bu sehirde 300 yillik evde kaldim.Inanilir gibi degil.Biz kesinlikle bu evlerde kalmaktan utaniriz bile.Almanlar gurur duyuyorlar.
ANI:Ikinci gün  sehre biraz uzak kaldigim yere giderken Irakli ve Suriyeli iki adamla karsilastim. Kacak gelmisler.Almanlarin yeni yaptiklari kamp gibi binada kaliyorlardi.Beni caya davet ettiler.Cok istedim bu binayi görmeyi ama yorgun oldugumdan gidemedim.
Alman devleti bunlara oda,350Euro civarinda maas, ulasim karti vermis.
Zaten her tarafta iltica etmek isteyenlerle karsilasiyorsunuz. Isleri olmadigindan habire geziyorlar ama bulundugu bölgenin fazla disina cikamiyorlarmis.
Daha sonra  edres sormak icin kapiolarini calduigim Türk aile önce bana  adini bile söylemedi.Komsularinin adini verince iceri buyur ettiler. Türkiyeden gidenlerden bile “Yahova sahitleri” cok rahatsiz ediyorlarmis.beni onlardan sanmislar. Bu aile “Göcmenler cok mutlu degil.Almanya`ya isgücü gerekli oldugu icin kabul ettiler ama savas bittikten sonra islerine yaramayanlari geri gönderirler” dedi.Ben de aynisini düsünüyorum.

Stuutgart----Heidelberg(125km,Hizli tren ile bir saat-40 dakika,bazi trenler Mainheim'den aktarmali gidiyorlar.Havaalanindan otobüs de var.Sabah binerseniz 8Euro.ögleden sonra artiyor.Birbucuk saat sürüyor.)

Heidelberg---Mannheim(20km)---Frankfurt(90km)---Bonn(175km)---Köln(30km)---Düsseldorf(50km)---Essen(40km)---Dortmunt(40km)---Bremen(235km)---Hamburg(125km)
Essen---Hanover(250km)---Bremen(125km)
NOT: Almanya'nin batisi,daha sanayilesmis oldugundan dogusu kadar albenisi yok.Hatta bazi sehirler tiatip ayni oldugundan bana cok sikici geldi.
Ana tren istasyonu sehrin merkezinde oluyor. istasyondan ciktiginizda turist info ve sadece yayalara acik ana cadde oluyor.Yurudugunuzde sehrin ana merkezi katedral ve cevresindeki gezilecek yerlere ulasiyorsunuz.

HEIDELBERG

Neckar nehrinin iki kiyisinda kurulmus  ve ikinci dünya savasindan zarar almadan kurtulan  ender ortacag sehirlerinden.
Ayni zamanda  zamanina damgasini vurmus bilim adamlari ve filozoflarin yasadigi sehir.Bunlardan Goethe, Hegel en ünlüleri.
1386 yilinda kurulmus en eski üniversite de burada oldugundan  binlerce üniversiteli ögrencinin yasadigi  Üniversite sehri de.Zaten sehrin  cafelerin yogunlugundan ve hareketliliginden hemen farki anliyabiliyorsunuz.
teen garindan belediye otobüsü ile son durak Bismarckplatz#a geliyorsunuz.
Buradan birbirine parallel plan iki yoldan ,Filozoflar yolu ile yaya yolu plan HauptStrasse'ye gecebiliyorsunuz ama önce filozoflar yolundan giderek meydana gelip sarayi gezip tekrar yaya yolundan geri dönerseniz az yokus tirmanacaginizdan daha az yorulacaksiniz.
yemen Theodor köprüsünü gectikten sonra nehrin üst kismindan 


1-Filozoflar Yolu:data önce Üniversite hocalari ve filozoflarin arsinladigi bu yolda yemyesil bahceler  icinde  harika eski binalar var.Yüksekte kaldigi icin de sehrin  ve nehrin manzarasi cok güzel.Üniversite binasi yemen giriste.
Yolun bitiminde has merdivenlerden asagi indiginizde(Once bu yoldan baslamasaydiniz,tirmanacaktiniz.) 

2-Tarihi Köprü): 1788'de burada ki ahsap köprü yerine  kumtasindan yapilmis 200metre uzunlugunda ve 7 metro genisliginde pray köprüsüne benziyor.
Köprü, Ikinci dünya savasi sirasinda tiger köprüler gibi yiktirilip, data sonra halktan toplanan parlor lie 1947#de yeniden yapilmis.
Köprünün üstünde kraal Theodor  ve iki heykel data var.

  Köprününün girisinde iki kule ve yan tarafta y Gernot Rumpf tarafından 1979’da yapılan  grip bronz maymun heykeli var. 
Köprünün yemen bitiminden 

3-Markplatz:
1717-19 yıllarında arasında yapılmış  bu meydanda herkül heykeli ve cesmesi var.Ciceklerle sarmalanmis dükler sarayi göz alici.Katedral de bu meydanda.
meydandan biraz yukari tirmandiginizda  sarah ve tepeye cikan teleferik var.
saraya kadar teleferikle cikip inmek 4 Euro. tepeye kadar c ikip inmek 12 euro.Gün boyu turnikelerden gecerken kullanabiliyorsunuz.Ben burada ne zamandir kaybetmedim diye sevindigim günes gözlügümü raylari arasina düsürdüm.Ertesi gün alabileceklerini söylediler.ben de Türk kizinin telefonunu vererek ona vermelerini rica ettim.En azindan kendi insanimin sine yarasin.
teleferigin birinci duraginda indiginizde

4-Schloss castle- Heidelberg Sarayi:Bu saraya tren bileti lie girebiliyorsunuz. Ezzaneyi ve sarape mahzenini de ayni biletle gezebiliyorsunuz.
Eger sarayin icini gezmek isterseniz 7 euro'ya ayri billet alip turla geziyorsunuz.Hic degmez.Icerde fazla birsey kalmamis.Rehber sadece konustu.Ayakda durmaktan cok yoruldum.

 kirmizi tastan yapilmis bu zamaninda cok görkemli plan sarah 1398-1410 yıllarında prenslerin yasadigi bu saran asgidan görüntüsü cok ihtisamli.
1764 yılında yıldırım düsünce terk edilmis.Yikilmis kuleleri ni ve dami olmayan saray duvarlari hala cok güzel. 
A-Alman Eczane Müzesi: Cok kapsamli ve güzel.
B-1751 yapimli 185.000 litrelik iki take ,dünyanin en büyük devas a ahsap  ficilarinida görebiliyorsunuz.
Sarayin meydaninda cok cesitli etkinlikler yapiliyormus.
Buradan ikinci teleferikle yukari cikip, tekrar 1907 yapimli ta  8 metrelik "Bergbahn"a dli  tarihi ahsap  funiküler ile 

5-KönigstuhlTepesi:Sehir manzarasini görebileceginiz bu tepeye arac lie de cikilabildiginden cok kalabalikti.hafta sony oldugundan  cevreden gelmis cok Türk aileler de vardi.tepede restaurant ve cameleer var.
Ayrica cok farkli lunapark vardi.Dayanamdim girdim.Görmedigim oyunlarla karsilastim.Agaclarin altinda cok natural bir lunapakti.Aileler dinlenirken cocuklarda kendi ken dine oynuyorlardi.

Buradan tekrar meydana dönünüz.Önce irmak kenarinda bir yürüyüs yapiniz.nehir üzerinde tur alirsaniz 7.5 Euro.Ben tur bounden yari yolda inip irmak kenarindan yürüyerek  tekrar meydana geldim.

6-HauptStrasse: 1.5 km uzunlugunda trafige kapali caddie.Avrupanin en uzun yay a caddisi.Üzerinde ne ararsaniz bulabilirsiniz.Özellikle eski binalari cok nefis.Ara sokaklara da daliniz.Bu are sokaklarda ki Üniversitenin kütüphane binasini kacirmayiniz.
Heidelberg---Manheim(20km,tren 15 dakika,tramvay ile 45 dakika.)

MANNHEIM
Rhine ile Neckar  nehirlerinin icinden gectigi diger Alman sehirlerine pek benzemeyen,fazla sevimli olmayan  bir sehir.
300.000 nüfuslu sehrin 30.000'i Türk.Neckar nehrinin karsi tarafinda ki 170.000 nüfuslu "Ludwigshafen Am Rhein"sehrin 15-20.000 'i yine Türk.
Diger sehirlerde oldugu gibi trenden indikten sonra bir cember cizerek yarim günde bile cok rahat gezebileceginiz sehir.
Trenden sonra sola yürüdügünüzde
1-Baraque Palace: Versay'dan sonra Avrupanin en büyük sarayi.Su anda  Orta kisminda müze, diger binalar üniversite olarak hizmet veriyor.Sevimsiz bina.Güzel bir bahcesi yok.
2-Paradeplatz:Ortasinda cok güzel cesme olan meydan.Buradan yürümeye devam ettiginizde
3-Rem: müzeler kompleksi.
ABC-versunkene  Geschichte:Giris 6 euro.
-Agypten-land DerUnterbiliclikent: giris12.50 euro.
-Kosmos kunts: Giris 3 euro.
Yürümeye devam
4-Marktplatz: Bu güzel meydanda acik yiyecek pazari var.Artik burada Türk cumhuriyeti basliyor.
5-Türk Caddesi: Inanilir gibi degil.Sanki Anadolu'da bir kasabanin caddesi.Her taraf Türk dükkani.Basi kapali,etekleri yerleri süpüren hanimlar grup halinde geziniyorlar.
Caddenin bitiminde saga döndügünüzde
6-Sultan Yavuz Selim Camii:Söylenene göre Almanyanin en büyük camisiymis. Icerde sakalli bir bey, Alman cocuklarina sanirim müslümanligi anlatiyordu.
Not: Bu bölgede ayni adla kücük bir cami daha var.
Ben buradan aracla
7-Luisen Park: Halka acik ücretsiz kismi da var ama gezilecek kismina giris ücreti 6 Euro.Icinde
Gercekten cok güzel bir park.Üstü kapali kayiklarla gezebileceginiz göl var.
Ayrica flemengolar,kücük maymunlar,akvaryum.kelebek bahcesi v.b hayvanlar da var.Yine çok cesitli cicek ve bitkilerden olusmus  seralar da var.
Cok rahat keyifli bir gün gecirebilirsiniz.
Buradan isterseniz
8-Planetarium: bu astironomi merkezine gitmedim.
mannheim---Frankfurt(80km,tren 45 dakika)
9-Su Kulesi: Aslinda burasi tren istasyonuna cok yakin.Cemberin sonuna aldim.Eskiden sularin dagitildigi,bizim galata kulesine benzeyen, cicekli parkla cevrilmis kule.sehrin en güzel kösesi.

FRANKFURT(Hessen eyaleti)
Nüfusu bir milyondan az olan ren nehrinin kolu olan Main nehrinin iki yakasinda kurulmus  bu sehirde gökdelenlerle eski binalar yanyana.yine bir cember cizerek cok rahat bir günde sehri gezebiliyorsunuz.
Bu sehirde de trenden indikten sonra karsiya gectiginizde
1-Kaiser   caddesi: Bilinen ana caddelerden.
Sola dogru yürüdügünüzde

2-Main Tower:58 katli  bu kuleye cikmak  ücretli.Tepeye cikip manzara seyredebiliyorsunuz.

3-eski Opera:1800 yilinda yapilan opera binasi ikinci dünya savasinda yikilica orjinaline sadik kalinarak yeniden yapilmistir.

4- Eschenheimer Tor: Bu eski sehir giris kapisinin  girisi Su anda  cafe,Birinci katina kadar cikabiliyorsunuz ama birsey göremiyorsunuz.
5-Galeria ve Meydani:Bu meydanda ki göreceginiz cok sevimli simdi restoran olan bina,sehrin en eski binasi.

6-Geote'nin evi: Hergün 8-18 arasi acik.Giris 7 Eoro.Cati kati ile bes katli harika bir bina.Giriste Türkce aciklamali brosur alip cok  rahat gezebiliyorsunuz.Ben böyle yasanmis evleri cok sevdigimden keyif aldim.
7-Börseplatz: Eski borsa binasi burada.Önünde parasi ile övünen ,havali öküz heykeli ile basi egik fakir ayi heykeli var.Günümüzde durum devam ediyor.Yürümeye devam edince birbirlerine yapisik meydanlarin oldugu bölgeye geleceksiniz.

8-Paulsplatz:
A-Paul Kilisesi: 1789-1829 arasinda yapilmis,1849'da ilk Alman ulusal Meclisinin toplandigi bu özgürlükcülerin toplandigi  kilisenin ici de cok farkli.
B-Rathaus: gercekten cok güzel bir bina.
Ben burada iki Kürt vatandasimizla karsilastim.Musa beyin  izin günü oldugundan birlikte gezdik.Bir bilenle sehri gezmek farkli oluyor.
9-Römer Meydani: Ikinci dünya savasinda yikilmis ama sonar  orjinallerine sadik kalinarak yapilmis harika kirisli evlerin oldugu sahane bir meydan.
A-Adalet Cesmesi: Elinde terazi tutan kadin heykeli olan cok güzel bir cesme.
10-katedral Meydani:9.yy'da yapilmis,95 metrelik kuleleri ile cok görkemli  gotik bir katedral.Kulelerine cikabiliyorsunuz.

Yine ask kilitleri ile korkuluklari dolmus köprüden gectikten sonra
11-Saksonya Evleri: Amerikali askerlerin zamaninda cok hareketli olan bu bölge simdi sakin.Ara sokaklari gezerseniz cok güzel evler göreceksiniz.
Frankfurt---Wiesbaden(40km)

WIESBADEN(Hessen Eyaletinin Baskenti)
Aslinda bu sehir gezi listemde yoktu.Yasli turistlerin ellerinde sehir haritasini görunce dikkatimi cekti.
Cevresi yemyesil uzum baglari ile cevrilmis bu sehri cok sevdim.Zaten  farkli bir sehir oldugunu hemen his ediyorsunuz.Baden Baden gibi zengi bir sehir.
Sehir,Kaplicalari,kumarhanesi ve saraplari ile unlu.
Sehri cok rahatlikla yarim gunde gezeiliyorsunuz ama daha fazla zaman ayrilmasi gereken sehirlerden.hatta kalmadigim icin daha sonra cok pisman oldum.
Trenden indikten sonra 
1-Mark Platz: Burada yine yarim gunluk pazar kurulmustu.Bu meydanda ki turist  infodan Türkçe sehir haritanizi aliniz.
A-Markplatz Kilisesi: Sihri kuleleri ve kirmiziya yakın rengi  ile cok guzel gorunuyor.Ici de guzel.
Bu meydanin hemen arkasinda
2-Schlossplatz(Saray Meydani):eski sehrin merkezi.meydanda ki 1753 tarihli cesmeyi onarimda oldugundan göremedim.
A-Rahhaus: Cok guzel bina.Arka kismi mark meydanina bakiyor.Icini de geziniz.Karsisinda
B-Hessen eyaleti Parlemento binasi(kent sarayi):1840'da Nassau Dükü Wilheim icin yapilmis bu sade  saray,1946'dan beri i parlemento olarak gorev yapiyor.Icini gezemiyorsunuz.
3-Kurhaus:Almanya Imparatoru 2.Wilheim'in istegi üzerine 1904-1907 yillari arasinda neoklasik mimaride yapilmis.icinde kumarhane var.
Hemen yaninda
4-Tiyatro Binasi:Yine Alman Imparatoru ".Wilheim 'in istegi üzerine 1894 rokoka tarzinda yapilmistir.Önünde ki sütun yolu ise 1839  da U seklinde  yapilmistir. 
5-Kochrunnen(Kaynar su cesmesi):15 ayri kaynak suyunun birlestigi 66 derecelik sicakliktaki bu su sodyum kllorür bakimindan zengin.Yan yana iki tane cesme  var.Cok kotu kokuyordu.Icemedim.

6-Kaiser-Friedrich-Therme(Roma Hamami): ir saatlik giris 5 Euro.
1913 yilinda yapilmis tarihi kaplica.Icinde sicakliklari degisen havuzlar,saunalar,buhar odalari,kürler v.b var.Rahatlamak icin gidiliyor.

ANI: Yasamida tek basima bu kadar hic gülmemistim.
Fillandiya da ki  saunalara giysisiz girmek zorunda oldugunu ögrenmistim.burada da durum ayni olunca denemek istedim.Girdikten sonra  havuzda ciplak adamlarla karsilasinca sok oldum.Kadinlar havuzunu sordugumda adam"Karisik" demezmi.Inanilir gibi degil.Kadin erkek cipildak havuzda  ,saunada,buhar odasinda keyf yapiyorlar.Hele saunada dibdibe uzanmislar.Hersey fora.Cok rahatlar.Yasasin özgürlük.
Turkiye'den gelmis biri olarak beni düsünün.kendi kendime o kadar güldüm ki kesin etrafimdakiler farkli düsünmüstür. Japon delikanlilari  utanarak geldiler.Havlularini attiklari gibi havuza daldilar.Birbir cesit.Gülmemek elde degil.Bizde olsa kesin öldüresiye döverler.

7-Thermalbad Aukammtal:Yüzebileceginiz havuz var.Giris 10 €.Buraya gitmedik.
8-Neroberg Tepesi:Sehir merkezinden elediye otousu ile  cikip,daha sonra tepeye su ile calisan tarihi  "Nerobrbahn" treni(Füniküler)ile3.5 euro'cikailiyorsunuz.Yuruyeilirsiniz.Oradan cok az yuruyerek Rus kilisesine variyorsunuz.
Yine sehir merkezinde ki kucuk gezi treni ile de Rus kilisesinin asagisina kadar gidiliyor.
Ama tepeden kesinlikle yuruyerek inerek sahane evleri gorunuz.
A-Rus Kilisesi ve Mezarligi:1847-1855 yillari arasinda  Rus ve Bizans mimari tarzinda yapilmistir.Bes sogan kubbesi altindan yapilmis.
Alman Dükü Adolf,asik oldugu esi düses Elisabeth Michailovna  cocugunu dogururken ölmüsdür.Cok üzülen dük, esi ve cocugu icin anit mezar oalark yaptirmistir.Arka tarfinda da rus mezarligi var.
B-Onelbad:tepedeki bu yüzma havuzuna giris 8.20€.Burada calisan usakli sevimli Türk kizi,gidersem beni ücretsiz sokabilecegini söyledi.Ayrica evinde misafir edebilecegini de söyledi.Yurdum insani.

BONN(Kuzey Ren -Vestfalya Eyaleti)
Ren nehrinin iki kiyisinda kurulmus 2000 yillik sehir.1949-1991 yillari arasında Almanya'nin askenti olmus.
Trenden indikten sonra katedrale varmadan ara sokakta turist info var.Harita 50 sent.10'da aciliyor.
ana cok sevimli gelmedi u sehir.Diger sehirlerden farkli olarak azi gezilecek yerler sehrin hemen disinda.


1-Katedral:11.-13.yy arasinda yapilmis.Onarimdaydi.

Arka tarafinda
2-Kurfursiliches Scholls: Bu sarayda,Kutsal Germen Imparatorlugunun prensleri yasamis.1818'den sonra da Universite olarak kullanilmis.
3-MarktplatzBeethovenA-Eski Town Hall
4-Beethoven House:
Girls 6€. Giriste Türkce aciklamali brosur aliniz.
 Beethoven'n ailesinin birkac yil yasadigi  ,eskiden müstakil olan iki binadan olusuyor.Beethoven 1770'de Dogmus.Ev farkli amaclar icin kullanildiktan sonra Beethoven sevenler dernegi tarafindan müze olarak düzenlenmis.
Beethoven'n Boon ve Viyanada yasadigi döneme ait orjinal belgeler,esyalar,objeler sergileniyor.

5-Alter Friedhof Eski Mezarligi
6-Poppelsdorfer Schloss: Tren istasyonunun arkasina dusuyor.Yuruyerek veya otobus  ile gideilirsiniz.
1740 yapimli u guzel kosk  de Universitenin ofis inasi olarak kullaniliyor.Icinde
A-Minarel Muzesi: Giris 2.5 Euro.
B-otanik Bahcesi: Giris 5 Euro.Ben girerken nedense kasa kapaliydi.Koskun bu havuzlu bahcesi  gercekten cok guzel.
Hemen ahce cikisindan cikip yolun karsi tarafina geciniz.
7-Kreuzbergkirche: 603 nolu otousle 4 durak gittikten sonra Kreuzberg duraginda inip yukariya dogru yesil ahcelerin arasindan  10 dakika yurudugunuzde kiliseye variyorsunuz.
1627-1628 yillari arasinda yapilmis cok  zarif  kilise.Kilisenin hemen girisinde
A-Heillige Stiege: Isa'nin carmiha gerilmeden onceki yurudugu en son merdivenler.Demir parmakliklar arkasindan goreiliyorsunuz.ana hic oyle eski gelmedi.Calisanlara tekrar sordum."Bu merdivenler" dediler.Neyse inanana.
uradan tekrar sehir merkezine geliniz.

8-Museum smeile: 16 veya 63 nolu tramvay ile gidiliyor.7 dakika suruyor.olgede dort tane muze var.
trendenciktiktan sonra hemen solda
A-Tarih Muzesi: Giris ucretsizmis.Ben de kacabildim sanmistim.Cok keyifli muze.Almanyanin1945'den sonra  tarihini,gelisimini  resim ve materyallerle anlatilmaya calisilmis. sikilmadan gezeiliyorsunuz.
B-Koenig Muzesi:u muze aslinda ir durak sonra ama yuruyeilirsinizde.Hayvanlarla ilgili.
Trenden ciktiktan sonra hemen sagda
C-Kunstmuseum:Bu modern Art muzesine giris 7 Euro.
hemen karsisinda
D-Bun Des Kunsthalle:urada dort ayri sergi salonu ve inanin tepesinde de  bahce var.Bu Almanlardan korkmamak mumkun degil.Adamlar ise yaramayan yer birakmamislar.Binanin tepesindeyaptiklari bahceden para kiriyorlar.
Tum sergiler toptan ilet 17 Euro.ahceye de girmek isterseniz 17+1=18 euro.
a-Pina Bausch: Giris 10Euro.
b-The Bauhaus: Giris 10Euro.
c-Parkomania:Exhibition ve Bahce:Birlikte ucreti 15 Euro.Sadece bahceye giris ucreti ise 8 Euro.Sadec sergiye giris ise 12 Euro.
d-Juergen Teller: Giris 8 Euro.
Ilgili olanlar icin guzel.en sadece bahceye girdim.Tepede havuz bile yapmislardi.Aslinda para verip girmeye degmez.
Burana metro ile ayni yönde bes dakika kadar gittiginizde
9-Goldesburg Kalis: Gittim tam kale tirmanacak iken yammer ciselemeye basladi.Zaten asagidan da cok farkli görünmuüyordu.Icinde sadece restoran varmis.Burada  boya sandigi ile hemen tanidigim pala biyikli yurdum insani ile sohbet edip geri döndüm.
10-Doppel Kilisesi: Nehring karsi tarafinda.
10-KOENIGWINTER: Ben, Ren nehrinin hemen yaninda ki bu yerlesimin "Oberdollendorf"  köyünde kaldigim icin gittim.  Tren veya metro ile  gidebilirsiniz.
Oberdollendorf;
Harika eski kirisli evler  ve nehir kenarinda yürüyüs yollari ve parklar var.Cok sicak polanyali ev sahiplerimle nehir kenarinda uzun yürütyüsler yaparak Koenigwinter'e kadar gittik.Bölgenin en seski otelide burada.Zaten nehir kenarinda harika oteller ve binalar  göreceksiniz.

Bonn---Koln(Tren,20 dakika,tramvay 45 dakika)

KÖLN(COLOGNE)(kuzey ren -Vestfalya  Eyaleti)
Ülkenin en büyük 4.sehri.
Rhein irmaginin her iki yanina kurulmus sehir.
Trenden iner inmez katedral ile karsilasiyorsunuz.Tüm gezilecek yerler,sehir merkezi de sayilan  katedral  cevresinden nehire kadar olan bölgede.
Katedralin hemen asagi tarafinda ki turist infodan Türkce sehir haritanizi  alabilirsiniz.
Cok müze var.Ben sadece üc tanesini sectim ve ziyaret ettim.Ayni gün iki taneden fazla müze ziyareti cekilmiyor.
Zaten coktan müze ve gemi ile tur yapma kotami doldurdum.

Not: Köln'de kalmayacagim icin cantami birakmak icin yer bulamadim.Iki gün önce Fransa'da canta icinde bomba patlatildigindan  insanlar korkuyorlardi.Diger müzeler giris biletinin gösterilmesini isteyince ben de Mak müzesinin dolaplarina koydum.Sehri gezdikten sonra da aldim.
1- Köln Kathedrali: Bu devasa gotik katedral Unesco'nun kültür mirasinda.157 metrelik ikiz kuleleri var.
katedralin icine girmek ücretsiz.
Yine ic kisimda  belli saatlerde ücretsiz gezdirilen özel bir bölüm var.Nedense benim gittigimde en son grubu cikarmaya calisiyorlardi.Cikis kapisinda  ki görevli baska yere bakarken baktim bir vatandas iceri daldi.Arkasindan da ben.Sonra icerde bu beye Türk olabilecegini düsünerek nereli oldugunu sordugumda "Yunanliyim"dedi.Ayni kültür.
Not: Hazine ve kuleye birlikte bilet alirsaniz 6€.
A-Schstzkammer-Cathedral Treasury(Hazine Müzesi):
Katedralin disindan giriliyor.Giris 4 €.
Müzeye girilen katta ki altin sanduka sahaser.Asansör ile indiginiz -1 ve-2. katlarda da altin ve gümüsten harika dini objeler sergileniyor.kesin giriniz.
ANI:Yehova sehitleri: Almanya'da daha önce bunlarin adini cok duymustum.Burada gezerken bircok dilde aciklamalar görünce"Burada bu kadar Türk yasiyor.Neden Türkce aciklama yok?" deyince orada ki görevlilerden bir kiz"Ben Türküm.Biy Yehova  sahitleriyiz.Yeni bir din" dedi.Insanlar gercekten kafayi yiyorlar.Ne uyduracaklarini bilemiyorlar.Söylendikten sonra ayrildim.
B- katedral Kulesi: Giris 4€.Asansör yok.15 dakikada cikiliyor. sehrin manzarasini tel örgünün disindan görebildiginiz icin cok da cikmaya degmez.

Katedralin hemen arka tarafında
2- Römisch germanisches Museum:Parates haric 10-17 arasi acik.Giris 9€.
Ilk katinda Roma dönemine ait harika cam objeler sergileniyor.
Diger iki katta  da Roma yasamina ait objeler  ve mozaikler var.Doyurucu bir müze.
Not: Katedrale yakin Ludvig ve mak-Art Müzeleri de var.
katedralin arkasindan  nehir kiyisina Nehirden gemi turu alabilirsiniz.
Bu  bölgeler cok hareketli.her tarafta cafe ve restorantlar var.
Nehir üzerinde ki köprülerden en ünlüsü "Hohenzollem"köprüsü.
3-Rathaus: Cok güzel bir bina.Tam ben gittigimde kapandigindan icini gezemedim.
4-Heummarkt:Güzel meydan.
5-Cikolata Müzesi:nehir üzerinde ki kücük adacigin üstünde kurulmus.Giris 9€.Bana göre cok keyifli ve güzel bir müze.Cikolatanin otomatik makinalarla hangi asamalardan gecerek paketlenmesine kadar gorebiliyorsunuz.
Hele eski cikolata kutularina  ve eski cikolata satilan dükkanlara bayildim.
hatta 45 dakika beklerseniz adiniza istediginiz malzemeler katilarak cikolata siparisi de verebiliyorsunuz.
Hele cikistaki shop da ki cikolatalar nefis.Cok tazeler ama fiyatlari fazla.Iki paket alabildim.
6-Merkez camii: U5 metrosu ile "Frizin Platz"a gidip oradan yürümeniz gerekiyor.tren istasyonundan ,nehre arkanizi vererek yürüyebilirsinizde. Ben yari yoldan geri döndüm.
7-Sinagog: sehir merkezinden yürüyebilirsiniz.

Köln---Düsseldorf(50km,tren yarim saat)

DÜSSELDORF

Turist info,tren istasyonundan ciktiginizda saginizda.Kücük harita veriyorlar.Yetiyor.Büyük harita 1€.Yürüyerek
1-Köning Statrasse(Krallar Yolu): Hareketli ana cadde.üzerinde ki "Tritonon" cesmesi kaldirilmisti.
Caddenin bitiminde
2-Hofgarten: Icinde  yapay göller olan büyük park.
3-Allstadt: König caddesi ile nehir arasinda kaliyor.Cuma aksami oldugundan herkes kendini barlara attigindan  sokaklar cok hareketliydi.Istanbul da ki sokak barlari tamamen doluydu.Ben insan kalabaligini sevenlerdenim.Her taraf civil civildi.Keyfim yerine geldi.
A-Andreas Kilisesi: Özellikle beyaza boyanmis ici cok güzeldi.
B-Martplatz:
a-Rathaus:1570 yapimli güzel bina.
meydanin ortasinda
b-Prens Jan Wellam'in atli heykeli var.
Buradan nehir kiyisina ininiz.
4-Caristad Bölgesi:eski sehrin devami olan bu bölge de cok canliydi.Nehrin yaninda cafeler,restoranlar ve barlar siralanmisti.Icmeyenlerde nehir kenarinda yürüyüs yapiyorlardi.
Burada  nehirde cok yogun bot turlari var.
Yalniz bu bölgeninde ic kisimlarina giriniz.Yapay göll ve cevreleri de güzel.Ara sokaklari geziniz.
a-Film müzesi: Ilgili olanlar gidebilir.
Rheinknie köprüsünü gectiginizde
5-Medien-Hafen:Bu liman bölgesinde cok farkli modern apartmanlar,siradisi gökdelenler var.
nehir üzerindeki adaciklar, ana karaya  köprülerle baglanmis.Buranin nehir kenarinda ki parki da dinlenmek icin cok güzel.
A-Rheine Kulesi: 172 metre uzunlugunda ki bu kulenin tepesine cikabiliyorsunuz.hemen yaninda
B-parlemento Binasi



6-Benrath sarayi:
metroile 40 dakika da gidebiliyorsunuz.
18.yy'da Carl Theodar icin av köskü olarak yapilmis.Ucuk pembe renkli bu saray kompleksi cok sevimli.Önunde göl,arkasinda ücretsiz gezebileceginiz cok güzel bahcesi var.
A-Naturkundemuseum: Doga bilimler müzesi
B-Gartenkunts Museum:Bahcecilik tarihi
Saray ve müzeler , pazartesi haric 10.30-17.30 arasi  acik.
Saray, sik olmayan tur ile gezildiginden  ve benzerlerini cok gördügümden girmedim.
Saray turlari:
Sali ve cama;11-12:30-14
Carsamba ve Persembe: 14-16
Cumartesi ve Pazar:14-15-16
Sahara Girls ücreti 10€.Müzelere Girls ücreti6 sar  euro.
Ücüne birlikte toptan bilet ücreti ise 14 €.

7-Kaisers-werth: saray kalintilari var.
Düsseldorf---Essen(40km,her yarim satte bir treu var.Ben bilmeden yavas tren ile gittigimden 45 dakika sürdü.)

ESSEN(Ruhr eyaleti)
Bu madenleri ile ünlü  agir sanayi eyaletinde  53 sehir de cok farkli milletler yasiyor.farkli diller, farkli yemekler ve kültürler.
Ikinci dünya savasinda tesislerin tamami bombalanmis ama 1949'da kendini toparlamis.
Madende calismak üzere en basta polonya'dan olmak üzere cok erkenden göc almaya basladi.1960'lardan sonra da isi bilen Zonguldaklilar bölgeye gelmis.Cok farkli milletlerin bir arada yasadigi bölge 2010'da  istanbul, sehri ile birlikte Macaristan-pecs "Aprupa Kültür baskenti "secilmesiyle kültür  ve sanat calismalari da baslatildi.
Tren istasyonundan ciktiginizda yolun  tam karsisinda turist info kapaliydi.Tam karsida ki yaya yolundan da yürüdügünüzde hemen eski sehre ulasiyorsunuz.
Cantami da özellikle Türkiye'den geldigimi ögrendikerine Türkler dahil kimse almak istemediler.
Bu eski maden sehrine  aslinda cok dinlenmis olarak gittim ama  nedense dogru dürüst gezmek icimden gelmedi.

Hafta sonu oldugundan tüm sokaklarda kurulan masalarda onsanlar yiyip iciyorlardi.Keyifliydiler.
1-HoherDomkirche: Bu farkli mimaride ki kilise
2-Eski opera binasi: Gitmeye erindim.
Sehr disi aracla gezilecek yerler:
3-Zeche Zollverein Cool Industrial Complex:Eiski maden ve müzesi:Sehirden 8 km uzaklikta.
4-Baldeney see ve Villa Hegel:Ben buraya Mardinli ev sahibim ile gittim. Bu dogunun misafirverver ve donanimli mühendis genci, caliskanligi ile Almanya'da kendine iyi yer edinmis. Ulkemden  böyle egitimli gencle karsilastigimdan cok mutlu oldum ,Keyfim cok yerine geldi.  .Sürekli "Evi, evin gibi kullanabilirsin"dedi.Ülkemin insani baska.Bir de iyi yönetilsek , bize kimse el degil dil bile uzatamaz.
Sirketinin kendisine verdigi üstü acik arabasiyla gittigimiz bu yapay gölü cok begendim.Cevresinde yürüyüs yolu  var.Susporlari yapilan  bu gölde izlemek icin tribün de var.
Gölün üst tarafinda  agaclarin arasinda göremediginiz Villa hegel'e  ücretle girebiliyorsunuz.
Dünyaya döner merdivenlerin satisini yapan metal zengini Alfred Krupp'un evi.Ücret karsiligi geziliyor.
Baska müzelerde var ama isteyenler bulabilir.
5-Bergbaum Müzesi: Benim kaldigim Bochum'a 9 km uzaklikta ki bu maden müzesi.Giris 6.5 €.
1930 yilindan beri calisan bu kömür madeninin bir kismi calisiyor.Artik gaz kullanildigindan büyük kismi kapatildigindan müze haline getirilmis.Cok begendim.Adamlar her yaptigi isi en iyi yapiyorlar.Yerin 17 metre altina devasa makinalari yerlestirmisler.Tur ile veya kendi kendinize gezebiliyorsunuz.
geri kalan tüm zamanda dinlendim.
Essen---Dortmunt(40km)---Hannover(215km,tren 50euro,bla bla car 12 euro.)
Buradaki birbirine yakin sehirler neredeyse ayni oldugundan birasi ile Dormunt'u  canim gezmek istemedi.Arabayla icinden gectik.

HANNOVER(Lower Saxony,Asagi  Saksonya'nin baskenti.)
Bir-iki günde gezilebilecek sehir.
1944'de tamamen yikilan sehir yeniden ayaklandirilmis.
Lhime nehrinin gectigi kismen diger sehirlerden farkli  kongre,fuar  ve festivallerin merkezi olan sehir.
Ben en cok eski binalarini sevdim.
Yine tren istasyonunun karsisinda ki turist infodan  kucuk haritanizi aldiktan sonra(Burada da buyuk harita 50 sent.) Bahnhof  yaya  ana caddesinden yurumeye baslayiniz.Hemen solda
1-Opera:
Biraz daha yurudukten sonra sol tarafta

2-Eski sehir: Kucuk farkli meydanlarinda ki farkli mimaride ki eski binalari ile cok guzel.
A-Katedral:Ayni görkem bu katedralde de var.
B-Eski Belediye Binasi:Tugladan cok farkli mimaride yapilmis nefis bir bina.Cevre de ayni mimaride yapilmis baska binalarda goreceksiniz.
C-Ballhoftplatz:Bu meydanda cok guzel kirisli eski evler goreceksiniz.
D-Nanas:"Niki saint Phalle" adli sanatcinin  kanal boyunca  yaptigi  renkli  kocaman heykeller var.Ayni sanatcinin eserlerini herrenhauser ve Sprengel muzesinde de goreceksiniz.

Yurudigunuzde
3-Kestner Muzesi: Pazartesi haric 10-18 arasi acik.5 €.Hemen yeni rathausun sag tarafinda.Buna girmedim.
4-Yeni Rat House:9:30-18:30 arasi icinin bir kismini ucretsiz gezebiliyorsunuz.
A-Kule: 100 metrelik kulesine cikis 3 euro.Belli  kismini asansrle cikiyorsunuz.Beser kisi aldiklarindan az kuyrukta bekliyorsunuz.Tepeden sehrin manzarasini seyrediyorsunuz.
Maschpark:Rahhausun  hemen arkasinda  kucuk Masch golunun  etrafinda ki park. Golun cevresinde insanlar piknik yapiyorlar.Ozellikle ogrenciler grup halinda uzanmislardi.Kitap okuyan,guneslenen,sevisen...Civil civil bir park.
Parkin hemen sol tarafinda

5-landes Muzesi:Tepeden cok guzel gorunen bir binasi oldugundan  icini de merak edip girdim.Giris 4€.
Parasina gore cok guzel ve kapsamli bir muze.
Birinci katta cok guzel bir akvaryum  ve doldurulmus hayvanlar vardi.
ikinci katta Asya  ve Afrika ulkelerine  ait objeler sergileniyor.
Ucuncu katta ise 17.yy ve 18.yy ressamlarinin eserleri sergileniyor.Burada foto cekmek yok.Cok fazla salon vardi.
Biraz daha yurudugunuzde
6-Sprengel Muzesi:Pazartesi haric 10-18 arasi acik.Giris 7 €.
Bernhard Sprengel adli cikolata zengini kurmus. 
Aslinda sehrin en unlu muzesi ama modern sanattan anlamadigim icin daha bu tip muzelere girmeme karari aldim.Garip resimler,heykeller,objeler,video gosterileri,filimler...
Ayri bir bir bolumde sadece iki kisiyi karanlik odaya sokuyorlar. Kisisine gore oda tamamen karardiktan sonra farkli sekiller,akan isiklar goruyorlarmis.Ben hic bie sey gormedim.Busuna o kadar kuyruk tda bekledim.
Bu arada orada gorevlinin ellerini kullanma seklinde Turk oldugunu anladim.kendisine bunu soyledigimde cok sasirdi ve  gayri ihtiyari hemen ellerini arkasina sakladi.Ikimiz de bu duruma gulduk.Burada dogdugundan Turkiye'de tatillerde bile kalmaktan zorlaniyormus.Kuralsizligimizdan bahis etti.Hakli.
Bize de Almanlarin kurallari cok fazla geliyor.
Yine bu muzede ayni biletle ayri odada "Niki"adli sanatcinin ayna karisimli,renkli cok guzel heykellerini gorebiliyorsunuz.

7-Maschsee:Sehrin merkezinde kocaman göl. Uzerinde yelken,kurek cekme gibi su sporlari yapanlari goreceksiniz.Gol kenarinda yuruyus yolu var.Gol uizerinde gemi tur alabilirsiniz.Iki kisilik kayiklarla gezebilirsiniz.

Arac ile gidilecek yerler:
8-Herrenhausen :S4 veya S5 ile "Herrenhausen Garten" duraginda ininiz.

1692-1714 yillari arasinda Düses Sophie Von Der Pfalz tarafindan yaptirilmis  kraliyet bahcesi.
1-Groser garten:Bu heykel ve ciceklerle süslü bahcede Avrupa`nin 82 metreye su püskürten en yüksek fiskiyesi var.
Güzel ama ben böyle naturel olmayan bahceleri cok begenemiyorum.Bu bahce,  festivaller,kültürel faaliyetler icin de kullaniliyor.
hemen karsisinda yolu gectiginizde
2-Berggarten Botanik Bahcesi:Gercekten cok kapsamli ve güzel.
Bu bahcenin icinde  ayri ucretle girilen "Sealife" var.
Georgengarten: Groser gartenin bitisiginde.Giris ucretsiz.Icinden nehir geciyor.Dinlenmek icin cok iyi bir park.

9-Marienburg Castle:30 km sehirden uzak.Sadece bir saat ara ile ana tren istasyonundan kalkan "Gottingen"treni ile 15- 20 dakika da  tek yon 6.40€'ya gidebiliyorsunuz."Nordstemmen " duraginda inip anayola cikip 4 km yurumeniz gerekiyor ama cok arac gectiginden otostop yapiniz.
Turist infoda ki gorevli Turk kizi bana cok yanlis bilgiler verdi.S4 ile aktarmali ve bir saatte ancak gidebiliyorsunuz.Degmez.
Bu tas saray,karsidan yesillikler icinde, kuleleri ile  masal sarayi gibi gorunuyor.
Saray hergun 10.30-17 arasi gunune gore  saatleri degisen  bir saatlik tur  ile gezebiliyorsunuz.Giris 8€.Icerde foto cekmek yok.
 1858-1867 arasi Hannover'in son kral ailesinden KralV.Georg tarafindan esi Marie'ye hediye olarak  Neo-Gotik tarzda yaptirilmis.Masalimsi bu sarayi kesinlikle geziniz.
Once sarayi gezdiriyorlar.Sarayin ici de cok guzel.ozellikle ahsap tavanlara hayran kaldim.Daha sonra sarayin altinda ki mutfak bolumu ile diger binada olan royal sapelini gezdiriyorlar.

Not: Zamaniniz varsa buraya kadar gitmisken "Gottingen" i de ziyaret edebilirsiniz.eski evleri ile cok guzel yerlesimmis.Ben benzerlerini cok gordugumden gitmedim.

10-Eilenriede ormani: Tramvay ile hayvanat bahcesi duraginda in iniz.Hemen ustu zaten.
Ben buraya yine hayvanat bahcesine girerim diye gitmedim.
Hannover---Bremen(125km,hizli tren bir Saat,27euro,yavas tren bir Saat yirmi dakika,23 euro)


BREMEN(Bremen eyaletinin baskenti.)

icinden waser irmagi ile Stadgraben kanali geciyor.eski sehir bu iki suyun arasinda kurulmus.


240.000 nüfuslubu sehrin 22.000'i Türk Kürt karisimi.
Yarim veya bir günde cok rahat gezilebilecek sehir.
Guzel bir sehir olacagini biliyordum ama beklentilerimin ustunde cikti.
Isterseniz once Tren istasyonundan arka kapisindan cikarak ,sergi ve kongre merkezi dev binayi gectikten sonra  5-10 dakika yürüyünce;
1-Burger park:Cok buyuk bir park.Daha cok biiskletlilerin tercih ettigi park.Giriste cok buyukbir golun kenarinda guzel bir otel de var,
Bu parktan iki km daha yurudugunuzde ciplaklar kampinin da oldugu gole ulasirsiniz.
Tekrar tren istasyonuna gelip sehir merkezine 10 dakikada yuruyerek ulasabiliyorsunuz.

2-Windmill: Hemen kanalin kenarinda  ki bu ruzgar degirmeni simdi restorant.Sehirde 7 tane degirmen var.En buyugu  ve ünlüsü bu.

3-Eski Sehir:
Merkezi Mark platz: Tarihi binalarla ve dik catili eski evleri ile cevrilmis nefis bir meydan.
A-Ronald Heykeli:Ozgurlugunun simgesi olarak 1404'den beri meydanda duran 5.55 metre uzunlugunda ki bu heykel Unesco'nun dunya Kultur mirasinda.
Ronald Efendi yan tarafinda ki ticaret odasindan paralari alip,yuzunu dondugu katedrale aktarmis.

B-Town Hall(Rathaus):1405-1410  yillari arasinda yapilmis.Sütunsuz ayakta duran en büyük salona sahip.Bu salando ramazanda bir gün müslümanlara iftar yemegi veriliyormus. Gordugum en guzel rathauslardan biri.Onarimda oldugundan butun olarak tam goremedim.Ronald heykeli ile birlikte bu bina da UNESCO'nun dunya Kultur mirasinda.
Belediye binasinin hemen yanda ki giris kapisinin yanin dan girilen

a-Ratskeller: Zamaninda sarap mahzeni olan bu yer simdi cok unlu restorant olarak hizmet veriyor.Burasi da Unesco'nun Dunya Mirasinda.
Icerde devasa tarihi icki ficilarinin yaninda insanlar yemeklerini yiyorlardi.ozellikle ahsap kabinleri cok guzel.
Hemen belediye Binasinin girisinde

b-Bremen Town Musicians(Bremen Mizikacilari): Hikayesini hepimizin bildigi bronz heykel 1951'de yapilmis.
Biraz daha arkada
c-Kadinlar Kilisesi var.


C-Schutting(Guldhall)-Ticaret Odasi:1537-38 yillarinda yapilmis pamuk ticaretinin borsasi olan harika bina.


D-Parliament Binasi:1966 yapimli ,meydana fazla yakismayan modern bina.

E-Kosede ki "Becks Bira evi" ve devamindaki dik catili evler: Bu evlerin altinda ki eski ezzanenin icini de gorunuz.

F-St.peter's katedrali(St.petri Dom):13.yy.'da Gotik tarzda yapilmis.
Icinde muze var ama  giremedim.Arka tarafinda bahceden 2 euro'ya girilen mumya bolumu de var.Misirlilar Kadar basarili olmuslar.
Katedralin yan tarafinda atli heykelin arka tarafina dusen

G-Tukuruk tasi:Kurbanlarini siyanur ile olduren kadin idam edildikten sonra halk tukurdugu icin bu adi almis.Guya daha sonra kadinin sucsuz oldugu kanitlanmis.Almanya'da son idam bu kadin olmus.
Burada Saat ikiye Kadar pazar kuruluyor.

4- Lengen Caddesi: Turist infonunda oldugu bu caddede mimarisi cok farkli olan binalar var.
Meydandan hemen ticaret odasinin yanindan asagiya Dogru


5-Böttcherstrasse:Tugladan yapilmis harika eski evleri ile bu dar sokak cok görülmeye deger.Cok sik alisveris dökkanlari var.
a-Glockenspiel(Zilevi): Bu binanin tepesinde üyükten kücüge dogru siralanmis 30 zil grubu var.Saat 12,15 ve 18'de buzillerin olusturdugu melodiyi dinleyebiliyorsunuz.
Bu binanin karsinde ki ünlüleri resimlerinin duvarlarini süsledigi tarihi restoranti kacirmayiniz.
Yine bu sokakta Seker yapip satan dükkandan taze Seker satin aliniz.
Sokagin sonundan  karsiya gectiginizde Waser irmagina variyorsunuz.


6-St.Martin's Quay:Buradan gemi ile tur alabiliyorsunuz.
Tur saatleri: 10:15;11:45; 13:30; 15:15; 16:45
Tur 75 dakika sürüyor.Bilet ücreti 10;50 euro.nehrin iki kiyisinda ki önemli binalari,fabrikalari,rüzgar güllerini görüyorsunuz.fena degil.Ben yorgun oldugumdan dinlendim.


buradan
7-Schnoor:Bremen'in en eski kismi.15. ve 16.yy'dan kalma dik catili Kücük balikci evleri ile harika bir mekan.restoranlar,cafeler.alisveris dükkanlari ile cok renkli.
Ben sansima burada bir evde kaldim.


Yürümeye devam ettiginizde
8-Ostertor Viertel:Bar ve restorantlarin oldugu bölge.gece cok isikli ve hareketli.
9-Überseestad:3 nolu tramvay ile gidebilirsiniz.Yeni ve moidern evlerin oldugu bölge.Gitmedim.
10-Stadgraben Kanal cevresi:Testere seklinde yapilmis bu kanal boyu cok dinlendirici parklar var.Bircok noktadan bu kanal cevresinde yürüyüs yapabilirsiniz.
11-Waser Irmagi Kenari: Irmagin üzerinde tasimaciligin disinda her türlü sporda  yapiliyor.
Irmakta ve  kollarinda  yüzülebiliyor.Özellikle  kollarin üzerinde  tahtadan uzanmak icin plartformlar yapmislar.  Kumlu plajlarda var.
Tatil basladigindan bizde ev sahibimle mangal yakip piknik yaptik.her taraf insanla doluydu.Herkes barbükü yapiyordu.Araplar köprüden atliyorlardi.
Bu piknikten cok zevk aldim.Ev sahibim müslüman oldugumu düsünerek tavuk sosisi alma nezaketini göstermisti.Karanlikta döndük.Zevk olsun diye 3 dakikada feri ile karsiya gectik.Hersey cok güzeldi de buralarin sinekleri cok kötü isiriyorlar.

Bremen----Hamburg(Hizli tren ,bir saat,28€,yavas tren,bir bucuk saat,23€ )

HAMBURG
 Berlinden sonra iki milyon nüfusu ile Almanya'nin en büyük sehri.

 Alster gölü ile Norderelbe irmagindan ayrilmis bircok
kanallarla birbirine baglanmis liman sehri.
Aslinda su, bir sehre cok güzellik kater ama bu sehir güzel ama yine o ruhu yakalayamadim.
Özellikle burada daha fazla sokakta yasayan,dilenen berdus tiplere rastladim.
Trenden indikten sonra  tren istasyonunun icinde ki turist infodan (Sehir icinde de infolar var.) haritanizi alip "Spitalerstrasse" caddesinden yürüdügünüzde sol tarafta
1-ESKI  SEHIR(Allstadt):
A-St Jacobi Kilisesi

B-St. Petri Kilisesi:
C-Rathaus:Bu görkemli binanin icini sadece tur ile gezebiliyorsunuz.
Ilk ingilizce tur 11:15'de basliyor.Gününe göre bir veya iki saat araile devam ediyor.
hergün Fransizca tur ise 12:15'de var.
Almanca tur ise her yarim saatte bir var.Tur bir saat sürüyor.
Giris 4€.
Ben Almanca tur ile gezdim.Disi kadar ici de cok görkemli.Hemen buradan
D-Alster Gölü ve Jungfern Stie:Göl turu alabileceginiz nokta:
Bir saatlik tur 15€.9:45 ile 17:45 arasinda her yarim saatte Üstü cam olan tur  gemisi  kalkiyor.
iki saatlik tur ise 19€.Degmez.
Göl cevresini gezdiriyorlar.Gölde her türlü su sporlari da yapiliyor.Özellikle "imam Ali Camisi"cok farkli geldi bana.Zaman bulursam gidecegim.
Buradan yürüyerek;
SPEICHERSTADT(Eski adi)=HAFENCITY(Yeni adi)

A-St.Nikolay Kulesi:
B-St-Katharina'nin Kilisesi:
C-Deichstrasse: Dik catili binalarin.cafe.restorant ve barlarin oldugu  sevimli bir sokak.
Hemen karsisinda kanal üzerinde
D-Flussschifferkirche: Kiliseye cevrilmis gemi.Pazar günleri acik oluyormus.
Köprüden kanalin diger tarafina geciniz.
Veya metro ile gidebilirsiniz.
E-SPEICHERSTADT: Unesco'nun dünya kültür mirasinda olan bu bölgede  kanallar boyunca kirmizi tugladan yapilmis güzel binalar var.Sevimli olmasalarda cok güzeller.
a-Miniatur Wunderland: Bu tugla binalardan birinin icinde.
Giris 13€.Kesinlikle deger.
Aslinda 9:30-18 arasi hergün acik.Tatil oldugundan 8-22.23'e kadar acik olmasina ragmen cok kalabalikti.
Bu müzedeüc katta   deniz,hava ve kara ulasim örneklernin minyatürleri var.Benzerlerini gördüm ama bu kadar emek harcanmis ve harika ötesini görmedim.
Ülkenin belli bölgelerine ait ulasim aglarinin  bire bir  minyatürleri yapilmis.
Trenler, daglarda ki tünellerden geciyorlar-Ucaklar inip kalkiyor. Hele stadyum minyatürlerine hayran kaldim.Bunlerce farkli seyirci farkli hareketleriyle yapilmis.
Yine Amerika ve Iskandinavya ülkelerinin ulasimlarinin da minyatürleri yapilmis.
Hepsine dogru dürüst bakayim derseniz en az bir gün gerekli.Zaman zaman isiklar kapanip,minyatürlerin gecesi ni de görebiliyorsunuz.
Buradan  yürüyerek
b-Spicy's gewürzmuseum: Bu baharat müzesine girmedim.
c-Elbphilharmonie(Flormani nOrkestrasi Binasi):Irmak kenarinda camdan yeni yapilmis cok ilginc bina.
Buradan tekrar köprüden karsiya  gecerek yürümeye devam ediniz-
F-St. Michael's Kilisesi:Sehrin en ünlü kilisesi.500 metre daha yürüdügünüzde
G-Spielbudenplatz:Disarda ki masalarda insanlarin birseyler yedigi  cok hareketli bölge.Burada cok Türk de var.Buradan hemen asagi indiginizde
H-Landungs Brücken(Liman): Eski binalar cok sik  hale getirilmis.Irmak kenari insanlar yürüyor.Cafe ve restorantlar var.Keyifli bir yer.
Hamburg---Lübeck(70km,tren45 dakika,tek yön14,10€.

LÜBECK

Ben ilk gün sehre tren ile bes dakika uzaklikta ki sevimli "Bad Schwartau" yerlesiminde 180 yillik evde kaldim.Güzelligini anlatamam,
1-Ostsee ve Plajlari:Ev sahiplerimizle birlikte 25km uzaklikta ki Ostsee'nin kenarinda ki "Scharbeutz"a gittik.
Almanya'da tatil temmuzun sonunda basladigindan sanki tüm Almanlar buraya tatile gelmislerdi.Özellikle deniz olmayan orta Almanya'dan cok gelen oldugundan cok kalabalikti.
Deniz dalgaliydi.Ama burada gördugüm iki kisilik kabinleri cok begendim.Hasirdan yapilmis bu kabinleri kiraliyabiliyorsunuz.Denize giderken esyalarinizi asagidaki dolaplar kitliyebiliyorsunuz.Gunesin durumuna göre yerini degistirebiliyorsunuz.isterseniz gece uyuyabiliyorsunuz.
Buraya cok yakin
2-Hansa Park:Cok büyük su parki.Ev sahibimin karti olmasina ragmen buraya gitmedim.Günlük giris 38€,yarim günlük giris ise 18€.
3-Travemünde: Lübec'e 18 km uzaklikta.Tren ve otobüs var.Okyanusun kiyisinda turistik kasaba.Bana cok sevimli gelmedi.Deniz yosunlu ve sig.Sahilde gemi turlari,alisveris dükkanciklari,cafeler,barlar,restoranlar var.
Burada yine gruplar halinda coluk cocuk Sureyeliler ve diger göcmenler rehber esliginde gezmeye getirilmislerdi.
Ben siradan bir turist olarah her yerde ama her yerde bircok özellikle genc Suriyelilerle karsilastim.Kendileri hakkinda düsüncelerimi acikca söyledim.Kabul ediyorlar.Hepsi cok memnun.Türkiye'yi begenmiyorlar.Haklilar.Biz bu kadar  rahat ortami kendilerine sagliyamazdik.
Kisaca si düsündügümüzden cok daha fazla Suriyeli Almanya'ya girmis veya bunlar sürekli geziyorlar.

LÜBECK ici
Yarim veya bir gün cok rahat yeter.
Eski sehir: Cevresi nehirlerle cevrelenmis  Unesco'nun Dünya Mirasi Listesinde  olan bu tarihi sehir cok görülmeye deger.Ben Bremen'den Izlanda'ya ucacagim halde görmek icin buralara geldim.Pisman olmadim.
Sehirde  tepesi yesil yüksek kuleli protestan kiliseleri cok güzel.Kirmizi tugladan yapilmis kibrit gibi sirali tarihi evleri nefis. Genelde bu evlerin ön yüzü  kat kat yükselen tarzda yapilmis.

Sehir ünlü badem ezmesi ile ünlü.
Tren istasyonundan indikten sonra karsiya gecip yürüdükten sonra "Holstentor"a yakin turist infodan haritanizi 1€'ya aliniz.Ben buraya giderken ayni haritayi  yol üstüne konulan panodan ücretsiz aldim.
1-Holstendor Müzesi:1477 yapimli bu sivri kuleli harika nsehir kapisi binasinin  icinde eski yasam ve iskence aletleri sergileniyor.
Hergün 10-18 arasi acik.Giris 7€.
Bu sehir kapisinin yakininda kanal üzerinde eski binalari kacirmayiniz. Yine sokak aralarina girerek  tarihi binalari  görünüz.
2- St Petri Kilisesi: Bembeyaz sade protestan bir kilise.Kulesine cikis11-17 arasi  3€.Asansörle cikiliyor.Cevre manzarasi görülmeye deger.Hele evlerin dizilisi cok ilginc.
3-Markt Platz:Ortasinda pazar kurulan cok güzel bir meydan.
A-Rathouse:Harika bir bina.11,12 v3 15 de 45 dakikalik tur 4€.Icide cok güzel.Kacirmayiniz.
B-St.Marien Kilisesi: Digerlerine benziyor.
4-Breite Caddesi: Sehrin en ünlü caddesi.Türk dönercisi de bulabilirsiniz.Cadde üzerinde nefis evler var.
Tam rathous'un karsisinda cok büyük badem ezmesi ve tatlilar satan dükkan var.Badem ezmesinden hayal gücünü zorlayan objeler ve hayvanlar yapilmis.
5-St.Jakobi Kilisesi
6-Katharinenkirche
7-Helligen-Geist Hospital: Bu eski harika hastahane binasinin icine pazartesi oldugundan giremedim.Siz kesin ziyaret ediniz.
8-Burgtor: Cok görkemli sehir kapisi.
Buradan tekrar "Holstentor" kapisina geliniz.Buradan
9-Dom Katedral: 1173 yapimli,daha sonra eklemeler yapilan gösterisli bina.Buradan asagiya dogru yürüyüp köprüden gecerek  kanal kiyisi parka geciniz.

10-Park:Parkin her iki tarafi Hitler zamaninda kanallarla cevrelenmis.Park icinden yürüyerek yine ayni noktaya  geliniz.
Not: Sehirde baska müzelerde var.Örnegin "Tiyatro figürleri" tiyatrosu ilginc olabilir.Giris 7€.
Artik bir hafta dinlendikten sonra Izlanda'ya ucuyorum.Izlanda'da görüsmek üzere...